• 176
    baggio denen gereksiz yine başlamış duyumculuk kasmaya. adamı fatih hoca yalan söylüyor inanmayın diye ifşa ediyor, adam utanmadan hala devam ediyor. ilgi manyağı sanırım. üzücü olan hala bu adamı takip eden ve inanlar da mevcut. onlara da allah akıl fikir versin.

    transfer döneminde takıma, yönetime, teknik ekibe ve taraftarların akıl sağlığına zarar veren ilgili manyaklarına verilen isimdir duyumcu.

    (bkz: 2019-2020 sezonu yaz transfer dönemi)
  • 177
    2018 - 2019 sezonu transfer döneminde fatih terim tek tek ifşalamış, ayrı ayrı g.t etmişti bu tipleri.

    hiç utanmaları yok ki bazıları tekrar çıkmışlar piyasaya.

    hoca ısrarla "kimseye inanmayın, prim vermeyin. transfer gizli olur" diyor. bunlar hala prim ve takipçi kasma peşinde.

    her transfer döneminde bazı muhabirler vardır, kendisini belli eder. yönetime yakın isimler olur bunlar.

    dursun özbek döneminde nevzat dindar, ali naci küçük bu işten ekmek yediler. bir dönem bein sports'ta görevli amk kurucusu gökmen özdemir aynı şekilde transferlerde birkaç gün önce bilgi veriyordu.

    mustafa cengiz döneminde bunu yapan da süleyman rodop.

    bir de turkcell'le olan sponsorluk sebebiyle bipspor'a da bilgi paslıyorlar.

    öyle roberto baggio'ymuş, aşkın ateş'miş, şuymuş buymuş inanmayın.

    fatih terim dışarı bilgi sızdıranın aklını alır.
  • 181
    fatih terim tarafından geçtiğimiz yaz ifşa edilmelerine rağmen bir şey olmamış gibi devam eden yalan satıcılarıdır.
    ne zaman bir duyumcudan bir şeyler okusam, kafamın içinde özdemir asaf'ın lavinia şiirini geçiririm.

    sanki bu duyumcular bana bu şiirin bu bölümünü okuyor gibi olurum:
    "...
    sana gitme demeyeceğim.
    gene de sen bilirsin.
    yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
    incinirsin.
    ..."

    yalan olduklarını bile bile okuruz ama sonra da inciniriz.
  • 186
    hazır transfer dönemi açılmışken bu konu hakkında birkaç şey karalamak istiyorum.

    her transfer dönemi böyle şeylerin yaşanması gayet doğal bu iş dondurma gibidir mevsimi geldiğinde güzel olur. bu dönem de öyle bir şey. sözlükte bazı yazar arkadaşları görüyorum transferlerle ilgili bilgiler veriyor. yazılanlar doğru yanlış olabilir bir şey demiyorum ama insan duyduğu bildiği bir şeyi söylemek ister bunun önüne geçmemek lazım. moderatör arkadaşlar kaynak yok vs diye bütün entyleri bu sebeple silebiliyor.

    şunu bilmekte fayda var; hiçbir gazeteci, tv'deki yorumcu, twitterdaki fenomen, vs. kim transfer haberi veriyorsa, transferi şu kişiden duydum, x kişiden aldım demez. zaten kaynak bizzat kendisidir. son raddedir yani en son aktarıcıdır. haberi aktaran kişiye kaynağın kimdi, yanında mıydın, orada mı duruyordun gibi şeyler denmez veya sorulmaz. sen zaten ileride onun doğru mu söylediğini yanlış mı söylediğini anlarsın. sözlük bizim yuvamız, sohbet yerimiz kimse burada her hangi bir tv kanalını veya medya kuruluşunu temsil etmiyor o yüzden entry'nin altına kaynağım şu diyerek ıslak imza veya belge ya da isim paylaşması gerekmiyor. bırakın isteyen bildiğini söylesin. sonuçta bunlar devlet sırrı değil herkesin sorup öğrenebileceği şeyler.

