resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 9301
    tek karar ile geçmişte yaptıklarıyla beraber kulübün içine etmiş hoca. aldığı kupalar orada duruyor belki ama o kupaları basamak olarak kullanamayacağız. merdiven kırıldı. sadece basamaklar kaldı elimizde. keşke daha adam gibi gitseydi. en azından bu kadar kimyamız bozulmazdı. keşke 19. şampiyonluğu aldığında bıraksaydın. en azından merdiveni kırmamış olurdun. galatasaray o günlerden bugünlere geldiyse kırılma noktası demirören-terim görüşmesidir.
  • 9302
    1995'te eşin ve çocuklarınla atv ana haberde biz bu kupaya katılacağız demiştin ilk orada farkına vardım senin kim olduğunun , gururlandırmıştın konvoylar yapılıyordu, euro 96 'dan aylar öncesi hazırladığın tablonu gösteriyordu fulya terim, galatasaraylı dedi babam içim içime sığmadı, çok büyük olaydı ingiltere 96. galatasaray'ı çalıştıracak dediklerinde orta okul çocuğu için en büyük sevinçtin. tadelleli reklamda hep ben soyunma odasına giriyor hakan şükür'e tadellesini veriyor arkamdan ' hey arkadaş sağ ol' diye rüyalarıma giriyordun. bir yaz günü hagi dediler , anlamadık yaşlı diye konuşuluyordu sokaklarda meğerse transfer ücretine yardım etmişsin , nasıl olur dedirttin. cine 5 aranan kahvelerde sigara dumanı altına öksürükler içinde sarı kırmızı'nın başında ıslak gömleğini bize sevdirttin, 4 yedik fenerden, dayımın ağlattığı günler. bir kuştan bahsettin küllerimizden doğacağız dedin ,internet yok şimdiki gibi ansiklopodi ezberlettin. kaybetmeyi sevmiyordun sigarayı içişinde belliydi, sonra lolipoplu günlerini izledik ama yine ıslak gömlek, şampiyonluk getirdin. ümit davala dev galatasaray bayrağı üzerinde keklik gibi sekerken, sen haftalar öncesinden söylüyordun ne olacağını. devre aralarının 'olsun fatih terim var' cümlesinde öznesi değil ruhuydun , güvendin. başarılara alıştırdın. kopenhag'da ağlattın, sınırları yıkarken gururdan ağlattın, hafta içi soba kenarında 21:45' lere kadar uyutmadın, sen yine terledin yine savaştın biz yine sabaha kadar uyuyamadık. sami yen 'kal bu sene' diye haykırdı sen ilk defa göğüste gururla değil hüzünle ağlattın.
    geri geldi dediler eskisi gibi olur mu dedik inönü'de kızlarına küfür edilirken sen hadsizlerle kavga ettin, biz lisede sıra arkadaşımızla, yıllar geçerken unutturdun ,sarı kırmızı hiç olmadığı kadar grileşti döndün biz yine sevdik yine heyecanlandık, umutların bayrak adamı olarak defalarca göz yaşına tekrar tekrar boğdun...
    ...ama bir gün öyle bir gittin ki ne göz yaşı kaldı ne de pınar
    ...en güzel duyguların katili.
  • 9303
    ne terimciyim, ne aysalcı. hatta ne hocayı kökten savunanı anlarım; ne de başkanı. eğer illa kutuplaşma ortamı içinde taraf olmak mecburiyeti varsa terim'in ''aslolan, galatasaray'dır'' ıyım, hırsıyım; aysal'ın da ''başarı, başarı, başarı''sıyım, kurumsallaşmasıyım.

    lakin aklım almıyor ve bir tek aklı selim gazeteci de kafamızdaki soruları cevaplama için ön ayak olmuyor. aysal, iş dünyası jargonuyla, siyasetçi yapısıyla sorulara kendince cevap verir, istediğiniz cevabı alamazsınız ondan. ama bunca yıldır tanıdığımız terim hafif kışkırtma ile en cevaplanmayacak soruya bile sinirine yenik düşüp cevap verir.

