resim
Claudio Cesare Prandelli
Görev:Teknik Heyet Sorumlusu
Takım:İtalya
Yaş:68
Uyruk:İtalya
  • 1853
    bunu tam olarak nereye yazsam bilemiyorum çünkü birçok konuyu kapsıyor.

    sabri sarıoğlu başlığında sormuştum geçenlerde; (bkz: #1594842)

    sabri neden kesildi, neden geri geldi, geri gelir gelmez nasıl kadroya girdi; hepsi muallaktı.
    doğru düzgün hiçbir açıklama yapılmamıştı ve bütün galatasaraylılar aptal yerine konuluyordu.
    ben bu "karaltı"lardan nefret ediyorum işte.
    basında üzerine en çok gidilen, en çok açığı aranan takım biziz; buna rağmen şeffaf olmayı, ellerine koz vermemeyi beceremiyoruz.
    buna rağmen bunca milyon dolarlık adamlardan biri bile akıl edip de şeffaflığı birinci öncelik haline getirmiyor.

    neyse.
    daha yeni, lütfetmiş ikinci başkanımız da "sabri, mancini'nin raporuyla kadro dışı bırakıldı. şu andaki durumumuzda sabri ihtiyacımız olan futbolcudur. kadroya çağırılmıştır. zaten bir suç işlememişti ki affedilsin" gibi bir beyanat verebilmiş.
    bu da biraz şöyle, hani açıklama yapmayacaktık da, siz aç zavallılara, marabalara lütfettik, alın idare edin der gibi.

    bu ne lan?
    1) sabri, mancini'nin raporuyla kadro dışı bırakıldı. (prandelli? o bi' soluklansın hele. kim lan prandelli?)
    2) şu andaki durumumuzda sabri ihtiyacımız olan futbolcudur. (prandelli? o kim la? ihtiyacımız diyorum olm. biz biliyoruz ihtiyacı)
    3) kadroya çağrılmıştır. (prandelli? olm mal mısın? biz çağırdık tabii ki)
    4) zaten bir suç işlememişti ki affedilsin (prandelli? olm yönetim cezalandırır yönetim affeder)

    ya dede, harbiden, sende nasıl bir gurur var ya?
    bir kulübe imza atıyorsun, o kulübün bir oyuncusu (sabri özelinde cereyan etmekle birlikte olaylar; sabri için kişiselleştirip de başka yere çekmemeye çalışacağım) kadro dışı bırakılmış, sözleşmesinin uzamasını borçlu olduğu eski hocası, senin de tanışık olduğun mancini'nin raporuyla kadro dışı bırakılmış hem de. hem de eboue ile birlikte, sonuç itibariyle ilgili pozisyonda seçeneksiz bırakarak.
    birincisi, mancini'nin raporu doğrultusunda sabri'nin kadro dışı bırakıldığına inanmıyorum. bence ikinci başkan yalan söylüyor.

    bakın 3 eylül 2014 tarihinde prandelli, röportajında ne demiş?

    --- alıntı ---
    - sabri’nin gönderiliş kararını mancini’nin raporuna göre mi aldınız? bu konuyu açabilir misiniz?
    - hiçbir zaman kişisel bir karar almadım sabri konusunda. zaten nasıl bir insan olduğunu da bilmiyorum sabri’nin. sadece sportif amaçlı bir proje vardır. bizim sportif projemizde maalesef kendisi yer almıyor. yani biz hiçbir zaman kimsenin raporunu dinlemedik. önceden kim vardı, onu dinlemedik.
    - kısaca sabri konusunda bu mancini’nin tasarrufu değil. mancini ile bu konuyu konuşmadık. mancini’den rapor almadım. bazen değişiklikler şok edici olabilir. futbolun içinde bunlar var
    --- alıntı ---

    prandelli diyor ki "ben kadro dışı bıraktım", iki ay sonra ikinci başkan diyor ki "mancini kadro dışı bıraktı".