    insanlar tv'de ibrahimoviç uçakta diyen adama inanacağına bırakın burada yazılanlara inansın. yoksa insanlar mata, talisca, falcao'nun filan geleceğini düşünüyor. taraftar her zaman ister şener'i de ister, salih'i de, jimmy'de, ahmet'i de mehmet'i de istemekte hiçbir sorun yok. 3 maçını izler sonra bu gs oyuncusu değil der yuhlar. taraftar olmak böyle bir şey oldu son dönemde.

    ben basında geçen çoğu yabancı futbolcunun geleceğine inanmıyorum. taraftarında hayal kurmamasını öneriyorum. çünkü galatasaray oyuncu satmadan oyuncu alamaz. o yüzden şu gelsin bu gelsin diye hesap kitap yapmaya gerek yok. şu an ortalık çok sakin, hele kamp başlasın ondan sonra transfer dönemi hareketlenir. hatta ağustos ayında alev alır.

    kendi adıma birkaç şey yazayım. galatasaray'dan çok sevdiğim bir ağabeyle konusurken laf arası "bu arada babel az önce imzaladı" demişti bana. bunu sözlüğe yazmak suç değil. şimdi bunu duymayan kalmadı. geçen sene kap bildirimleri açıklanmadan "marcao, diagne ve mitroglou'nun yıllık alacağı ücretleri öğrenmiştim." ama basında çıkmadığı ve kap bildirimi olmadığı için buraya yazmadım. kimseyi zan altında bırakmak istemem, buradan da medyaya servis olsun istemem. çok fazla takip edilen bir yer çünkü. özelden soran arkadaşlara fiyatları söylemiştim, yanlıştı diyen buyursun gelsin.

    burada transfer sihirbazı duyumcu diye tabir edilen ve sonradan kendini uçuran bir adam vardı. yazdıklarının yarısı ya yanlıştı ya da eksikti, doğruları da vardı tabi ama hiçbir zaman yazacağım dediği şeyleri yazmadı. bu adam ronaldinho galatasaray'da dese gözü kapalı inanacak bir sürü insan vardı. bu adama kimse kaynağın kim, bunları söylerken yanında mıydın demedi. sormadı da. herkes gözü kapalı inandı. buradan sözlük admini ve moderatör arkadaşlara sesleniyorum. bilgi vermek isteyen insanların önünü kesmeyin, kendim için demiyorum. her sözlük yazarı için söylüyorum bunlar gizli kapaklı şeyler değil herkesin öğrenip aktarabileceği şeyler. bundan bir çıkarı olanlara tabi ki izin vermeyin ama yazmak isteyene de saygı duyun.

    medyada kim yalan yanlış bilgi veriyor kim doğru söylüyor hepsini biliyorum ama isim yazıp kimseyi töhmet altında bırakmak istemiyorum. ama herkese inanmayın. insanların onlara inanmak yerine burada yazılanlara inanması bana göre daha doğru olur.

    son olarak; ben kimin gelip gideceğini bilmiyorum. pek merakta etmiyorum açıkçası, sormuyorum da. ortalık hareketlenirse o zaman bakarım ama o konularda şimdilik bir heyecanım yok.

    bilin istedim. kalın sağlıcakla.
  • 187
    tadı kaçan aktivite.
    basit bir duyum deyip geçemezsin. aynı yalanı defalarca söylerseniz insanlar yalan olduğunu bilse de algısında gerçeklik kavramı oluşur. ben söylemiyorum bilimsel araştırmalar söylüyor.
    ben burda müsade edilirse duyumculuk adı altında en azından bir kaç kişi yönetime karşı kışkırtabilir ya da tam tersi şekilde yönetime olan tepkiyi hafifletebilirim.
    2 "on" almak için kurallar hiçe sayılsın diyemez kimse.
  • 188
    doğru ve yanlış arasındaki fark ince bir çizgi olduğu için sözlük içinde tartışılması ve ortak bir çözüm üretilmesi değerli olan bir konu bence.

    sonuçta doğru duyumlar sözlüğü daha aktif ve heyecanlı bir hale getirerek olumlu bir katkı sağlıyor. zıt noktada ise yanlış ve popülist duyumlar sözlük içinde boş bir beklenti ve sonunda hayal kırıklığı yaratıyor. bu sebeple, sözlüğün bu konudaki hassasiyetini anlıyor ve bir bilgi verildiğinde kaynak aranmasına saygı duyuyorum ama ortak bir nokta bulunabileceğine inanıyorum.

    mesela, gurrpegi ve tragedystreets renktaşlarımızın bilgilerini paylaşma konusunda ciddi bir hassasiyet taşıdıklarını ve kesinlikle on almak, insanları kandırmak veya burada daha popüler olmak gibi bir niyet taşımadıklarını görüyorum. ayrıca, bu isimlerin sözlüğe entry'leri ile değer kattığını düşünüyor ve zaman zaman bir gelişme var mı diye tüm entry'lerine bakıyorum.

    benim naçizane görüşüm. doğru duyumlarla bizi bilgilendirme niyetinde olan renktaşlarımız konusunda ortak bir kanaate vararak, verdiği bilgiler için kaynak belirtmekten muaf tutmanın iyi bir çözüm olacağı yönünde. yani, belirli kişilere "sözlüğün dimarzio'su", "duyumcu", "istibaharatçı" sıfatları veya unvanları verilebilir ya da bu konuda twitter'daki gibi official - resmi - onaylı bir hesap olarak görülebilirler.

    şahsi kanaatim bu şekilde hem doğru bilgiler veren renktaşlarımız rahat eder hem de sözlük içindeki etkileşim olumlu olarak artar.
  • 195
    sosyal medyada (özellikle twitter) etkileşim kasmak isteyenler tam bir komedi.

    örneğin; emre mor transferi... dün bir menajer açıklama yaptıktan sonra yarım saat içinde 'emre mor galatasaray'da' twitleri patladı. sonra emre mor bir açıklama yaptı herkes sus pus oldu bir anda. bugün tekrar abdurrahim albayrak 'birazdan kap bildirimi gelecek' diyince bu arkadaşlar dünkü tiwitlerini tekrar paylaşarak 'bakın ben bunu dün söylemiştim' havalarına girdiler *

    tamam en kralı sizsiniz tamam, hey allah'im ya. siz ne diyorsanız doğrudur, tamam... *

    edit: düzeltme
  • 198
    sosyal medya transfer sezonlarının tadını öyle bir kaçırdı ki bunun tarifi yok, artık bir transfer olmazsa bu duyumcular ve sosyal medya yavşakları yüzünden taraftarlar çok büyük yıkımlar yaşıyor, dünyanın sonu gibi davranıyor herkes. eskiden fotomaç, fanatik gazetelerinden takip ederdik, crespo geliyor, baros geliyor, kewell geliyor yazardı her gün, orda da manipülasyon çok fazlaydı ama eğlenceliydi en azından, her gün bir heyecanla gazete alıp yazanlar üzerinden konuşurdu millet, şimdi sosyal medyada ağzı olan konuşuyor, abuk subuk kim olduğu belli olmayan insanlar giriyor hayatımıza, yok manu lonjon, yok selman , yok ersin, yok sercan.. nereye gidiyor bu iş böyle bilmiyorum.
  • 200
    bir duyumda benden gelsin. sonuçta diğer bilmeyenlerden ne eksiğim var?

    kesin olarak şunu söyleyebilirim ki; 2019-2020 sezonu yaz transfer dönemi içerisinde falcao'nun gelip gelmeyeceği belli olacak. yani gelebilir de gelmeyebilir de. yakın kaynaklardan aldığım en güvenilir haber şimdilik bu. ayrıca falcao gelirse parada vereceğiz. bu kesin bilgi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın