resim
Didier Yves Drogba Tébily
Görev:Kulüp Sahibi
Takım:Phoenix Rising
Yaş:48
Uyruk:Fildişi Sahili
  • 1680
    kendisiyle ilgili şöyle bir anım olan azman.

    2003 yılında fransada yazın kamptayken, siyahi bir fransız arkadaşla futbol geyiği yapıyorduk. kendisi de marseille taraftarıydı ve galatasaray'ı biliyordu. bana bir gün, bizde drogba diye bir oyuncu var, of çok iyi demişti, kim lan o demiştim kendi kendime. türkiye ye dönünce açtım cm yi adam 26 yaşına giriyor, bu yaştan sonra nolur ki bundan dedim.

    güldüm şimdi.
  • 1685
    http://distilleryimage2.s3.amazonaws.com/...4c22000a9e0896_7.jpg

    çin'de zayıflamış futbolcu. adamlar bunlardan yiyor gece gündüz nasıl zayıflamasın? :(

    http://sphotos-a.ak.fbcdn.net/...182_1589384803_n.jpg
    http://sphotos-f.ak.fbcdn.net/...5716_111860199_n.jpg
    http://sphotos-c.ak.fbcdn.net/...793_2049884288_n.jpg
    http://sphotos-c.ak.fbcdn.net/...2010_664953574_n.jpg
  • 1687
    hakkında yazmak istediğim çok şey var ama nasıl toparlarım bilmiyorum. elbette çok gurur verici, heyecan verici bir transfer ama kafamdaki soru işaretlerini atamıyorum. biraz fazla mı oldu diye düşünmeden edemiyorum. kağıt üstünde her şey iyi giderken keyif kaçırmak da istemem, böyle insanlara da uyuz olurum normalde ama umuyorum kuşkularım gerçeğe dönüşmez. ilk başta futbol takımı kadromuz açısınden ele alacak olursak transferi, forvete ihtiyacımız var mıydı? sezonun ilk yarısında bir türlü istediğimiz futbolu oynayamama sebeplerimizden biri forvetlerle takımın arasındaki uyumsuzluktu, oyuncu tarzları yüzünden. burada çare ya farklı tarz bir forvet almak, ya da orta sahanın önüne bu geçişi yapabilecek yaratıcı bir adam yerleştirmekti. biz ikisini birden yaptık, bana göre 1 tanesi yeterli olacaktı. sneijder ve çift forvet oynama işini sezonda çok az maçta deneyebiliriz, drogba da banko oynayacaksa eldeki burak, umut ve elmander ne olacak? tabi ki terim en iyi yolu bulacak ama, yeni bir oyun planımız olacak gibi duruyor, diziliş açısından. yabancı kontenjanı, dışarda kalacak oyuncular gibi problemler sakatlıklara, cezalara, form durumuna göre değişecek zaten ama açıkçası amrabat'ı da silme lüksümüz yok.

    2. konumuz takım kimyası. devre arasında yapılan radikal hamleler genelde işe yaramaz, hatta ters teper. biz 2 tane çok önemli, bir takımı seviye atlatabilecek oyuncu aldık. haliyle de dediğim gibi belki bizi taktik değişikliğe itecek, bu hali hazırda bir yola girmiş, geçen yıl şampiyon olmuş, yerli oyuncu iskeletini oturtma yolunda, bir kaç yıllık hedef koymuş takım için iyi bir hamle gibi gözükmüyor. yepyeni bir yola girmek akıllıca olmayacak, hele ki şampiyonlar liginde de devam ediyorken, umutluyken. alacakları ücret, takım arkadaşlarının dışlaması gibi magazinel işleri konusmaya gerek dahi duymuyorum, sadece takım kimyasını bozmalarından çekiniyorum.

