resim
Domènec Torrent Font
Görev:Teknik Direktör
Takım:Monterrey
Yaş:63
Uyruk:İspanya
  • 3
    öncelikle galatasaray bünyesine katılan her çalışan gibi kendisine de başarılar diliyorum. umarım çok başarılı bir galatasaray kariyeri olur. başka diyecek bir sözüm yok. izleyip göreceğiz. kağıt üzerinde ispanyol olması, pas oyununu sevdiğini düşünmem ki abes değil ve 60 yaşına kadar çok az başantrenörlük yapmış olması benim gözümde eksi. yalnız ismail çipe'yi çift kale maçta oynatmayarak 1 puan kaptı benden.

    https://twitter.com/...D2022-01-12sayfa%3D3
  • 4
    kendisi ile ilgili kendi açıklamaları sonrası iki şey söylemek isterim;
    ılk olarak yardımcı antrenör konusunda söyledikleri çok iyi ki yıllardır yaptığımız muhabbet aslında bu.
    https://mobile.twitter.com/.../1481292723156131842
    https://mobile.twitter.com/.../1481292715090403330

    ve benim için güzel olani new york city fc'den kendisi ayrılmış, kovulmamış. aynı mancini gibi. bu adam "parami ver köpek" de yapabilirdi.
    https://mobile.twitter.com/.../1481292745872486412

    harbiden kendisi hakkında bilgim yok ama bu adama "yönetimin kuklası" gibi yakıştırmalar yanlış geliyor. kukla olmak isteyen adam gittiği takımlara kendi oyununu oynatmaya çalışıp, sonra yönetimle anlaşamazsa ayrılmaz. adam futbol insanı belli.

    bizde olur ya da olmaz ama adama da fatih terim yardımcıları gibi bizden ayrılınca hiçbir şey yapamamış spor insanı muamelesi yapmak saçma.
  • 5
    https://youtu.be/7rrGvu2JGk8

    bugun takima ilk idmanini yaptirmis olan teknik adam. ilk idmanda oyuncularin hirsli goruntusu dikkat cekerken, cift kale maci drone ile cektiren torrent hoca surekli notlar alip oyunculari uyardi. bambaska bir galatasaray geliyor. *

    torrent hakkinda bilgim olmadigi icin olumlu olumsuz yorum yapamayacagim. adini ilk duydugumda daha genc bir teknik adam zannettim ama adam 59 yasindaymis. daha once ulkemize gelen unlu teknik adamlardan basarili olani hatirlamiyorum. ozellikle prandelli'den cok umutluydum, cok basarili olacagini tahmin ediyordum. ama benim ongoru seviyem pek iyi degilmis. torrent ise kimsenin birsey beklemedigi bir isimken umarim hepimizi olumlu anlamda sasirtan bir performans gosterir.

    son olarak umarim torrent hakkinda hemen gereksiz ovguler yapilmaz. ozellikle kazandigi ilk mac sonunda. turkiye'de bundan once gelir gelmez bu tarz ovguler alan teknik adamlarin hemen hemen hepsinin sonu husran oldu.
  • 7
    hakkında sözcü gazetesinde ispanyol gazeteci cordula reinhard'ın verdiği bilgiler yayınlanmış olan yeni teknik direktörümüz.

    kaynaklar: https://twitter.com/.../1481506336571596800

    sözcü gazetesi: https://www.sozcu.com.tr/...ekleyecegim-6884939/

    --- alıntı ---

    başkan burak elmas ve ekibi, torrent'i ilk etapta fatih terim'e yardımcı olması için düşünüyordu. daha sonra terim'le yolların ayrılması gündeme geldi. elmas'ın önünde zor bir karar vardı. ispanyol çalıştırıcı, galatasaray'ı devralmaya hazır mıydı? burak elmas ekibiyle son sözü söylemeden, onu en iyi tanıyan isme sordu; man.city menajeri pep guardiola'ya…

    “disiplinli ve çalışkan”
    domenec torrent, guardiola ile 2007'de başlayan ve 11 yıl süren yol arkadaşlığında onun adeta sağ kolu haline gelmişti. burak elmas, pep guardiola ile ‘zoom' üzerinden torrent'in özelliklerini ve yapabileceklerini konuştu. dünyanın en iyi aktif teknik adamı olarak gösterilen ‘pep', eski yardımcısı için “çok önemli bir taktisyen. disiplinli ve çalışkan. ‘dome' kesinlikle doğru tercih olacaktır. maçlarını izleyeceğim. artık ben de galatasaray'ı destekleyeceğim” ifadelerini kullandı.

    bu sözler, elmas'ı doğru ismi seçtiğine ikna etti.

