2551
galatasaray’a kendini yeniden bulmak, fatih terim etkisi ile yeni bir sayfa açmak, hem gsmize hem ülkemize yetenekli bir oyuncu kazandırmak gibi amaçlarla 19/20 sezonu öncesi kiralık olarak katılan sağ/sol kanat ve forvet olarak görev yapabilen 1997 danimarka doğumlu futbolcumuz.takıma katılma süreci de ilginçtir. emre mor duyumu geldi taraftarlar çok ihtiyacımız yok ama gelsin suya atalım batmazsa devam ederiz modundaydı. transferinde sıkıntı çıktı daha şimdiden böyle bunu alıp başımıza bela etmeyelim zaten bir delimiz mevcut dendi. sıkıntı aşıldı, çok zor ama fatih terim adam ederse eder hadi bakalım dendi. işte tam bu noktadan transferi olup oynadığı ilk haftaya kadar sebebi, kaynağı olmayan bir hype yapıldı ki , milli takıma ilk çağrıldığındakine benzer. sanki bu çocuk celta kendisine haksızlık yaptığı için bizim takıma katılıyor sanırdınız. diğer sosyal ortamlara göre gene en ayağı yere basan yorumlar sözlüğümüzden geldiyse de, birbirimizle konuşa konuşa gazlandık, beklentimiz arttı. burda kendi başlığında da şöyle bir göz gezdirilirse bu bahsettiğim dönemler rahatlıkla fark edilebilir. kendisini kazanmak adına bu beklenti artık aşırı büyüktü. ibreler, fatih hoca adam ederse eder, edemezse kendisi bilir durumundan feghouli gidince emreyi oraya monte ederize döndü. yani garantiye alınan maçlarda girsin 10 15 dk oynasın hem kontraya uygun olur hem yorulan defanslara karşı hızını kullanırızdan, artık sağ kanada geçmeli takımda herkes statik bari bu koşsun kilit açsına döndü ki bu dönüş 2 3 hafta içerisinde gerçekleşti. emre'nin açmaya çalıştığı kilitler sahada olmadığı için tabi beyhude bir bekleyiş oldu. belki emre de türkiye ligi daha kolay orda insanların iki omuzu arasında boşluk vardır içlerinden geçerek oynayabilirim, geçemezsem de yıkılınca ellerimi iki yana açarsam kesin faul çalarlar diye düşündü, kim bilir. sonuç olarak kimsenin düşündüğü gibi olmadı ama malesef beklediği gibi oldu. emre ilk maçına çıktı. ilk geldiğinde kendisiyle ilgili tek endişemiz olan pas vermemesi ile ilgili uyarılmış olacak ki, topu ayağına alınca pası düşündü, dribling pek denemedi. emre’nin bizim sisteme gözle görülür şekilde uymaya çalıştığı sanırım tek maç da bu ilk maçıdır. böyle olunca maç sonunda e bu böyle oynarsa nerde bunun emre morluğu dedik bi yakıştırmadık. teknik ekibimiz de böyle düşünmüş olacak ki ikinci maçında ortaya karışık sonra gene eski tas eski hamam (eğ kafayı orta sahada, düşene kadar koş emre stili) olacak ve sonunda da günümüze gelecek şekilde zaman geçti gitti. elde kalan, emreden olmaz gardaş. e olmaz tabi gardaş. bu adamın hayatında bişey değişmedi ki futbolu değişsin. celtada yazıyordu uçan kuşa burda da yazıyor. celtada nasıl oynuyorsa burda da öyle oynuyor. önceki takımlarından farklı olarak almayı umduğu fatih terim etkisini de fatih hocamız yedi düvele karşı kullanmak zorunda kaldığı için işler pek emre’nin de umduğu gibi gitmedi. takımın kendisini kazanmak adına çaba verdiğine eminim ama belli ki dortmundda celtada verilenlerden çok da farklı bir şey verilmedi ki yardım nüfuz etmedi ya da daha fenası hasta tedaviyi kabul etmiyor, bu durumda konuşmaya bile gerek olmadığı için üzerinde durmaya gerek yok. kaldı ki kulübün tek sorunu emre olsa belki daha farklı olurdu ama futbola alıştıracağız dediğimiz adamı mevcut durumumuzda kurtarıcı olarak sahaya atar, hesap sorar duruma geldik. bak bu takım şu organizasyonu yaparken bu şekilde davranıyor senden de bu şekilde davranmanı bekliyoruz diyebileceğimiz istikrarlı kullandığımız bir şablonumuz bile yok. bu çocuk adam bu takıma katıldığında kendi takımında kadro dışı kalmış, büyük yatırımlara rağmen vazgeçilmiş, doğru dürüst futbol oynamadan yani resmen bir hiç, bir soru işareti olarak geldi. kendi elinde olmayan bizim yaptığımız hype sonucu bir hiç olarak başlayamadı ama aynen geldiği gibi gidecek. artık dileğim, daha hiç bir şey için geç değil yaşı hala genç, sergen hoca benzeri bir hocayla mütevazi bir kulüpte düşük beklentilerle başlayıp kendisinin farkına varabilirse belki türk futboluna hala vereceği şeyler vardır. yani insanların omuzları arasında gövdelerinin bulunduğunu ve burdan koşarak geçemeyeceğini öğrendiği gün bile doğru yöne atılmış bir adımdır. şaka bir yana sorunlarını teşhis edip düzeltmek adına harekete geçmesini tavsiye ettiğim genç yetenek çünkü belli ki bunu kimse kendisi için yapmayacak, kimsenin de böyle bir zorunluluğu bulunmamakta.
2552
neden bu kadar kötülendiğini anlamlandıramadığım bir topçu.
takımın en kötü döneminde, kimsenin uyum içinde oynamadığı bir dönemde transfer edildi. ilk maçlarında sürekli son 10-15 dakika kala oyuna dahil edildi. kendinden beklenti yüksek olduğu için de hocayı ve taraftarı etkileyebilmek adına en iyi yaptığı şeyi yapmaya çalıştı ve çalımlarla fark yaratmak istedi.
psikolojisini çok iyi anlıyorum. bana kalırsa ikinci devre kalmalı; en azından kupa maçlarında oynamalıdır.
takımda bu kadar çürük isim varken, yetenekli olduğunu bildiğimiz ve ücreti de düşük olan bu libido reis'e bir şans daha verilmeli.
2553
hakkında çıkan son haberlere göre ingiltere championship yolcusu olma ihtimali olan futbolcumuz.
2554
yazilan hicbir kadroda ismini goremiyorum. tarafatarin gozunden de hizlica dusmus.
2555
son şansı olduğunun farkındaydı diye tahmin ediyorum. birilerine yürümesi falan ilgileneceğim şey değil de, bana biraz odaklanmadığını anlatıyor. son şansın artık, bu devrede kıçından ter atana dek çalışacaktı. bu kadar kötü bir feghouli'den dahi formayı alacak kadar çalışmadıysa, gözden düşer tabii ki. kusura bakmasın.
2556
bu platformda da birileriyle geleceğini konuşup durduk, ama varlığını başka bir seviyeye çıkartmakla ilgili- böyle bir yeteneğin- nasıl bir planı ve o yönde bir çabası olmaz, gerçekten anlayamıyorum. körü körüne savunmasam da, yetenekli futbolcuların değişme eğilimine girmeleri daha kolay olduğu için, biraz daha umutvardım açıkçası. belki ikinci yarı, takım dinamizmi, rakipleri biraz daha yorarsa ona yorgun beklerin kaldığı ortamda iş yapabilir- onun dışında, rol alabileceği bir oyun planına evrilemiyor görünüyor oyun stili.
çok acayip. bu noktada, selçuk'a bile saygı duyarsın- berbat bir tercih olsa bile çağın oyun planında 10 numara değil, geride olmayı tercih etmişti mesela; bu bir tercihti sonuçta, ayhan akman'ın ön liberoya evrilmesi gibi... bu çocuk, çağın futbolunda canlı bir cenaze olarak kalacak. çok yazık bu yeteneğe gerçekten.
2557
2019 - 2020 sezonunun ilk yarısında transfer edilirken acaba olur mu dediğimiz ancak olmamış, olmayacak oyuncu.
süper lig seviyesinde bile değilken ingiltere championship takımlarına gitmesi de ayrıca düşündürücü.
batuhan karadeniz, aydın yılmaz, aydın karabulut gibi yok olup gitmeye mahkum oyuncu.
2558
hala umudum olan oyuncu. ben yazılıp çizilenin aksine hocanın ondan vazgeçeceğini sanmıyorum.
2559
kendisini bizim düşündüğümüz kadar düşünseydi olurdu, demek ki kendisi istemiyor dediğim yetenekli ancak çalışmayan genç.
2560
19 20 sezonunda hep bahsedilen müthiş yeteneğini göremediğimiz oyuncu. adamın tek numarası çalımdı onu da yapamadığını öğrenmiş olduk.
bizdeki sıkıntısı topu taşıyıp sonlandıramamaktan çok öte top dahi taşıyamıyor. bir çalım atıyorsa dört sefer atamayıp topu rakibe kaptırıyor. gelişeceği falan yok bence.
2561
yetenek anlamında sabri sarıoğlu'ndan bir farkı olmayan futbolcu. onu sabri'den ayıran şeyler görece prezentabl profili ve yaptığı şeyleri tekrarlama sıklığının biraz daha fazla olmasıdır. topu sever hatta çok sever ama aynı oranda top ezer. çok hızlıdır hatta bazen çalım da atabilir ama çalımı attıktan sonra atağın devam edebilmesi için bir takım arkadaşının gelip topu ayağından alması gerekir. yıllardır türk futbol kamuoyu hatta kendisine potansiyelli oyuncu gözüyle bakan yabancı futbol çevreleri bir çalım attıktan sonra pas vermeyi öğrenmesini bekledi, hala daha bekliyor. şu kadarcık basit bir olayı bile öğrenebilseydi bu çeviklik ve çalım yeteneği ile avrupa'nın b sınıfı kanat oyuncularından biri olabilirdi. piyasada ciddi ciddi adının geçmeye başlamasından bu güne aşağı yukarı 5 yıl geçti. bunu bir türlü öğrenemediği gibi çalım atma sevdası ne yazık ki futbol oynama isteğinin önüne geçmiş durumda. bu da kendisini çok kolay savunulan bir futbolcu haline getirdi. iş bilir bir defans oyuncusu bugün kendisini çok kolay etkisiz hale getirir. tek yapması gereken taç çizgisine yakın taraftan çalım yemek pahasına iç tarafını kapatmak olacak. kendisi çalımı yese bile nasılsa emre kafasını kaldırmadan bir çalım daha deneyeceği için kendi kendine taca çıkacak, en iyi ihtimalle köşe gönderinin oraya çıkıp güç bela topa vurabilecektir. zira bu kardeşimiz için önemli olan içeriye kat etmeye çalışmak değil rakip oyuncuya çalım atabilmektir. köşeye doğru açılmış, orta ya da pas şansı kalmamış, atak hiç olmuş kimin umurunda?
zamanında ligin en dominant kanat oyuncusu olarak galatasaray'a gelen hasan şaş'ı bile "topla çok oynayan adamı sevmem" diyerek aylarca yedek kulübesinde bekletip terbiye eden fatih terim'e bu arkadaşımızı "al hocam yeni transfer" diyerek teslim etmek hangi dehanın fikriydi gerçekten merak konusu...
ondan sonra diyorlar ki hoca formsuz, hoca eskisi gibi değil. hoca eskisi gibi olsa a2 takımınından yukarısına çıkamazdı bu arkadaş "topla fazla oynanmayacağını öğrenene kadar gelme" fırçası eşliğinde. gönlü belki hala bunu demek istiyor ama işte dil çaresiz...
ondan sonra fatih terim eskisi gibi değil...
2562
alınabilir bir riskti. iyi aldık :(
2563
üst düzey futbol için son şansı galatasaray'da verilip iyi değerlendiremeyen oyuncu. halbuki bu şansı kullansa yazın gideceğimiz euro 2020'de yer alabilirdi. hücum oyuncuları açısından şansız bir dönem geçiren milli takımda iş yapması mümkündü.
2569
bu elemanin bir abiye veya babaya ihtiyaci var. adam futbola odaklanamiyor. ne kadar yetenekli oldugu herkesin malumu ancak adam sanki gun bitsin de aksam evime gidip bilgisayar oynayayim gibi takiliyor. birinin bu adami karsisina alip saglam bir nasihat vermesi lazim yoksa hayatin sillesini yiyecek. buyuk umutlarla aldigimiz berkant goktan vardi. onun gibi silinip gidecek. tren kacmak uzere, umarim kendine gelir bir sekilde.
2570
hiçbir zaman olmayacak oyuncu. bu fizik/yetenekte bir oyuncunun üst seviyede futbol oynayabilmesi için oynadığı takımın yıldızı olması gerek. messi gibi. yıldız olabilmesi için de mental olarak tamamen rahat olması gerek.
bu hiçbir zaman gerçekleşmeyecek.
2571
yarın 11-12 maçımız var biladerim gelir misin? demek istediğim futbolcumuzdur.
ulan daha önünde 6 koca ay var kardeşim azıcık oyna be lutfen...
2572
düzenli oynatılmadığı sürece verim falan alamazsın kendisinden.
suç sadece emre de değil bence.
2574
yeteneğine ihanet edenler isimli bir futbol kulübü kurulsaydı eğer, kendisi her maç ilk 11 başlardı. kendine ve bütün yaptıklarına rağmen sana güvenen insanlara ihanet ediyorsun.