    gelelim 3. konumuza, yönetimsel duruma. bir kaç sezon önce de hatırlıyorum, neill, jo ve santos transferleri sonrası insanlar bütün premier lig türkiyeye gidiyor, neler dönüyor orada yazmışlardı. şimdi bunun 2 tık üstü kalitede adamlar geldi, duyulan sözler çok güzel. herkes bizden bahsediyor, formamızı almak istiyor, maçımıza gelmek ya da internet üzerinden izlemek istiyor, şampiyonlar ligi için bizi destekliyor, pes'te fifa'da bizi seçmek istiyor. yurtdışında genç nesil 2000lerdeki halimizi bilmediği için garip geliyor gördüğüm kadarıyla onlara, en azından şimdilik bu yolla olsa da adımızı tanıtıyoruz onlara, ilgi topluyoruz. lakin bizi yanlış tanıyanları da var, açıkçası neye benzeteceğimi bilmiyorum dışardan galatasarayı nasıl gördüklerini. türk futbolsever atıyorum salzburg bu transferleri yapsa ne düşünürdü? zengin biri satın almış, getiriyor yıldızları.. ama işin aslı öyle değil bizde, evet, iyi paralar veriyoruz ama avrupa'da herhangi bir iyi takımın vereceğinden fazla vermedik. atıyorum zenit'in hulk'u alması gibi transferler değil bunlar, keşke bilinse. galata$aray yazıyor bazıları, sinir oluyorum. bu para nereden geliyor yazmışlar, yok öyle bir şey, düzlüğe çıkmış, iyi gelirleri, stadı, vizyonu, hedefleri ve başarıları olan bir takımız sadece, ve daha da iyi olacağız. ama bunun da dozunu ayarlamk lazım, herkes bir porto olmak ister, biz de genc oyuncu bulalım, onları satalım bu paralara diye, ama bu bir süreç. şu an genc ve ünsüz bir adamı keşfetme işini yapacak durumda değiliz ülke olarak, avrupalılar orada sistemi oturttu ve tercih edilecek ilk takımlar onlarda. biz de onlardan olmak için isim yapmalıyız, bunu da avrupa çapında başarıyla elde eder, kurumsal yapını oturtursun. buna geçen ilk yol da bir kaç yıldız ve kariyerli oyuncuyu getirmekle başlıyor. bana göre biz burdayız, başkanımız da bunu söylemiş zaten. ama ne kadar planla gidiyoruz ben bunu bilmek isterdim. yani devre arasında sneijder ve drogba transferleri bir planın parçasımıydı? yoksa spontane gelişmiş, ihtiyaca göre ya da taraftardan gelen yüksek reaksiyonun gazıyla mı yapılıyor? çünkü öyle bir hava var ki şu anda, bu 2 transferle avrupanın en iyisi olduk, lig garanti, yarı final banko. hafiften şımarıklığa kaçıyor, fenerbahçelileşmememiz lazım. genelde onlar böyle adamlar alır, biz daha düşük çapta, ama savaşçı, ruh, karakter sahibi yabancılarla ve altyapmızla, yerli kadromuzla daha başarılı olurduk. bu özelliği kaybetmemek şart. elmander gibi adamları uzaklaştırmamak lazım. biz bana göre bir ruhu, futbolda hala inanmanın, tutkunun, ilahi şeylerin, tribünde yaratılan bir kıvılcımın alev topuna dönüşmesinin temsilcisiyiz. parayı bas yıldızı getir reklamını yapın deil, yani futbol ne kadar endüstriyelleşse de, duygusallığa yer kalmasa da, ben kabul edemem. biz galatasarayız, şov takımı değiliz.

    daha çok şey konuşulacak, sabırsızlıkla bekliyorum formamızla göreceğimiz günleri, yaşı, şuyu buyu sadece saçma bahaneler, biliyorum, ve gelen ismin drogba olmasının sihrinin yanında, cidden mutluyum. zamanımız var, artık bizle, bu başlık artık bizden birinin, şimdilik içimdeki sıkıntılar bunlar, bundan sonra, zaten ben demiştim demem asla, umuyorum sadece attığı golleri, yaptığı asistleri, getireceği kupaları yazarız burada. hoşgeldin aslan parçası, parçalı fil. *
  • 1689
    riskli transfer. galatasaray büyük oynuyor. umarım yatırımımızın karşılığını alırız.
    ancak kendisine 1,5 sezon için ödenecek 10 milyon küsür eu'nun aklıma yatan tek açıklaması sanıyorum ünal aysal sezon sonunda 25 milyon eu'ya satılacağı haberleri ayyuka çıkan muslera ve 20 milyon eu'ya satılacağı haberleri ayyuka çıkan burak yılmaz'ın transfer gelirlerinden bir kısmını drogba'ya yatırdı. her halinden belli ki sabah uyandığında tuvalete gidene kadar bile atacağı adımları teker teker hesaplayan bir adam ünal aysal. umarım bu satışlardan artacak parayla bizi yabancı sınırını dert etmekten kurtaracak gökhan inler ve onur kıvrak transferlerini şimdiden çözmüştür. çünkü burak yılmaz gibi bir adamı kaybediyorsak şu an yer yüzünde reputasyonu belli bir seviyeye ulaşmış futbolculardan eşdeğer kaliteye sahip tek türk gökhan inler'dir. 11'den bir türk eksiltiyorsanız hangi mevkide oynadığı önemli değil en az aynı kalitede bir başka türk oyuncuyla ikame etmek zorundasınız, yoksa kadro kaliteniz erezyona uğrar ve elinizde lincoln, elano, keita, baros, kewell, dos santos, jo gibi iyi yabancılar varken mustafa sarp, barış gibi kalitesiz türk futbolcularla sahaya çıkmak zorunda kalırsınız ki, birbiriyle aynı dili konuşmayan böyle bir takımın ahenk yakalayıp başarılı olması imkansız olur. bu senaryoyu bir kere yaşadık, bir kez daha yaşamayalım.
  • 1692
    kendisi riskli bir transfer değildir bence.

    şimdi...

    wesley sneijder'e yıllık 4,5 milyon € versek gıkımız çıkar mıydı ? hayır.

    biz wes'e kaç veriyoruz ? 3,2.

    4,5 - 3,2 = 1,3

    wes 3 sene oynasa 1,3 x 3 = 3,9 yaklaşık 4m civarı para eder mi ? evet.

    bu 4m ile drogba'nın imza parası çıktı.

    e dünyanın en iyi forvetlerinden biri de bir yılda 4m alsın abi.

    hayırlı olsun tekrardan.
  • 1693
    bonservisine tek kuruş para ödenmemesinden dolayı imza parası verilmiştir kendisine. yani 4 milyon euro imza parasını bonservis olarak görmek gerekir. selçuk inan'a da verilmişti böyle bir miktar imza parası.
    ligde galibiyet başı 1 trilyona yakın para veriliyor zaten. şampiyonlar liginde geçilecek bir turla bile parasını çıkaracaktır.
    amına koyum drogba gelmiş bana şunları yazdırıyonuz ya :(

    düzenleme: selçuk'a 1.2 milyon euro vermişiz.
    http://kap.gov.tr/...dirim.aspx?id=157605
  • 1694
    wesley sneijder'in gelişine daha çok sevinmiştim haklı sebeplerden dolayı şöyle ki; ilk süper starımızdı bu sene inter'den ve 28 yaşında almıştık, hala onun şokundayımdır. ancak parçalı ile çekilen fotoğrafı gördükten sonra aralıksız 1 saattir fotoğrafa boş boş bakıyorum, hiç bir şey yaptığım yok bir drogba'ya bir üstündeki parçalıya bakıyorum, sebepsiz sırıtıyorum sonra tekrar drogbaya bakıyorum evet bu adam delirmiş diyebilirsiniz. ama gerçekten hani bu zamana kadar çok güzel transferler gördü bu bünye ama hep bir aması vardı hep bir yerinden sızıntısı vardı kadroların, an itibari ile kusursuza yakın bir kadromuz var belki buna seviniyorumdur, belki drogba geldi diye seviniyorumdur belki de yer yüzünde en çok sevdiğim futbolcu gönül verdiğim renklere geldi diye seviniyorumdur. sevincimin bir tarifi yok şuan da 1 saattir fotoğrafına bakıyorum ve sebepsiz yere sırıtıyorum. çok büyük topçu, premier lig'e damgasını vurmuş, sadece barcelona ile olan hesaplaşması yüzünden yüreğini ortaya koyarak barcelonayı elemiş (benim gözümde cl'yi chelea'ye drogba getirmiştir) kupaya hasret diye bayern'i devirmiş bir adam. allah yönetimden de kimin emeği varsa herkesden razı olsun. üniversite öğrencisiyim ve ayrı şehirde okuyorum, zar zor kendimi geçindiriyorum fakat en az 2 forma almayan da namerttir açık ve net.
  • 1698
    gerçekten her özelliğiyle hayran olduğum bir futbolcuydu kendisi. takımımızda en çok görmeyi istediğim futbolcuların başında geliyordu. geçen sezon başında transfer haberi çıktığında geleceğine inanmaıştım, bu sefer de inanmamıştım.

    ama işte bu sefer gerçekti ve drogba artık galatasaray'da idi. hem takımımızın vizyonu hem de saha içindeki başarısı açısından müthiş bir hamle.şu an yurtdışındayım , ülkeme gelir gelmez ilk işim drogba forması almak olacak.

    fenerli taraftarların çok pahalı veya çok yaşlı gibi avuntularını izlemek ve takip etmek bile bizlere şimdiden drogba'nın keyfini sürdürmeye başladı. fenerliler unutmadan bekir irtegün'ün mü egemen korkmaz'ın mı yoksa serdar kesimal'ın mı drogba'yı marke edeceğini de tartışsınlar. bunu yazarken ben bile gülüyorum, acaba bu oyuncular kendi aralarında ne yapıyorlar acaba ? 33.hafta oynamamak için hangi bahaneyi üretsek diye kafa yoruyorlardır herhalde:)
App Store'dan indirin Google Play'den alın