resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 13504
    beşiktaş’a deplasmanda koyduktan iki gün sonra kendisini antremanda kovanların güldüğünü hazmedenler, hazım dersi vermeye çalışıyor.

    kendisini o gün gönderenler de 1 sene sonra tası tarağı toplayıp apar topar gitti.

    ayrıca gittiğinden beri galatasaray futbol takımını adam akıllı çalıştıracak bir tane bile hoca gelmedi. fatih terim’den başka hoca mı yok diyenler son 4 yılı bir düşünsün.
  • 13505
    diyelim ki bir kadını çok sevdiniz, onunlayken kendinizi dünyanın en mutlu, en başarılı, en güçlü adamı hissettiniz ve biliyorsunuz ki o da sizi sizin onu sevdiğinizden bile çok seviyor. araya sizden kaynaklı olmayan adına 'hayat' dediğimiz bazı engeller ortaya çıkıyor zaman zaman bu yüzden ayrı kalıyorsunuz ama yine bir şekilde birleşmeyi başarıyorsunuz.

    tüm engelleri aşıp yine beraber olduğunuz, artık 'bizi ölüm bile ayıramaz' dediğiniz bir dönemde bir bakıyorsunuz ki o saçının teline bile kıyamadığınız, o sakın ona bir şey olmasın diye koruyup kolladığınız, yüreğine titrediğiniz kadın sizi baş düşmanınızla aldatıyor.

    ona yaptığı her şeye rağmen sevginiz azalmaz belki artık ama siz o kadınla unutulmaz hatasına rağmen her şeyi bir kenarı bırakıp birlikte olabilir misiniz? bazı şeyler asla affedilemez.

    (bkz: konuşacak çok şeyim var dedikten sonra gidip o adamla yaptığı imza töreni)
  • 13507
    dünyadaki iki güç odağından biridir. diğeri de ünal aysal'dır. biz geri kalanlar da ikisinden birini seviyor olmalıyız.

    bu ikili dünyadaki her olayın tek değişkenleridir. o yüzden biri doğruyken öbürü yanlış olmak zorunda mutlaka. aynı şekilde biri yanlışsa, bu öbürü mutlaka doğru demektir. biri yanlış yaptıysa öbürünün yaptığı her şey doğru demektir.

    fatih terim'i "sanki ünal aysal da onu öyle yapmadı?" diye savunan arkadaşlar tam olarak bu mantıkla yaşıyorlar hayatı. tam olarak.
  • 13509
    bence kendisi artık galatasaray'da teknik direktör olarak değil, başkan olarak yer almak istiyor. hiçbir bilgim/duyumum yok, sadece böyle hissediyorum.

    tek bildiğim; biz elimizdeki isimlerin kıymetini/değerini bilemiyoruz arkadaş.

    fatih terim gibi bir winner varken ölene kadar senin takımını çalıştırmalı,

    severiz sevmeyiz, abdurrahim albayrak gibi bir toparlayıcı, futbolcuların baba gibi gördüğü bir isim varken ölene kadar florya'da olmalı,

    genç, enerjik, ikna kabiliyeti yüksek bir sihirbaz haldun üstünel varken, ölene kadar kulüpte görev almalı.

    başarı, heyecanla ve birlikte olmakla gelir.
  • 13511
    ne çabuk unuttunuz galatasaray'ı terkedip gittiğini? yüzüstü bıraktığını? şimdi bakıyorum sıkışınca bütün geçmiş unutuldu. paralar havada uçuşurken, galatasaray teptaklak giderken bu adam gününü gün ediyordu.

    ben şerefli bir galatasaray taraftarı olarak, eğer arda turan yada fatih terim galatasaray'a geri gelirse taraftarlığı bırakıyorum.
  • 13512
    aslolan galatasaray'dır evet ama galatasaray'ı büyük kılan sadece kazandığı kupalar, elde ettiği başarılar değil. onur, şeref, haysiyet başarıdan önce gelir benim için.(ki bazıları başarı için zamanında çok güzel unuttu bu kavramları.) takım mental olarak zirvedeyken bırakıp giden adamın tekrar kulübün başına teknik direktör olarak getirilmesi büyük yanlış olacaktır.
  • 13513
    aynı kısır döngüye girmek ne kadar mantıklı. başka hocalar dene başarısız ol tekrar fatih terim gelsin. bir iki sene şampiyon ol sonra kov sonra başka teknik direktörler ve başarısızlık ve yine fatih terim.
    fatih terim bence kötü hoca değildir ama fatih hocabın evlatlıkları ne yaparsa yapsın oynattığı adamlar falan bunlardan sıkılmadık mı? bence daha çok sistemi olan alt yapıdan oyuncu çıkaran teknik direktörlerle çalışmalıyız. hedef şampiyonlar ligi ise ve çok büyük bir transfer bütçelerin yoksa uzun vadede yapmamız gereken bunlar.
  • 13516
    galatasaray'ı bırakmamış tam aksine galatasaray'ı bıraksın diye önce büyük bir mobinge maruz kalmış, herşeye rağmen yine galatasaray'ı bırakmayınca da antremandayken kendisine bile haber vermeden (o da basından öğrenmiştir kovulduğunu) kovulmuştur.