    lan siz insanla dalga mı geçiyorsunuz?
    hiç mi utanmanız yok?
    bu kadar arsızlık olur mu?

    varan 1.
    sana rağmen, istemediğini söylediğin bir oyuncuyu, yeni yönetim geri çağrıyor ve "oynatacaksın" diyor besbelli.
    sen de oynatıyorsun!
    ilk maçında hem de!
    haftalardır takımınla antreman yapmamış bir adamı, 2 ay önce açıkça istemediğini söylediğin adamı çat diye takıma alıyorsun.
    hiçbir isim özeline girmeyeceğim, değil sabri, messi bile olsa, azıcık karakter sahibi olsaydın, ya baştan kabul etmezdin sabri'nin kadro dışı kalmasını diyeceğim ama kendin demişsin "istemiyorum" diye; ya da madem sen istemedin, sen kadro dışı bıraktın; geri döndürüldüğünde ve sana "oynatacaksın" denildiğinde hadi ordan lan!oynatmıyorum! oynatacak hoca istiyorsanız sözleşmemi yerine getirin, beni kovun, yerime oynatacak hocayı getirirsiniz! diye koyardın masaya.

    sen ne yaptın?
    tıpış tıpış oynattın sabri'yi.
    bakın bu, aynı zamanda, kadroyu prandelli'nin hazırlamadığının, prandelli'nin artık sadece bir kukla olduğunun da açık bir kanıtıdır.

    varan 2.
    senin açıkça istemediğini söylediğin adam için, 2 ay sonra "ihtiyacımız var" diyor ikinci başkan :)
    ve dönüyorum başa, sen paşa paşa sabri'yi alıyorsun 11'e.
    iki ay önce ne demişsin?
    "sportif amaçlı bir proje vardır. bizim sportif projemizde maalesef kendisi yer almıyor"
    arkadaş o zaman ya iki ayda bir sportif proje değiştiriyorsun,
    ya o zamanlar yönetimi korumak için böyle bir beyanat verdin,
    ya mancini'yi korumak için böyle bir beyanat verdin,
    ya da hiç sportif projen falan yoktu, aklınca hava yapıyordun takıma.

    her türlü sonuçta, bu kutsal renklerin hocası olmayı haketmediğini gösterdin.

    varan 3.

    sabri kadroya çağrılmıştır.
    sabri'yi istemediğini söylemiş prandelli 3 eylül 2014 tarihinde değil mi? evet söylemiş.
    bugün ikinci başkan ne diyor?
    sabri kadroya çağrılmıştır.
    bariz olan nedir?
    kadronun kontrolü prandelli'de değildir.
    kimde olduğunu bulmak için ayrıca tartışırız.
    ama kesin olan şu ki, kadronun kontrolü prandelli'de değildir.

    varan 4.
    zaten bir suç işlememişti ki affedilsin.
    burda ikinci başkanın yalanını ortaya koyacağız.
    bir oyuncu bir suç işlememesine karşın kadro dışı bırakılıyorsa bunun sebebi formsuzluğu ve/veya disiplinsizliğidir.
    ikinci başkan ne demiş? koşarak bakınız madde 1'e: sabri, mancini'nin raporuyla kadro dışı bırakıldı.
    hani şu, son yıllarda sabri'ye en çok şans veren, yere-göğe sığdıramayan, sayesinde sözleşmesindeki x maç oynarsa 1 yıl uzar (unuttum şimdi x'i kusura bakmayın) maddesini kullanmasına vesile olan, kaptanlığı veya formu veya disiplini ile ilgili tek bir söz bile etmemiş, tek bir eyleme bile imza atmamış mancini'nin raporuyla :)
    velhasıl (bunu da kullanmayı sevmiyorum; uzun sözün kısası daha iyi) sabri'nin formsuz-disiplinsiz olduğuna dair en ufak bir işaret yok. bu kesin. bunu koyun cebe.
    suç da işlememiş diyorsun.
    e kardeşim bu adam neden kesik yedi?
    demek ki ikinci başkan yalan söylüyor.
    bu net.
    peki devam edelim.

    ikinci başkan neden yalan söyler?
    sabri'nin kadro dışı kalmasıyla ilgili iki seçenek kalıyor geriye;
    ya prandelli, söylediği gibi kendi kararıyla sabri'yi kesti, ya da eski yönetim prandelli'ye "bu adamı keseceksin" dedi.
    aysal'ın sabri'nin kesilmesini istediğine yönelik iddialara bakalım.
    diyorlar ki "terim'le arası çok iyi. bilgi uçuruyor. o yüzden aysal, sabri'yi kestirdi".
    lan :)
    ahahajsfnakjdsn
    böyle boş argüman, böyle aptalca iddia olmaz :)
    aynı aysal, terim'in gülleri selçuk inan ve burak yılmaz'la bildiğin emeklilik planı yapıp kucağımıza bıraktı gitti :)
    biz hâlâ daha bu bir halta yaramaz qanqalarla 4-5 yıl daha ne halt edeceğimizi düşünüyoruz :)

    ya arkadaş, bunu hakaret olarak söylemiyorum, sakın yanlış anlaşılmasın ama sabri'nin ne çapı böyle "ajanlık" yapmaya uygundur; ne de karakteri.
    istese de yapamaz bu herif.
    desen ki selçuk inan. desen ki burak yılmaz.
    hele selçuk inan.
    yılanın önde koşanı.
    çakalın dünya markası.
    yapar mı yapar.

    sabri'ye kötü futbolcu de. sabri için galatasaray'a yakışmıyor de. sabri için kendini bir gram geliştirmedi de ama sabri'ye ajan diyemezsin abi.
    olmaz sabri'den ajan.

    geriye ne kaldı?
    kaldı mı dohuz?
    kaldı tek bir olasılık kalıyor; prandelli sabri'yi kendi kesti.

    tamam.
    kes.
    kararındır.
    bakın arkadaşlar, yukarda kendisinin neden kukla olduğunu, neden kadroyu kendisinin kurmadığını somut olarak anlattım.
    kimin kurduğu, söylediğim gibi ayrı bir tartışma konusudur.
    bunun için örneğin bir galatasaray maçının ardından canımız ciğerimiz her şeyimiz hagi'mize ağzına geleni söylemekten geri kalmayan bir emekçi düşmanının, bir ihale avcısının, neden şimdi inatla "hocamızın arkasındayız" diye debelendiğine bakabilirsiniz.
    benim özellikle takıldığım, galatasaray'ın tarihinde sanırım kendisi ilk kukla hoca olmuştur.

    bakın saha içinde yaptıklarımız ve yapamadıklarımızı tartışmıyorum.
    zaten bu aşamada bunları tartışmamız anlamsız.
    takım başında kenara iteklenmiş bir hoca var.
    istifa edecek kadar bile de karakteri yok.
    zaten bitmişiz biz.
    bu sezon şampiyon olsak ne olur olmasak ne olur?
    bugün bir ilkesinden vazgeçen yarın 10 ilkesinden vazgeçer.
  • 1854
    sabri olayı aslında tamamen yonetimin bok yemesiydi bu adamın başına kaldı. prandelliyi pek sevmem hatta sabri konusundaki kararıyla da yanlış bir hareket yaptıgını soylemiştim ama aslında en az suclu adam prandelli bu olaylarda.

    dusunun yabancı bir sehre geliyorsunuz. baskan diyor ki filanca oyuncu var biz bu adamı satmak istiyoruz sportif olmayan sebepler var. en azından satmasak bile ortamımızda olsun istemiyoruz. senden ricam bu adamı kadrodısı bıraktıgını soyle medyaya. zira bu oyuncu bizim takım kimligimize olumsuz bir imaj katıyor.

    muhtemelen sportif olmayan bir sebeple takımdan dıslanmasını istediginde aysal, prandelli sabri hakkında kalmasından yana bir gorus bildirmedi. cok dogal bana kalırsa. cunku takımın sahibi bu oyuncunun bu takıma yakısmadıgını soyluyor. kalması icin neden ısrar etsin ki. gel zaman git zaman sabriyi ancak a2ye gonderebilen yonetim sallanıyor ve sonrasında kendini feshediyor. bu sefer ikinci round baslıyor. yeni yonetim sabriyi geri istiyor. prandelliye geri al diyorlar. prandelli de adamı bilmiyor ki. denememiş. belki de iyi oyuncu cıkacak la bu herif. bi denemek mantıklı bile gelebilir. o da bu sekilde geri almakta bir sakınca gormuyor. cunku zaten gondermek kendi kararı degildi.

    bence geri alması degil de alıs sekli sıkıntılı. bu adamı kadroya alsa, alırken de "yeni yonetimimiz takımı bu kaos durumunda eski tecrubeli oyuncularla birarada gormenin yararına inandı ve bir sans verip denemek istedik sabriyi" dese, ilk mac onsekize almasa ikinci mac yedek tutsa ve ucuncu macta onbire koysa boyle yaygara kopmazdı. yine belki hafif bir otorite sorunu olurdu ama suanki kadar bariz olmazdı.

    prandelli kendi agzından sabriyi diger yonetimin gonderdigini soylemenin ayıp olacagını dusunup birsey demedi bu konuda. ama keske yumusak bir kac soylemde bulunabilseydi. ancak esas suclular sabriyi durusundan öturu sevmiyoruz diyemeyen aysal yonetimi ve sabriyi "hocam ilk mactan onbire koyalım da taraftar nasıl kenetlendigimizi gorsun" diyip onbire yazdırtan yeni yonetimdir. prandelli ise her iki durumdada başındakilere sukran duyan biri olarak pasifize oldu. daha dogrusu pasifize edildi. iyi niyetinden oturu de birsey diyip ortalıgı karıstırmak yerine susmayı tercih etti. bana kalırsa gonderilirken kesip atması normal algılanabilir ama albayrak tarafından direkt onbire alınmasına bunu biraz erteleyelim diyememesi taraftarın gozunde onu bu konuma soktu. biat anlayısına bu kadar ters olan bir camiada biat anlayısını yasatan teknik adam olarak en cok dusmemesi gereken konuma dustu.

    dedigim gibi eski yonetim de yeni yonetim de hoca da suclu. ama su sureci yonetirken eline yuzune bulastıran iki yonetim hocadan kat be kat daha suclu. hocaya bu imajı onlar yapıstırdı. ne yazıkki hoca da giymekte sakınca gormedi.
  • 1855
    kendisinden yavaştan bi lucescu tadı almaya başladığım hoca, berbat futbol ama deplasman ya da ev farketmeden alınan net galibiyetler. * bana kalırsa sezon sonuna kadar arkasında durulmalıdır ve şayet durulursa şampiyonluğu getiren hoca olacaktır. bu konuda taraftara çok iş düşüyor, bu sezonun sonuna kadar bu adamda sabretmeliyiz. geçen sene dönem ortasında teknik direktör değiştirdik ebemizin örekesini gördük. devre arasında değiştirmemiz dahi çok risklidir ve bu sezon da kaybedilebilir.

    sezonun sonuna kadar sabredilmelidir kendisine. eminim ki böyle giderse bizi şampiyon yapacaktır. tabii işine karışılmaz ve kendisine uygun çalışma ortamı hazırlanırsa.

    ayrıca sabri'yi kendi insiyatifiyle kadro dışı bırakmamış hocadır. *
  • 1859
    geldiğinde takımda taraftarda öyle bir etki yarattı ki: bu adamla 5 sene üst üste ligte şampiyon olup, şampiyonlar liginde her sene çeyrek final yarı final oynucağız zannedildi.şunu kabul etmek gerekir ki bu adam beklentilerimizin çeyreğini bile karşılamadı gerçekten bu adamın verdiği kararlar kullandığı cümleler itici (bkz: agresif olmalıyız) çıkarttığı 11'leri bir nebze anlarım çünkü o hocanın kendi insiyatifidir tamamen marjinal bir kadro çıkartmadığı sürece kararlarına saygı duyulması gerekir.benim futbol anlayışımda bu 11 deki oyuncular uygun dersin bunada eyvallah ama sen galatasaray gibi büyük bir takıma gelip kendi kararlarını veremiyorsan kendini piyon gibi kullandırtıyorsan bu olmaz sabri olayı sneijder olayı olcan ve bruma'yı gereksiz gereksiz 18'e almamalar adamların tamam antrenman performansı kötü 11'e almassın ama 18'e almamak nedir senin yedek kulübünde bunlardan daha iyi kim var yada ilk 11'inde? ben söyleyim kimse yok. bu türden davranışlar ipin ucu kaçırıldığında oyuncuları hem takımdan uzaklaştırır hem futboldan hemde takım içi gerginliklere neden olur.
    prandelli'nin oynanılan kötü futboldan önce bu takımın patronu benim ısmarlama iş yapmam demesi gerekir gerekirdi çünkü: başarının sırrı disiplindir oda bizde şuan eksilerde umarım artık takıma ağırlığını koyar.
  • 1862
    bizi sampiyon yapmasi halinde istifa etmeyecegini dusundugum teknik direktorumuz. neden etsin yahu? mis gibi sehir, mis gibi tesis, turkiye'nin en buyuk kulubu, sampiyon da olmussun, eh nereden baksan italya'da alacaginin cok cok uzerinde bir maas ceki de var, ne zoru olabilir ki? bizi sampiyon yapip da istifa eden iki teknik direktorumuz oldu bugune kadar; ilki feldkamp, ikincisi terim (2000 senesi).
  • 1864
    galatasaray'ın oynadığı oyunun otoriteler tarafından beğenilmemesi hakkında kendisinden yorum yapılması istenince kendisi aynen şu cevabı vermiştir.

    "fiorentina'da ve italya milli takımı'nda avrupa'nın en iyi defans kurgusunu oluşturmuştuk. bloklar arası bağlantıyı sıkı tutup birbirine daha yakın oynayan bir savunma anlayışı aşılamaya başladık.
    eleştirilere kulak asabilirim işimizin bir parçası ancak yorumculara buradan soruyorum türkiye'de hangi takım iyi oynuyor?"
  • 1865
    türkiye'de hangi takım iyi oynuyor diye buyurmuş kendisi. elbette avrupa çapında iyi takım yok şu an türkiye'de. ama bizden daha iyi oynayan 16 takım var türkiye'de. bir balıkesirspor var kötü, ona da yenilmeyi başardı zaten. biz taraftar olarak çok şey beklemiyoruz kendisinden. sadece takımın biraz ne oynadığı belli olsun, formsuz oyuncuları kesmeyi bilsin, biraz saha dışında bir patron olduğunu belli etsin yeter. gerçeklerle yüzleş artık, şu takımı 10 yaşında bir çocuk yönetse senden kötü yönetemez.
  • 1871
    aslında kendisine roberto mancini kadar sempatim veya inancım yok ama beni yanıltmasına inancım var.kabul edelim ki galatasaray a gelen ismi kariyeri olan teknik direktörler sıkıntılı dönemde,geçiş döneminde geldi.şu anda da ntvspor da cl de ki takımların bio sunu izlerken galatasaray tanıtımında prandelli nin söyledikleri beni etkiledi."galatasaray oyununu değiştirmek istiyordu ben de değiştirmek için geldim.daha önceden galatasaray rakibinin hata yapmasını bekleyen takımdı.ben rakibi hataya zorlayan takım yaratmak istiyorum."
    hayırlısı diyelim.bişeyler bekliyorum yine de.
App Store'dan indirin Google Play'den alın