    neden kimse terim'e ''onca galatasaraylının idolü, rol modeli idiniz. bir gün milli görev veya başkanın size göre yapmış olduğu uzaklaştırma operasyonu ile kulübünüzden uzaklaştınız. ancak onlarca galatasaraylının ve görev yaptığınız süre içinde sizin altını defalarca kalın çizgilerle çizdiğiniz galatasaray'a uzak federasyon başkanı ve onun zihniyeti ile neden iş birliği içine girdiniz? siz adnan polat'ın sizi tekrar kulübe getirme operasyonunu etik değerler için reddederken; etik değerlerden çok uzak bu zihniyet fatih terim'in zihniyeti ile nasıl olur da birleşir ve uzun vadeli planlar içine girer? onlarca galatasaray taraftarının kalbinin bu konuda kırgın olması fatih terim için önemli değil midir?''

    ben bu soruların cevabını duymadıkça, terim konuşmadıkça aklımda daima demirören'in o iğrenç sırıtışı olacak ve hayal kırıklığı ile geçmişe bakacam. arkasından kötü konuşmak belki onca yaşanana yakışmaz ama gittiğin yer çok kalp kırdı hoca, hem de tamiri zor bu kırılan kalplerin...
  • 9304
    ekşi'de okudum. tamamı duygularımın tamamını yansıtıyor. izninizle paylaşıyorum.

    --- alıntı ---
    öyle bir algı yaratılıyor ki bunlara göre kendisine milli takım teklif edilince kendisi "yok sağolun, milli takım şereftir ama galatasaray'ı yarı yolda bırakamam, hem şike aklayıcısı bir adamın olduğu yerde de rahatça çalışamam. zaten onlarca kameranın önünde söz verdim o adamla ilgili söyleyeceklerim var diye. onları söylemeden onunla çalışırsam insanlar bana ne der? peki çok sıkışıldıysa milli göreve el uzatmamak olmaz, camiamız izin verirse bu 4 maç için geleyim ama siz de planınızı sonraki dönem için bensiz yapın." gibi bir cevap verdi ama ünal aysal zorla milli takıma iteledi.

    konu terim olunca üç maymun'dan ikisini oynamaktan vazgeçmeyenler için tekrar yazalım şuraya. gözlerinizi, kulaklarınızı kapayın. görmeyin, duymayın ama konuşmaya devam edin siz yine.

    --- spoiler ---

    "fatih hoca bizde kalmak istediğini ama 4 maçlık bizden izin istedi. biz de tff'ye sadece 4 maçlık, hiçbir bedel istemeden çalışabileceklerini söyledik. sayın demirören bana, "ama biz böyle konuşmamıştık. ben bir daha düşüneyim" dedi. ben de konuyu kapatıp tatile çıktım. gider gitmez televizyonu açtım. karşımda imza törenini, önlerinde kontratlar, takım elbiseler... bu manzarayla karşılaştım. bu olayları en son duymak beni üzdü galatasaray başkanı olarak. lütfi arıboğan bir gün evel florya'ya gitti. fatih hocaya gelin konuşalım dedik. o an müsait olmadığını ama asistanıyla konuşabileceğimizi söyledi. ben de yönetim kuruluna bunu aynen ilettim. çıkan karar malumunuzdur."

    --- spoiler ---

    ama siz hala terim'e tapın . "o galatasaray'ı herşeyden çok sever" yalanına öyle bir sarılmışsınız ki, bunları görmezden gelmeye, yine "yuvasına dönecek imparator" diye goygoy yapmaya devam edeceksiniz. he yuvası görüyor burayı he. hazır başkan o dillere destan egosunu da "eleman" diyerek zedelemişken, bir adet hırsız ve bir adet tüpçünün ricası için camiasını satmıştır. açın şu gözlerinizi artık ta iyi okuyun olanları.

    ama kime anlatıyorsun ki. bir tayyipçiler, iki azizciler, üç te bu terimciler amk.

    --- alıntı ---
  • 9307
    http://s1.directupload.net/.../120222/usie64wh.swf

    su videoyu gorunce icimi bir karamsarlik kapladi.

    kim istemezdi bugun, 1 ekim 2014 arsenal galatasaray maci'na kulubede seninle, videodaki hirsinla, en ufak korku, suphe duymadan ''bam bam bam'' basmaya cikalim...her yerde basalim pres yapalim, saldiralim...

    neler yapmis olsan da, bir daha kulupten iceri alinmaman gerektigini dusunsem de su videoyu gormek ozlettiriyor seni
  • 9309
    hocayı kovduk italyan köylülerinin elinde maskara olduk. o italyan köylüleri taktik deha olarak lanse edildi hoca ise gazla futbol oynatan kabadayı olarak. güzel ülkemin futbol anlayışı da bu yapacak bir şey yok. galatasaray'ın bugünkü halinden hocayı kovanlar değil yine hoca sorumlu olarak gösteriliyor. hocayı kovan efsane başkan hoca ise galatasaray'ı satan kişi. efsane başkan yarın bırakıyor. galatasaray'ın nereye gittiğinin farkında. hoca ise en kötü zamanlarda elini taşın altına koydu daima. neyse hocam belki başka bir yaşamda...
  • 9314
    bügun rüyamda gördügüm hocamızdır. rüyamda hocam dedim keske gitmeseydin , seni kovmasalardı . beraber sarıldık. sanki 40 yıldır babamı görmemis gibi heyecanlandım karsısında ,ağladım aglayacagım, melo'yu da yollayacaklar uygur dedi sonra dayanamadım aglamaya basladım. sonra rüya bitti. fatih hocayı gördüm diye rüya mıydı yoksa melo gidicek dedigi için kabus mu bilemedim.
  • 9321
    eminim ki şu anki halimize kıs kıs gülüp geçiyordur. bir kısım taraftarın anlamadığı şey şu: kendisi kaptanken, her şey yolunda ilerliyorken gemi su almaya başlamıştı. kötü giden gemiyi ilk kendisi terk ettiğinden *, kendisinden sonra hiçbir şeyden haberi olmayan kaptanlara kötü gidişatın hesabı soruldu. bizim saf tayfalar da şu anki kaptanına gönül vereceğine gemisini satan kaptanına özlem duyuyorlar. anla artık şunu ''o senin artık kaptanın değil, karanlık tarafa geçti o, senle işi olmaz artık, milyonları cukkalıyor oturduğu yerde''.
  • 9324
    sahasında oynadığı son maçta 6 yedirmesine rağmen maçı kazandıracak oyunu oynatmıştır, korkakça değil adam gibi oynatmıştır, futbolcularına inandırmıştır. oyun olarak utanmayacağımız futbol oynatmıştır. bazen doğruyu yapsan da kaybedebilirsin demişti hamit. yanlış yaparak kazanmayı bekleyen bir hocamız varken kendisini küçümsemek bilgisizliktir.

    her yenilgi ve puan kaybı sonrası kendisinin başlığına yazılmasını sevmesem de bundan rahatsız olanlar ne kadar çok kaybettiğimizin, ne kadar az kazandığımızın farkındadır umarım. zamanında takım kazanınca başarı elde edince buraya gelip hocaya hakaret edenlerin şimdi bundan rahatsız olmasına şaşırıyorum. sen yaparken iyiydi değil mi kardeşim.
  • 9325
    ne zormuş efsanemiz demek. yıllarca kaptanlığını yaptığı takımın başına geçmiş sayısız başarılar kazanmış ve her insan gibi sayısız hataları olmuş diyebilmek ne zormuş.
    sevapları ile hatırlamak , yaşattığı mutlulukları hatırlayıp gururlanmak , arsenal finali sonrası o takım elbiseleriyle yere çömelmiş halindeki duygularını anlamaya çalışmak ne zormuş.
    her mağlubiyet sonrası isminin geçmesinin kendisine bile hakaret olduğunu algılayabilmek ne zormuş.
    egoları olduğunu kabullenmek ve kendisine benzer başarılar kazanan kim olsa aynı egolara sahip olabileceğini düşünmek ne zormuş.
    isminin her mağlubiyet sonrası zikredilmesi ne kadar saçma ise isminin her zikredildiğinde kin kusmak da o kadar saçma.
App Store'dan indirin Google Play'den alın