    hatırlayın aysal yönetimi terim'in son maçı olan bjk maçından sonra futbolculara, camiaya teşekkür ederken teknik heyeti es geçmişti. ünal aysal, tüm başarılardan en büyük payı terim'in almasını kabullenemedi. başkani olduğu kulüpte bir türlü 1 numara olamayınca içindeki şeytana yenik düştü ve terim'in istemediği adamları aldı ona ciddi bir mobing uyguladı ve sonunda da telefonumu açmıyor gibi bahaneler üretip terim'i kovdu. terim'in kovulduktan sonraki basın toplantısını izleyin ve gerçekleri görün artık.

    aysal, fikret orman gibi bir açıklama yapıp başkanlığını gösterecek ve kulübün başkan tarafından yönetildiğini de dosta düşmana kanıtlayacaktı, federasyon terim'e teklif götğrdüğnde. aysal'ı da severim ama çok cin adam doğrusu. telefon mesajlaşmalarına kadar rasim'e yollayan bir adamdan ne bekliyorsunuz. galatasaray'da başkan ne derse o olur kültürü vardır. herkes bilir. bu gerçek terim teknik direktörlüğünde değişir. hiç bir başkanda bu yüzden terim'e sıcak bakmaz.
  • 13517
    kendisine önerilen sözleşmeyi "birileri mutlu olsun diye imzalamam" diye geri çevirmiştir. hala yalan konuşuluyor kendisi hakkında.

    fatih terim, demirören gibi bir adamla basın toplantısında galatasaray başkanı ile dalga geçti mi ? geçti.

    ünal aysal fatih terim'in önüne bütün imkanları sermiştir, sırf o istiyor diye amrabat ve bruma'ya 20 milyon euro para harcamıştır.

    fatih terim'i tanımasak neyse adam hayatı boyunca bütün başkanlarla sorun yaşamış biri.

    uefa kupası sonrası kalması için yalvaran taraftara sırt çevirip italya macerasına atıldı.

    adam 2013'ün ilk yarısında çoktan bir takımla anlaşmış da mersin maçı çöpe atmıştı o planları, unutulmasın.

    terim'in bize geleceği konusuna değinirsek sezon ortası ve dursun özbek faktöründen dolayı gelmeyecektir.
  • 13518
    yasin'in selçuk'un elinde oyuncak olmuş takım.

    teknik otorite sıfır.

    her sene ayrı bir rezillik yaşıyoruz.

    müzmin 3.leri kral yaptık.

    tokat manyağı yaptığımız takımlar artık bizi tokatlıyor.

    her sene en az üç anadolu takımının dalga malzemesi olduk.

    çatır çatır fark yiyoruz ve en ufak bir reaksiyon yok.

    takım trabzonspor gibi rezil bir takımı yenemiyor senelerdir.

    hakemlerin türlü rezilliklerine kimsenin gıkı çıkmıyor.

    bunların hepsini sindirip galatasaray efsanesi fatih terim'in yaptığı bir hatayı sindiremeyen arkadaşları bir ben mi ilginç buluyorum? inadınız kurusun.

    gittiğinden beri yaşadığımız rezilliklerin hepsini sindirebilen, ama ne hikmetse söz konusu fatih terim olunca onur, gurur edebiyatı bitmek bilmeyen insanları göstermiş efsane hocadır.
  • 13519
    antremanda kovulup sattı gitti
    özel mesajları başkan tarafından gazeteci müsvettelerine servis edilip onursuzluktan şerefsizlikten bahsedilen hocadır.

    milli takımla görüşmesine izin veren aysaldır
    antremanda kovup yerine mancini prandelli gibi adamları getirip başarılı olmaya çalışan, olamayınca bırakıp kaçan da aysaldır.

    bunlardan daha önce abdurrahim albayrak ali dürüstü gönderip yalnız bırakan yerine candan erçetin ve köpeğini alan da aysaldır.

    herkes neyin ne olduğunu biliyor. hiç para sattı gitti falan demeyin.
    bu ülkede rte’nin kahvaltıya çağırıp milli takımın başına geç deyip onu reddedecek bi babayiğit yoktur.
  • 13522
    kendisiyle şampiyon olmaktansa tudor'la 8. olmayı yeğlerim.
    şampiyon olamıyorsak, başarı gelmiyorsa kötü yönetimlerden.

    milli takımı teksas'a çevirmiş silahlı çeteye ağzını açamamış,
    arda tarafından 3 kuruşluk adamların diline düşürülüp egosu yerle bir olmuş,
    çeşme'de lokanta basmaya kadar düşmüş bir insanın galatasaray'a ihanetleri de düşünüldüğünde bu takımın kapısından girememesi gerekiyor. her düşeni kaldırmak zorunda değiliz. dünyada tek galatasaray var. ama çok teknik direktör var. insanlar galatasaray'a karşı olan tavır ve davranışlarının bir bedeli olduğunu arda üzerinden, terim üzerinden öğrenmeli.

    super lig'de koskoca galatasaray'ın şampiyonluğu bir kişiye bağlıysa eğer kimse büyüklükten söz etmesin.
  • 13523
    galatasaray taraftarı ve camiasının her başı sıkıştığında terim, aysal ya da albayrak gibi isimleri gündeme getirmesi kulüpte artık iflas etmiş kişilere dayalı düzenin de bir göstergesi aslında.

    gündem özelinde terim'e değinecek olursak, bunca yıllık tecrübesine ve bilgi birikimine rağmen, kulüpte çalıştığı hiç bir dönemde kendisinden sonra da işleyecek bir düzeni florya'da tesis edemedi terim. zaman zaman adı geçen eski yöneticiler ve kulüp için de aynı durum geçerli. kulüpte görev alan etkin isimlerin ve yöneticilerin kişilerden bağımsız işleyen bir düzen tesis etmek yerine kendilerine muhtaç bir florya ve kulüp yaratma gayretinin sebebi biraz da egoizm. bir anlamda ben varsam galatasaray var ben yoksam galatasaray yok anlayışı hakim kulüpte.

    çağın gerisinde kalmış tüzüğü, köhnemiş divan kurulunun kulüp içindeki etkinliği, ultraslan'ın kulübün haklarını arama konusunda taraftara gem vuran menfaatçi yaklaşımı ve yukarıda bahsettiğimiz kişilere dayalı yapıyla galatasaray'ın başarıda sürekliliği yakalaması mümkün değil.

    galatasaray her başı sıkıştığında terim'in ya da ünal aysal'ın adını anmaktansa başarıda süreklilik için yapısal reformlara imza atmalı ve gerek kulüpte gerek florya'da gerekse sportif aş'de organizasyon şemalarıyla birlikte kişilerden bağımsız işleyen çağdaş bir düzeni tesis etmeli.

    kendi gözlemlerim ve tespitlerim ışığında bu reformlara dair beklentilerimi ana hatlarıyla özetledim;

    -galatasaray çağın gerisinde kalmış tüzüğünü değiştirmeli ve divan kurulunun kulüp içindeki etkinliğini azaltarak genç üyelerinin önünü açmalı. geleneklerine bağlılık adına köhnemiş divan kurulunun yön verdiği çağın gerisinde kalmış mevcut yapının ayakta kalması mümkün değil. milyonlarca taraftarı milyar liralık bütçesi olan bir yapı divan kurulunda sırf yaşları hasebiyle kıdemli olan 15-20 kişilik bir grubun inisiyatifine bırakılamaz.

    -genel kurulun bünyesinde, iş ve spor dünyası içinde aktif olarak yer alan ve her biri kendi alanında uzman isimlerle, teknokratlardan müteşekkil bir danışma ve denetleme kurulu oluşturulmalı. yönetim kurulu divan kurulu yerine düzenli olarak bu kurula hesap vermeli. yönetimin icraatlarına ve kulübün geleceğine divan kurulu değil teknokratlardan oluşan bu kurul yön vermeli.

    -divan kurulu kulüpte uzun yıllarını geçirmiş üyelerin taltif edildiği etik konularda karar alan bir kurul haline getirilmeli.

    -galatasaray, divan kurulu değil genel kurulun uhdesinde kurulacak özel bir komisyonla, genel kurul üyeliğini belli şartlar çerçevesinde kademeli olarak taraftarına açmalı. kulübe hizmet onuru sadece liselilere ait olmamalı. bu üye alımlarında taraftarın mağdur olmaması için güç sahibi olan iş, bürokrasi ve siyaset dünyasına herhangi bir avantaj sağlanmayacak şekilde yöntem belirlenmeli.

    -galatasaray, özellikle sportif aş ve florya olmak üzere kulübün tüm birimlerinde yönetimlerden ve ahbap çavuş ilişkilerinden bağımsız liyakatle işleyen bir düzeni tesis etmeli. maalesef mevcut düzende, bu iki yapı başta olmak üzere, tüm kulüp birimleri abi kardeş ilişkileriyle ve ek iş mantığıyla yöneticiler tarafından idare ediliyor. kendi şirketlerini dahi idare etmekte zorlanan kişilerin ek iş olarak yaptıkları yöneticilikle bütçesi milyarları bulan milyonlarca insanın muhatabı bir yapı idare edilemez.

    -spor dünyasında mevcut düzen dikkate alındığında kulüp için iki hayati yapı var; bunlardan biri sportif aş, diğeri ise futbol şubesi, yani florya. her iki yapı için de üst düzey avrupa kulüpleri de dikkate alınarak güçlü birer organizasyon şeması oluşturmalı.

    -oluşturulan organizasyon şemalarında her pozisyon için gerekli nitelikler belirlenmeli, işe alımlar ve atamalar bu doğrultuda liyakat esasıyla yapılmalı. kendi şirketlerinde her pozisyona cv ile başvuru alanların kulübün en kritik pozisyonlarına liyakatten bağımsız atama yapmaları kabul edilemez.

    -sportif aş'de finans aklı olarak uluslararası tecrübeye sahip bir ceo; florya'da ise futbol aklı olarak yine uluslararası tecrübeye ve saygınlığa sahip bir futbol direktörü yönetimlerin icra sürelerinden bağımsız olarak görev almalı. bu isimlerin atamaları yönetimlerin teklifiyle ancak yukarıda bahsini açtığımız danışma ve denetleme kurulunun onayı ile yapılmalı. galatasaray riva'dan gelecek parayla borçlarını kapatacaktır, ancak mevcut anlayıştan vazgeçilmez ve bu kritik atamalar liyakat esasıyla yapılmaz ise aynı borç bir kaç yıl içinde yeniden oluşacaktır.

    -ülke sporunun en büyük sorunu eğitimsizlik. arda turan bu konuda en sıcak örnek. kale arkasında hagi'nin attığı gole sevinen top toplayıcı çocuğa futbol dışında bir eğitim veremediğimiz için bugünkü arda turan'ı yarattık. bu eğitimsizlik meselesi nedeniyle sürekli bahsi geçtiği üzere almanya'daki 3 milyonluk türk nüfusu içinden bu ülkedekinden çok daha fazla nitelikli futbolcu yetişiyor. galatasaray, lise ve üniversiteden kaynaklı eğitim tecrübesiyle bu konuda ülke futbolunda çözüme en yakın kulüp.

    -galatasaray camiasının en büyük zenginliği olan galatasaray lisesi'nin eğitime dair tecrübesinden faydalanılmalı ve gs spor lisesi hayata geçirilmeli. camia eğitim konusunda galatasaray lisesi gibi bir hazineye sahipken bu hazineden florya mahrum bırakılmamalı.

    -galatasaray üniversitesi bünyesinde galatasaray spor akademisi bölümü açılarak camianın kendi spor adamlarını yetiştirecek bir yapıya kavuşması sağlanmalı. bu akademiden yetişecek ve sporun her dalında görev alacak sporadamları sadece galatasaray'a hizmet etmekle kalmayıp ülke sporuna da yön verecektir.

    -eğitimsizliğin esir aldığı futbol ve spor dünyasında lise ve üniversite'nin florya ile entegrasyonu bizi avrupa'da da zirveye taşıyacaktır, başarıyı da sürekli kılacaktır. eğitime dair zor gibi görünebilecek tüm bu reformların maliyeti cavanda, donk ve tarık çamdal'ın galatasaray'a maliyetinden daha düşüktür, getirisi de riva'dan daha fazla olacaktır.

    altı çizilmesi gereken mesele şu; ne zamanında büyük bir öngörü ile edinilmiş gayrimenkullerin değerlendirilmesi ne de her başımız sıkıştığında terim'i albayrak'ı göreve çağırmak galatasaray'ın mali, idari ve sportif anlamada kurtuluşu olamaz, bu adımlar ancak geçici çözümler sunar. başarıda sürekliliği sağlayacak olan yukarıda bahsettiğimiz türden yapısal reformlardır.

    yukarıda sıraladığım reform ve çözüm önerileri içinde benim için en önemli iki mesele; divan kurulu yerine teknokratlardan oluşan bir danışma ve denetleme kurulunun teşkili ve galatasaray lisesi ile galatasaray üniversitesi'nin florya ile entegrasyonudur.

    hep dile getirdiğim üzere galatasaray'ın en büyük varlığı mülkleri değil köklü tarihi, marka değeri ve bünyesinde barındırdığı insan kaynağıdır. galatasaray başkanının başarısını belirleyecek husus bu köklü tarihin ve marka değerinin bilincinde söz konusu insan kaynağını doğru şekilde sevk ve idare etme kabiliyetidir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın