• 414
    (bkz: 20 ocak 2018 galatasaray seçimli olağanüstü genel kurulu)

    fatih altaylı'ya olan bakış açım rahmetli levent kırca'nın kendisine olan yaklaşımından farksız lâkin "yiğidi öldür hakkını yeme" demişler... adam aylardır dursun aydın özbek'e karşı acayip bi' muhalefet yaptı be abicim. gerek bloomberg ht'de zaman zaman fazla sivri olsa da lafını sakınmamasıyla, gerek divan kurulu ortamlarında söz alarak dursun aydın özbek'e icap ettiği biçimde giydirmesiyle, gerekse de galatasaray yeniden'i sahiplenmesiyle (ki bu "tüyenler" kazandırdı seçimi mustafa cengiz'e) teşekkürü hak etti. camia içerisinde ne yapar ne eder bilemem. odaklandığım tek nokta kendisinin dursun aydın özbek'e karşı takındığı muhalif tavır.
  • 651
    galatasaray başkanı hakkında: "çeşitli üç kağıtlarla benzin istasyonu sahibi olan ve bir benzin istasyonunun sahibi diye dünyaya sahip olduğunu sanıyor o küçük kafaları ve o küçük beyinleriyle" iddialarını ve iftiralarını ortaya atan küstah herif.

    galatasaray başkanı ve yöneticileri hakkında "bir tane dün olmayan bugün olan ve yarın olmayacak bir kasaba kurnazı ve onun 2 tane yancısı ile galatasaray üzerinden avanta yapmaya çalışan sözde bürokrat madrabazlar beni kulübümden atacaklar atarsınız ama galatasaraylılar bunun hesabını bir vadede sizden sorar. bu kararı alanlar galatasaraydan davul zurna ile gönderilir. galatasaray bu edepsizlere kalmaz " diyebilen edepsiz şahıs. vah galatasarayım vah! şu şahıs galatasaray spor kulübü üyesi başka söyleyeceğim bir şey yok!
  • 1041
    son duruşmasında tahliye beklerken gerçekleşmemişti. ondan sonra siyasi mevzulara bir süre girmeyeceğini ve sağlığına odaklanacağını ifade etti. şahsen ben kendisini hayatım boyunca bir gram bile samimi bulmadım. kendisinin samimiyeti levent kırca'nın 'bir gazeteci olarak 104 gazeteci için silivriye gitmek aklının köşesinden hiç geçmedi mi?'' sorusunu mahcup veya makul bir cevapla geçiştirebilecekken ''neden gideyim?'' demesinde saklıdır. ahmet kaya'yı söylemediği şeyler üzerinden linç edilsin diye afişe etmesinde saklıdır. çünkü gölgelerin gücüne adına, güç ondaydı. 'şerefsiz' diye manşetler atmak çok kolaydı.

    neyse mevzuya gelelim. kendisinin tam yılbaşı öncesi serbest bırakılmasından memnunum. inşallah bir kez olsun beni şaşırtır da yöneticilik yaptığı, taraftarı olduğu bir irfan ocağı olan galatasaray'ı şu nazik dönemde cidden ve kalpten savunur.

    bak siyasi olaylara da girmeyeceksin. tam yeri ve zamanı. hadi baba yapabilirsin!
  • 910
    güya duayen, büyük gazeteci, eski yönetim kurulu üyesi, gaaassaray lisesi mezunu...
    tek kelime etmez "sıkıldım türkiyenin futbol ikliminden bla bla bla" der saçmalar.
    güya a.k.ç denen adama had bildirecekmiş... sezon sonunda ama. parmaktan sonra deyip bide ağız bükseymiş mehmet ali erbil gibi...
    takım sezon içinde doğranırken ortada yok, sezonun son haftası istim üzerindeyiz bir tane destek açıklaması yok. ama kendi avanelerinin reklamı oldumu en tepede.
    rasim ozan kütahyalı kendisinden daha büyük galatasaraylıymış. bu hafta bunu görmüş olduk.
  • 347
    --- alıntı ---

    “bu saatten sonra riekerink gitse ne olur, kalsa ne olur? galatasaray'da asıl sorun yönetim. bu yönetim kaldıkça olacağı budur. galatasaray böyle başkan görmedi yemin ederim. maçtan önce taraftarlarla buluşup, küfür kıyamet tezahüratın içinde basına poz veriyor. yuh artık. sonra da elinde kolum kadar bir ekmek arası köfte mi, sucuk mu ne, onunla kameraların önünde. ne burası kardeşim; taşlıtarla kulübünün başkanı yapmaz bunu ya! yemin ederim bu manzaraları gördükçe “acaba ilkokul çağında olsam, bunları görünce yine galatasaraylı olur muydum?” diye kendi kendime soruyorum.
    bence yönetim gitmeli. ve ne yazık ki, bu yönetim, bu anlayış, galatasaray'ın son atımlık barutunu, riva ve florya'yı satıp değerlendirecek. yemin ederim kabus gibi bir şey. dekadans (çöküş) dedikleri bu işte. tabii türkiye'nin de aynası aslında.”

    --- alıntı ---

    kendisini hiç sevmem fakat çok doğru sözler söylemiş kendisi. böyle bir başka olmaz olsun. yüz karası kesinlikle. galatasaray tarihine ve kurum kimliğine yakışmayan birisi. bir de bu basiretsiz adamlar riva'yı ve florya'yı değerlendirecek. peşkeş çekerek tabi. geçmiş olsun bize!
  • 989
    --- alıntı ---

    erden timur'un sahibi olduğu forbes türkiye dergisine katılan fatih altaylı 'lüks' üzerine yazacak.

    mart ayında erden timur'un yayın haklarını satın aldığı ve haziranda yeniden yayınlanmaya başlayan forbes türkiye'nin yazar kadrosuna katılan gazeteci fatih altaylı'nın hangi alanda yazacağı belli oldu.

    edinilen bilgilere göre fatih altaylı, forbes türkiye dergisinde 'lüks' alanında yazılar kaleme alacak.

    lüks tutkusu ve ilgisi ile tanınan fatih altaylı daha önce köşe yazılarında ve youtube programlarında sık sık lüks konulu içerikler hazırlamıştı.

    --- patronlardunyasi.com ---

    son 1,5-2 aydır yönetim ile fatih altaylı'nın yaşadığı gerilimi düşününce altaylı'nın, erden timur'un sahibi olduğu dergide yazar olması ilginç...
  • 581
    parasını verip istediğinizi yazdırabileceğiniz bir adam. yıllar önce hukuk fakültesindeyken konferansa gelen türkiye'nin en önde gelen yılların avukatlarından bir üstadım kendisine lüks bir lokantada, parasını peşinen masaya koyup ''paranın köpeği'' tarzı hakaret ettiğini, bu zatın da gurursuzca bir şey yapmadığını anlatmıştı. o günden bu güne değişen hiç bir şey yok, ciddiye alınacak bir insan değil.
  • 709
    https://twitter.com/...cugHQINSw1A&s=19

    hadi emre akyazıcı z kuşağı, goygoycu, sarkastik takılan biri. illaki büyüyecek olgunlaşacaktır. küfürleri ederken ciddiyet katsayısı fazlasıyla düşük ve kendisine bile küfür edebilir ya da kendisine küfür edildiğinde de çok kafaya takıp ciddiye alacak bir karakter değil. hani gençlik saçmalığına verip hoşgörmeye çalışmışlardır falan derim onun ihracını kaldırdıklarında. ama fatih altaylı'nın galatasaray başkanlık makamına şu hakaretleri edip de ihraç edilmemesi cidden düşündürücü. üstelik bu hakaretleri twitterda etkleşim alıp feno olmaya çalışmak için goygoy yaparken de etmedi bildiğim kadarıyla. yoksa twitterda bu şekilde atılmış ciddiyetle uzaktan yakından alakası olmayan çok twit var.
  • 971
    isim vererek galatasaray yöneticileri içinde birkaç kişinin çok büyük bir bilet yolsuzluğuna ve hırsızlığa kalkıştığını açıklamıştır. iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür de bize değil, bir cumhuriyet savcısına. var mı böyle bir savcı, bu konuda atılmış bir adım? yoksa neden yok? ortada 56 milyon euro'nun - galatasaray'ın paralarının - cebe indirildiğinden bahsediliyor. paraların kimde toplandığı, operasyonun ali sami yen'in hangi locasında yapıldığına kadar iddia atılmış ortaya.

    yargı sistemi harekete geçmek için neyi bekliyor? gizli yürütülen bir soruşturma varsa bile adı bu tür iddialara karışmış kişilerin hala yönetici olması ne kadar doğru?
  • 624
    ultraslan hakkında haklıdır. ancak aynı sözleri, ali koç'un finanse ettiği gfb'ye söyleyebileceğini düşünen var mı aranızda. bu adam için söylediği doğrulardan çok, ne amaçla söylediğine bakıyorum ben. söylediği çoğu şeye katılmakla birlikte, galatasaray'ı tanımadığını düşünüyorum. mustafa cengiz'e söylediği ''donunuzu mu satacaksınız.'' cümlesi bunu özetler nitelikte. galatasaray spor kulübünün sahibi olmaz. saygınlığı olur. bunun içinde para ve pulun bir önemi yoktur. zira neredeyse tüm servetini galatasaray'a harcamış mehmet cansun'un kim olduğunu kendisi çok daha iyi bilir. bizim sahibimiz yok. kendisinin sahibi olduğu için, sahip olanları çok sever. ali koç sevgisi de buradan geliyor.
  • 409
    son zamanlarda gündemden düşüp popülerliğini yitirince tekrardan gündeme gelip, göz önünde olmak, yeniden popüler olmak için popülist davranarak galatasaray başkanı ve teknik direktörüne ulusal basında ağzına geleni söylemiştir.

    kendisinin zamanında protokolde otururken, sırf kendi istediği olmadı diye kasımpaşanın galatasaray'a attığı gole sevinmişliği vardır. ayrıca ryan donk'un bize itelenmesine de aracı olmuştur.

    yahu bizim halk her şeyi ne çabuk unutuyor ya. siz gerçekten bu adamın kendi çıkarı dışında, sadece galatasray'ın menfaatine bir şey yapacağını mı sanıyorsunuz?
  • 914
    alıntı

    fatih altaylı:

    erden timur meselesinin perde arkası

    galatasaray’da dursun özbek’in 3. yönetim döneminde erden timur’un futbol organizasyonu içinde olmayacağının, daha doğru bir tanım ile galatasaray sportif aş yönetiminde yer almayacağının ortaya çıkması taraftarlar ve camia içinde bir şok etkisi yarattı.

    çünkü erden timur, galatasaray’ın 2 yıl üst üste şampiyonluğunun en önemli ismi idi.

    özbek yönetimi kurulur kurulmaz timur’u sportif aş’de başkan yardımcılığına getirmiş ve timur da bir yıl önce ligi 13. sırada bitiren takımını yeniden kurmuş, rüya bir takım oluşturmuş, imkansız denilen transferleri gerçekleştirmiş, tüm bunları kulübün tarihinin en düşük gelirini elde ettiği bir yılda başarmıştı.

    dahası burak elmas döneminde florya projesi’nin fikrini ortaya atan, geliştiren ve somutlaştıran da yine erden timur’du. galatasaray’ı mali olarak da rahatlatacak işler peşindeydi.

    kısa sürede mucize yaratılmıştı ve bunu en iyi gören rakip kulübün başkanı ali koç’tu.

    ali koç timur’dan öylesine nefret ediyor ve öylesine engel olarak görüyordu ki, her lafında erden timur’a saldırıyor, türk futbol tarihinde görülmemiş bir şekilde rakip takım yöneticisinin özel işlerini bozarak rakibi etkisiz hale getirmeye çalışıyordu.

    koç’a göre galatasaray’ı bozmanın yolu timur’u bozmaktı.

    ali koç, büyük ortaklarından olduğu koç grubunun gücüyle erden timur’un işlerini sabote etmeye çalışıyordu.

    ancak erden timur’u galatasaray’dan koparan ali koç’un saldırıları olmadı.

    timur’un yeni dönemde olmayacağını haftalar öncesinden söylemiştim çünkü nedenini biliyordum.

    erden timur’u galatasaray yönetiminden uzaklaştıran rakip başkanın saldırıları değil, kendi kulübü içinden gelen saldırılar oldu.

    önce kulüp içinde bir grup timur ile ilgili eleştiriler yapmaya başladı.

    sonra bu eleştirilerin arkasında yönetim kurulu içinde bazı isimlerin olduğu anlaşılır oldu.

    başlangıçta başkan özbek, erden timur’u iç saldırılara karşı koruyan bir tutum içindeydi.

    ancak bir süre sonra o da timur’u eleştirenler arasına katıldı.

    kulüp içinde aralarında yöneticilerin ve hatta başkanın da olduğu bir grup erden timur ile ilgili olumsuz tevatürler yaymaya başladılar.

    bunlar doğru muydu, değil miydi bilemem ama çirkin ithamlardı ve erden timur’un da kulağına gidiyordu.

    ancak takımdaki uyumu bozmamak, şampiyonluğa giden yolda rakipleri sevindirmemek için duymazdan geldi.

    başkanla dostluk pozları veriyor ama gerçeği de biliyordu.

    kulüp yönetim kurulu arkasında değildi.

    ilginç olan, başkan özbek hem timur’u eleştirenler korosunda yer alıyor ama bir yandan da timur’un yönetimde kalmasını istiyordu.

    seçim öncesi nef inşaat’ın genç patronuna yönetimde yer alması teklifinde bulundu. timur kibarca reddetti.

    bunun üzerine “bari sportif aş yönetiminde kal” dedi.

    timur onu da reddetti.

    kendisine çirkin ithamlarda bulunan bir kadro ile kader ortaklığı yapmak istemiyordu.

    bu yüzden de “yokum” dedi.

    başkan dursun özbek, erden timur üzerinde etkisi olacağını düşündüğü isimlerden de “lütfen ikna edin” diyerek ricacı oldu.

    ancak timur herkese aynı yanıtı verdi.

    “bu kadar karalandığım bir yerde olmam mümkün değil”

    ve benim bu yazıyı kaleme aldığım dakikalara kadar pozisyonunda bir değişiklik yoktu.

    her galatasaraylı gibi ben de “keşke kalsaydı” diyorum.

    ama olmayacağını da biliyorum.

    alıntı

    takım elbisesinin vücuduna olduğu gibi galatasaray başkanlığının dursun özbek’e büyük geldiğini tekrar tekrar bize hatırlatan gazeteci.

    kendisine oy verenler gururla başarısızlık izleyebilirler. yakında okan hocayı da yerler.
App Store'dan indirin Google Play'den alın