    “pep’ın içindeki ses”
    ispanyol gazetesi mundo deportivo’dan cordula reinhardt, sözcü’ye yaptığı torrent değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

    pep guardiola, 2007'de b takımının başına geçtiğinde domenec torrent'i analizci olarak görevlendirmişti. bunun en önemli nedeni torrent'in rakibi çözmedeki ustalığıydı. hücumdan savunmaya, duran toptan nasıl penaltı kullandıklarına kadar raporunu sunar, pep de takımını buna göre hazırlardı. bu çalışma biçimi barcelona, bayern münih ve manchester city'de de devam etti.
    torrent, zamanla taktik konusunda da devreye girmeye başladı. onun tavsiyesiyle messi'nin sahte 9 oynadığı maçta, barcelona, real madrid'i adeta sahadan silmişti. torrent için “pep'in içindeki ses” demek mümkün. kariyeri boyunca guardiola'nın özellikle rakip konusunda torrent'in tavsiyelerinin aksine hareket ettiği tek bir maç bile yok.
    guardiola, 2018 yılında dome diye hitap ettiği torrent'e “artık takım çalıştırabilecek seviyedesin” demişti. hatta geçen yaz torrent, ciğeri gibi bildiği barcelona'yı çalıştırabileceğini ancak isminin zayıf olması nedeniyle bunun mümkün olmadığını belirtmişti.
    torrent, takımını maç maç hazırlar ve değişken taktik uygular. rakibini analiz etmede dünyanın en iyilerinden biridir ve özellikle maça yakın günlerdeki idmanları buna göre belirler. 4-3-3 tiki taka sisteminin xavi ve ıniesta olmadan da başarı getireceğine inanır. zaman zaman 3-2-2-3'ü de uygular. savunma hücumdan başlar prensibine inanır ve rakibi ağır presle boğmayı hedefler.

    --- alıntı ---

    umuyorum camiamız için hayırlı olur. size güveniyoruz senor dome!
  • 8
    https://onefootball.com/...termination-31944820

    inşallah başarılı olur, ancak olur da işler ters giderse, kendisi tazminatını sonuna kadar kovalayacak gibi görünüyor. flamengo'da sözleşmesinin bitimine 1 yıl kala kovulmuş, ve 1.8 milyon euro tazminat almış. ayrıca, jorge jesus ve torrent'in istatistiklerine bakınca, kendisi kovulmadan 21 maç arka arkaya galibiyet serisi yapsa, ancak jesus'un toplam puanına ulaşabilir durumda. umarım bu durum, sadece ligle alakalı bir durumdur ve gelir burada bize inanılmaz şeyler gösterir.

    ayrıca medya'ya göre, bizimle yıllık 1 milyon euro üzerinden anlaşmış. sevindirici bir gelişme. bundan sonra, her transferimizde, önceki ve sonraki maaşları kıyaslayacağım, çünkü bu yönetime itimadım yok.
  • 10
    guillem balague'nin yaptığı pure football podcastine konuk olduğu bölüm aşağıda;
    https://mobile.twitter.com/.../1481768693222846464

    hocanın ingilizcesi çok iyi değil denmişti ama hocanın ingilizcesi oldukça iyi. pep guardiola'nin ingilizcesinden kötü değil.
    edit: hocanın konuşmasında önemli bir yer var. oyuncular iyiyse pep gibi oynamayı denersiniz diyor ama oyuncular uygun değilse öyle oynayamazsınız. kendisinin takım yapamazsa haftalarca aynı taktiği/oyun düşüncesini deneyeceğini düşünmüyorum.
  • 14
    podcast’ini dinlemeye az önce başladım. kimi yazar arkadaşlar ingilizcesi yeterli demiş ama kesinlikle değil. derdini anlatacak kadar ingilizce biliyor ama rahat ve akıcı konuşamıyor. ha, bu hiç sorun değil. ancak takım ve basınla iletişiminde kesinlikle anadilini kullanmalı.

    ilk açıklamasını ispanyolca yapmış, o açıdan çok sevindim.

    https://twitter.com/...023516807569410?s=21

    ben kendisinden çok umutluyum. umarım özellikle ilk 3-5 maçta futbol şansı yanında olur. taraftar az da olsa yanında durmaya başlar, sonrasında da takım taktik anlamında gelişim gösterir.
  • 16
    2020 yılında bir youtube kanalına verdiği röportaj. saha içi, pep ile olan ilişkisi, amerikada futbol gibi birçok konuya değinmiş.

    --- alıntı ---

    kendi taktiğinize uyan oyuncuları bulmayı mı tercih edersiniz yoksa oyuncuları kendi sisteminize mi adapte edersiniz?

    benim için en önce oyuncular gelir, antrenörler değil. belki işleyen bir sistemde ufak değişiklikler yapmak istersiniz. o zaman bir sonraki sezonda ya da “en uygun” bir zamanda uygun bir oyuncu alabilirsiniz. “en uygun” zamandan kastım bana uyan bir zaman elbette. fakat bence hazırda bulunan oyunculara uyum sağlamak önemli. mesela iki tane iyi golcünüz varsa çift santrforlu bir sistem oynamak daha iyi olabilir.

    antrenman zamanlarını maça özel çalışma ve genel oyunu geliştirme arasında nasıl bölüyorsunuz?

    genelde bir sonraki rakibi analiz edip hakkında bilgi sahibi oluruz. bu bir teknik direktör için önemlidir. maç hazırlıklarının ilk iki gününde savunma stili çalışırız. mesela rakibe önde baskı yapmak istiyorsanız, onu çalışırsınız. ben önde baskıyı severim, ama her zaman bunu yapamazsınız. bazen bazı takımlar defanstan uzun toplarla çıkarlar. onlara karşı önde basmak neredeyse imkansızdır. kimi rakipler de geriden oyun kurarlar. yani kısacası en önemli şey, çalışmaların ilk iki gününde bunlara uyum sağlayacak antrenmanları yapmaktır. sonraki iki gün ise oyun planımız üzerine çalışırız. oyun açılışları ("opening" diyor) çok önemlidir. çünkü her hafta farklı bir açılış ile sahaya çıkmanız gerekebilir. örneğin tottenham, pochettino ile önde baskılı başlar. siz de takımınızı ona göre hazırlamalısınız. oyun kurarken nasıl biraz daha zaman kazanırsınız, adam adama savunmayı nasıl yapıyorlar gibi şeyleri çalışırsınız. yahut mesela “honda” gibi bir sinyalle uzun top oynayıp defansın arkasına sarkmak gibi şeyleri çalışırsınız. özetlemek gerekirse, genellikle 2 gün savunma ağırlıklı, 2 gün de oyun odaklı çalışmalara ve 3-4-3 mü oynanacak, geniş mi oynanacak, açılışımız nasıl olacak gibi konulara ayırırım. yani ilk iki gün top rakipteyken nasıl oynayacağız, son iki günse top bizdeyken nasıl oynayacağız şeklinde olur.

    pep guardiola ile çalışmak nasıldı?

    muhteşemdi! bence gelmiş geçmiş en iyi teknik direktör. en ufak detaylara bile kafa yoran tam bir dahi. "en iyi nasıl hücum edilir" kadar "en iyi nasıl savunma yapılır" konusunda da kafa yorar. bunu söylüyorum çünkü birçok insan pep sadece topu ister, gerisini umursamaz diye düşünüyor. ama barcelona’da, bayern’de ve city’de çok az gol yiyen takımlar oluşturdu. bence pep’in sırrı kime karşı oynuyor olursa olsun hep çok çalışması. ister bayern munich’e karşı olsun, ister liverpool’a isterse de alt ligden zayıf bir rakibe… hepsine aynı önemle yaklaşır. pep’i pep yapan budur. onunla çalışırken her gün tesislerde 10 saat beraber oturup rakip analizi yapar, daha iyi nasıl oynanır diye fikirler üretirdik. kime karşı olursa olsun eğer takım bir öncekinden daha iyi oynuyorsa bu, onu çok mutlu ederdi ve bunun için uğraşırdı. bir başka nokta da, oyuncuların gelişimine gösterdiği önemdir. mesela oyuncularla topu nasıl kontrol etmesi gerektiğine kadar öneriler sunar ve onların gelişimi için her şeyi yapar. onun gelişime olan bu tutkusu futbolu çok seviyor olmasından ileri geliyor. bence o dünyanın gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörü.

    pep guardiola’dan teknik direktörlük konusunda neler öğrendiniz?

    ep’le çalışmaya başlamadan önce 15 yıl boyunca teknik direktörlük yaptım ve ertesinde sadece ona yardımcı antrenörlük yaptım. bence bu akıllı bir karardı. çünkü daha önce dediğim gibi, o çok üst seviye bir teknik direktör ve ondan çok şey öğrendim. sonrası benim için çok zor olmadı. kendimi teknik direktörlük için hazır hissediyordum. daha önce de teknik direktörlük yaptığım için 2-3 ay sonra oyuncular benim dediklerimi yapmaya başladılar (new york city takımından bahsediyor). bence bir teknik direktör için en önemli şey oyuncuların sizin dediklerinizi yapıyor olmasıdır. bu olduğunda o takımda bir şeyler başarabileceğinizi anlarsınız. new york’ta böyle oldu. takım tarihinde ilk defa grupları geçip şampiyonlar ligi'nde oynadık. kısacası yardımcı antrenörlükten teknik direktörlüğe geçiş benim için zor değildi. 15 yıllık bir kariyer binaen kendi kendime “tekrar teknik direktörlük yapabilir miyim” diye sordum ve denedim. 2-3 ay sonra kendi başıma ve kendi stilimde çalışmanın benim için en iyisi olduğunu gördüm. 11 yıl pep’le çalıştığım için futbol hakkında fikirlerimiz onunda çok benzer.

    pep guardiola’nın yardımcılığından sonra tekrar teknik direktörlüğe geçiş nasıldı?

    bunun onunla zaten hemen her sene konuşuyorduk. o bana “sende teknik direktörlük ruhu var, yardımcı antrenörlük değil” diyordu. ama onun yanında çalışmaktan memnundum. new york’ta çalışma fırsatı geldiğinde girona’dan ve abu dhabi’den de teklifler vardı. ama nihayetinde new york neden olmasın dedim. çünkü new york çok güzel bir şehir. pep de burada 1 yıl çalışmış, o da bana önerdi ve orada mutlu olacağımı söyledi. takımı izledim, iyi bir takım olduğunu gördüm ve çalışmaya karar verdim. orada çalışmaktan memnundum. mls her sene daha da iyi oluyor. belki bir gün tekrar dönerim.

    avrupa ve amerika arasında teknik direktörlük konusunda ne farklar var?

    ilki oyuncuların teknik kaliteleri olabilir. her sene daha iyi amerikalı oyunculara rastlıyoruz. hatta avrupa’da dortmund’ta, chelsea’de oynayanlar da var. ama yine de amerika’da teknik direktörlük (aslında tam olarak “one & two touch” diyor, pep’in drillerinden biri sanırım) avrupa’ya göre daha zor. çünkü oyuncu kalitesi avrupa’daki gibi değil. elbette genç oyuncular gayet iyi. öğrenmeye çok açlar, 3-4 yıla kadar kalite oldukça yükselmiş olur. fakat yine de teknik kalite amerika ve avrupa arasındaki temel fark diyebilirim. sanırım barcelona’da, bayern munich’te, man city’de en üst seviye takımlarda üst seviye oyuncularla çalıştığım için şanslıyım. çünkü onlara “one & two touch oynayalım" dediğimde bunu yapabiliyorlardı. mls’te bu daha fazla efor ve zaman gerektiriyor. fakat dediğim gibi bence 3-4 yıla kadar amerika avrupa’ya kafa tutacak seviyelere gelecektir. avrupa’da bana soran arkadaşlarıma da hep söylemişimdir. mls’e giden birine emekli olmuş gibi davranılıyor. ama mls çok zor bir lig. avrupa’dan mls’e gelen oyuncular oranın en iyisi olacağını düşünüyorlar ama sonra yüzde yüzünü vermeden bir şeyler ortaya koyamayacaklarını anlıyorlar.

    amerika’nın futbolda lider ülkelerden biri olabilmesi için ne gerekiyor?

    bence şu an doğru yoldalar. stadlar bazen çok iyi olmayabiliyor. ama genç oyuncular tekrar etmem gerekir ki muhteşemler. giovanni reyna şu an borussia dortmund’ta oynuyor. sadece 17 yaşında. seneye bizim takımdan başkaları da bundesliga’da oynamaya başlayacaklar. alfonso davis kanadalı mls’ten bayern’e gitti ve orada her maç oynuyor. bu kolay değil. bu demektir ki, şu an mls ve avrupa futbolu aynı seviyede değiller ama çok yakınlar. 25-27 yaşındaki oyuncular için bu durum farklı olabilir fakat genç oyuncuların çok yüksek potansiyelleri var. hatta benim avrupa’da tekrar çalışma düşüncem var. oraya götüreceğim 2-3 genç oyuncu şimdiden aklımda (hadi inşallah). eminim orada oynayabilirler.

    4-4-2 baklava oynayan bir takıma karşı nasıl savunma yaparsınız?

    bana böyle bir soru ne zaman sorulursa diyebileceğim tek şey “istediğiniz gibi oynayabilirsiniz” olur. ama benim kendi fikrim 4-4-2 baklavayı en iyi 3-4-3 baklava ile savunabileceğiniz yönündedir. çünkü bu sayede defansta 2’ye karşı 3 kişi savunursunuz, orta sahada 4’e karşı 4 ile eşit olursunuz ve hücumda 3 hücumcu ile atak yaparsınız. ama dediğim gibi, istediğiniz herhangi bir dizilimde oynamak mümkün. eğer iyi hazırlanmışsanız beşli defansla da oynayabilirsiniz, 4-3-3 de oynayabilirsiniz. ama bu soru özelinde konuşmak gerekirse 4-4-2 baklavaya karşı oynamak zordur. ben 3-4-3 oynardım çünkü dediğim gibi defansta bir oyuncu fazlasınız, orta saha aynı ve hücumda üç kişi iyi bir seçenek olacaktır. bazen arkadaşlarım ya da diğer hocalar arayıp “sence 4-3-3’e karşı en iyi nasıl oynanır? ne düşünüyorsun?” diye soru soruyorlar. onlara “ne bileyim? nasıl oynamak istiyorsun? önde mi basacaksın? yoksa çakılı defans mı yapacaksın? ne tarz bir oyun oynayacaksın? 4-4-2 de olur 4-3-3 de olur. hepsi olur”. soruya dönecek olursam, yüzde 90 ihtimalle 4-4-2 baklavaya karşı yine baklava orta sahalı 3-4-3 oynatırdım. (tamam hocam anladık, üçlü defansçısın, üç kere anlattın)

    hangi oyuncular size neleri nasıl öğretti?

    her oyuncu farklıdır. bir öğretmeni düşünün, sınıfındaki her öğrenci kendine hastır. oyuncularımdan da çok şey öğrenirim. örneğin bir çok çeşit kanat oyuncusu ile oynayabilirsiniz. ama hepsinden aynı olmasını isteyemezsiniz. bir başkası ile aynı olmak zordur. bazısı geniş oynamayı sever kimisi dar. her bir oyuncumdan bir şeyler öğrenmişimdir. çünkü onların yeteneklerine saygı duymak zorundasınız. onların yeteneklerini kullanabiliyorsanız onlardan öğrenmeye başlarsınız. 4-3-3 oynayacak bir takımda oyuncularınızı illa kanat gibi oynayacak şekilde zorlayamazsınız. oyuncularım bana bunu öğretti.

    oyuncuların pep’in pozisyon futboluna ayak uydurmakta en çok zorlandığı şeyler nelerdir?

    ilki oyunu dar alanda oynuyor oluşunuz ve orta sahada çok fazla oyuncu olması. mümkünse çok hızlı oynamak zorundasınız. oyuncularıma hep “topu geriye gönderince durmayın. hareket halinde olun” derim. güzel olan tarafı şudur ki 2-3 ay çalışınca çok iyi bir oyun ortaya koymaya başlarsınız (bizde 3 senedir tık yoktu da neyse...). çünkü maçlar antrenmanlara göre çok daha geniş alanlarda oynanır. fakat oyuncular için zor olan şey orta alanda çok fazla oyuncu olmasıdır. pozisyon futbolunun bir çok şekli vardır. 4-4-3, 7-7-3, 4-4-4, 8-8-3 (burayı anlamadım. sanırım antrenman drillerinden bahsediyor) antrenmanların son gününde genelde 7-7-4, 8-8-3 oynarız. bu orta sahada bir sürü adam olacağı anlamına gelir. bu yüzden çok hızlı tepki vermeniz gerekir. çünkü böyle oynamaya alışırsanız normal bir maçta çok daha büyük alanlar bulursunuz. fakat mesela mascherano barcelona’ya ilk geldiğinde pozisyon futboluna pek alışamadı. river plate’ten gelmişti ve 17 yaşındaydı. pozisyon oyununu anlayamıyordu. o yüzden oynamak ona çok zor gelmişti. pozisyon futbolunda en önemli şey hemen karar verip 1 ya da 2 dokunuşta topu gönderip yer değiştirmektir. topu kaybettiğinizde ise hemen reaksiyon gösterip geri almalısınız. o yüzden açılışlarda ve orta sahada topu hemen almak gerekir. pozisyon futbolu oynayan takımlarda sahada olan şey budur.

    sizce teknik direktör olmak isteyen biri akademik olarak bu işin okulunu okumalı mıdır?

    elbette. çünkü bu oyunu bilmek çok önemlidir. rakip analizi, teknik analiz yapabilmek, oyunu ve oyuncuları anlayabilmek çok önemlidir. akademik eğitiminiz olsa da olmasa da teknik direktörlük için tutkunuz olmalı. çok fazla maç izlemelisiniz. sahada ne oluyor anlamalısınız. sonra kendinizi yapabileceğinize ikna etmelisiniz.

    --- alıntı ---

    https://seyler.eksisozluk.com/...-tum-merak-edilenler
  • 18
    https://youtu.be/J0hq13epy2k

    sports digitale youtube kanali icin alp ulagay the atlatic’in man city muhabiri sam lee ile domenec torrent uzerine bir roportaj yapmis.

    ılginc sayilabilecek bir detay olarak sam lee torrent’in ayrilana kadar city’nin duran top organizasyonlarindan sorumlu oldugunu, o ayrildiktan sonra mikel arteta‘nin bu gorevi devraldigini ama torrent kadar basarili olmadigi icin city’nin bir sene sonra duran toplar icin yeni bir koc getirdigini anlatiyor.
  • 20
    dome hoca hakkında en çok hoşuma giden şey, aç bir hoca olması. bir teknik direktör olarak kendini ispat etmeye, pep öğrenme tekerlerinden kurtuldum artık bisikletimi kendim sürüyorum demeye ihtiyacı var. bu bağlamda onun galatasaray’a ihtiyacı daha fazla. yeni hoca arayışlarında çok dillendirdiğimiz genç, başarıya aç, gelişime açık, modern futbola hakim bir hoca kriterlerinin birisi hariç hepsini karşılıyor. kendisi genç olmasa da teknik direktörlüğü genç bir isim. tek soru işareti diye bahsedilen futbolcularla iletişim sorunu bile özellikle genç antrenörlerde sık karşılaşılan bir sorun. bazen kırk yıl gemicilik tecrübeniz olur. yirmi yedi yıl gemi kaptanlığı yaparsınız. sizi tecrübelisiniz diye yeni yapılan bir geminin kaptanı yaparlar. bu gemiyle ilk seferinizde daha önce defalarca geçtiğiniz güzergahta buz dağına çarpıp gemiyi batırabilirsiniz. belki kırk yıl tecrübeniz vardır ama titanic gibi bir gemiyle ilk tecrübenizdir. bazen de kovboy filmlerindeki gibi kasabaya yeni bir şerif gelir... mevcut durumda bizim gemi zaten su alıyor. kendisinden beklenti ise düşük. başarısız olma ihtimali daha fazla. başarısız olduğunda galatasaray bir geçiş dönemini atlatmış olur. dome hoca ise büyük bir fırsatı kaçırmış olur. başarılı olması durumunda ise yana yakıla ikinci bir pep arayan avrupa kulüplerini kapısına dizmesi olası. yani her iki durumda da cimbomda fazla kalacağına ihtimal vermiyorum. tabi gönül başarılı olmasını ve derwall’in yaptığı gibi büyük bir yapılanmanın öncüsü olmasını istiyor ama bu gönül galatasaray’a gelen her hoca hakkında böyle hissettiği için çok da şey yapmaya gerek yok. bu "kısa" dönemden beklentim; güçlü bir oyunumuzun olması, maçlardan sonra gazetelerde sarı kırmızı “dome dome kurşunu” manşetlerini görmek (allah tersten göstermez inş.). tribünlerin de ayrışmayı bırakıp şarkıyı söylemesi. umutlarımı yüksek tutmuyorum ama bir insan ancak dileyebilir. şarkıyı da dinlemek isteyenler için bırakıyorum. https://www.youtube.com/watch?v=xY8-vKsJ6QI
  • 21
    yaptığı açıklamalara bakınca 8 haftadır takımı değil fatih hocanın basın toplantılarını izlemiş gibi bir görünüm veren teknik direktörümüzdür.

    https://twitter.com/...gfRaoyz2INQ&s=19
    https://twitter.com/...xbvqpCDIXfA&s=19
    https://twitter.com/...caCqwNzTpUg&s=19
    https://twitter.com/...NWeWAz8AUfQ&s=19
    https://twitter.com/...6emG31173xw&s=19
    https://twitter.com/...j10Srt4PawA&s=19
  • 22
    “ruh halimizi geliştirmeliyiz” diyerek olayı özetlemiş teknik adam. katılmamak elde değil. hatta arttırmak lazım:
    tüm kulübün ruh halini geliştirmeliyiz. 20 ocak 2022 galatasaray kasımpaşa maçı maç sonu açıklamları:

    --- alıntı ---
    hocamızın maç sonu değerlendirmeleri şu şekilde:

    “uzatmalarda iki gol attılar. skor 2-1 olduktan sonra gol atma şansımız vardı. ikinci yarı daha iyi oynadığımıza inanıyorum. savunmada ve ofansif olarak bire birlerde kayıplarımız oluyor. dönen topları kazanamıyoruz. takım son 20 dakikada gerçek anlamda sıkıntı yaşıyor.”

    “ruh halimizi geliştirmeliyiz”

    “yaklaşık 7-8 oyuncu eksiğimiz var. bu bir bahane değil gerçeklik. burada olma sebebimiz takımın iyi sonuçlar çıkarmamasıydı. yedi günde daha iyi oynadığımızı söyleyebiliriz. kendimizi geliştirdik. yedi gün içerisinde üç tane önemli maçımız vardı. kendimizi geliştirmemiz gerektiğini görüyoruz. elimizde ne varsa onunla oynadık. daha fazla geliştirmemiz gereken konu kendi ruh halimizle ilgili.”

    takıma geri döndürebileceğimiz oyuncu var mı önce ona bakacağız. sonra da en iyi şekilde hazırlanmaya çalışacağız. gelirken durumu biliyorduk. antrenman yapmadan 7 gün içerisinde üç maçımız vardı. victor, taylan, berkan gibi oyuncularımız başlayacaklar. galatasaray gibi bir takım, galatasaray’a yakışan sonuçlar alamayınca oyuncular da moral olarak etkileniyor. onların performansında değişiklik oluyor. onları mutlu edebilmek için çok daha iyi oynamamız, çok daha iyi sonuçlar almamız gerekiyor.

    --- alıntı ---

    https://www.galatasaray.org/...en-aciklamalar/50244
  • 24
    haluk yürekli tarafından 1.5 senelik maaşı toplamda 2.775m euro olduğu iddia edilen teknik direktörümüzdür. sanırım bir de uzatma opsiyonu varmış.

    https://twitter.com/...OoaA3F5eG5A&s=19

    adamı maaşı üzerinden eleştirmek gibi bir şey yapacak değilim. bu sözleşmeyi silah zoruyla kapmadı ama diyeceğim başka bir şey var. bu saatten sonra paramız yok, kaynak yaratamıyoruz falan filan diyen olursa en üst perdeden tepki vereceğim. madem kariyerinde 50 galibiyeti olmayan adama yaklaşık 3m euro verebilecek kadar paramız var o zaman o transferler de seve seve yapılacak. hadi bakalım bekliyoruz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın