*

  • 347
    bak bak sen haysiyet ve şeref eksikliği çeken şu adama? koskoca galatasaray'ı kimlerle yan yana getirmeye çalışıyor. uzun cümleler kurup entelektüel göründüğünü sanarken kahvedeki dayı ayarında yorumlar yapıp, bir de söylediği her bir kelimede sinirlenip kendinden geçiyor. zamanında şu an görev aldığı devletin kanalını da ülkeyi de yozlaştıranlarla, o kanaldan da ülkeden de daha köklü koca galatasaray'ı aklınca eşleştirip el ele yürümüş algısı yaratmaya çalışıyor.

    adil ve objektif göründüğünü sanarken, 3 temmuz nedeniyle neredeyse bizi suçlayacak kafaya nasıl ulaştığını da merak etmiyor değilim. şikeyi yapanlara tek bir laf etmeyip, şikeyi yapanlara herhangi bir ceza verilmemesi hakkında tek bir cümle sarf etmeyip, galatasaray'ın hakkıyla öne geçmesini bu sürece bağlamak nasıl bir akıl tutulması, nasıl bir hazımsızlık örneğidir sayın adi-l cem bey?

    geçmişten beri yaptığı konuşmalardan anladığımız kadarıyla sol görüşün etkilemiş olduğu fikirlerini, nasıl da sağ bir ağızla harmanlayıp, sanki zamanında cemaatle kol kola yürüyenler kendileri değilmiş gibi davranan iktidardakilerin söylemleriyle, trt'de oraya buraya göz kırpmak iyi kazanç getiriyor mu, biraz da bu konuda merakımızı gidersen keşke.

    şu an görev yaptığın trt, fetö yapılanmasından ve benzer zihniyetteki adamlardan kurtulduğu zaman teneke bağlanıp gönderilecek ilk kişilerdensin, biliyorsundur umarım. nerede düzgün, tertipli, güzel diksiyonlu türkçe'ye sahip sunucularıyla yorum yapmadan tarafsız şekilde yayın yapan eski trt, nerede şimdiki yozlaşmış kurum ve çalıştırdığı çiğ insanlar?
  • 358
    lig radyoya transferi resmi olarak açıklanan gazeteci. her transfer masasında varız.

    --- alıntı ---
    türk medyasının özel isimlerinden cem dizdar, artık lig radyo’da… deneyimli gazeteci "tek başına" isimli programıyla hafta içi her gün 10.00-11.00 saatleri arasında türkiye’nin spor radyosu lig radyo’da sizlerle buluşuyor. ilk yayın, 21 ağustos 2023 pazartesi günü saat 10.00’da…

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...z9Wnl88n0AQ&s=19
  • 395
    birader sen ne sıfatla yorumculuk yapabiliyorsun ya bu cehaletle? ifab denen bir şey var. her şeyi bırakıp seni mi ikna edeceğiz, sana göre mi karar vereceğiz doğruya yanlışa? sen kimsin? el doğal konumda evet, aynı hafta almanya’da benzer pozisyon oldu devam edildi daha önce şampiyonlar liginde oldu, dünya kupasında oldu hepsinde devam edildi. ilk defa hakemler son dk lehimize bir doğru karar vermiş yapılanlara konuşulanlara bak. yasin kol’un yaptıkları, sene başından beri aleyhimize yapılan hakem hataları ve fenerin lehine hakem hataları unutuldu bu pozisyon konuşuluyor. ya siz art niyetlisiniz, birilerinin maşasısınız. sizin gibiler olduğu sürece bir şey düzelmez zaten. birilerine yaranmaya, istediklerini konuşmaya devam edin.

    https://x.com/...FmEHwBp4GzxLGCoaGHzg
  • 201
    ben seviyorum kendisinin futbola bakış açısını ve yorumlarını.

    genelde sosyoloji üzerinden ele alıyor konuları ve bana göre de bu doğrudur çünkü bir ülkenin toplumsal yapısı neyse içinde barındırdığı diğer öğeler de onunla ilintilidir.

    hakemler adil olmalı diyoruz mesela ancak senin ülkende ne kadar adalet varsa onlar da ancak o denli adil davranırlar kaldı ki hakemler hakim veya daha genel bir tabir ile hukuk insanı değildirler. ortada bir oyun var ve o oyun dengeli bir şekilde oynansın diye kurallar konulmuş ve bu kurallara mümkün olduğunca paralel bir şekilde o oyunu yöneten birisidir hakem. burada en sonlara doğru konuşulacak şeydir hakem.

    hakemleri hunharca eleştirmenin hiçbir manası yok. mesela ondan önce senin sahadaki futbolcun ayakta kalmaya çalışacak, yere atmayacak kendini, zaman geçirmeyecek, taraftarın rakip oyuncuya veya herhangi bir kişiye yabancı cisim fırlatmayacak, küfür etmeyecek yöneticiler rakiplerini tehdit etmeyecek,ün şöhret, para için o koltukları kullanmayacak, yolsuzluk yapmayacak, federasyondaki yöneticiler atama ile o mevkilere getirilmeyecek ve o mevkiler kimseye peşkeş çekilmeyecek, futbolun içine siyaseti karıştırmayacaksın, şike yapmayacaksın, medyadaki aktörler kimseleri hedef göstermeyecek, adam asmaca oynamayacak ki ancak o zaman hakemler hata yaparsa onu konuşuruz.
  • 141
    seri için yorum yaparken çekememezliği her halinden belli olan yorumcumsu.

    seri'ye verilen paraya kafayı takmış. merak ettim max kruse için söyledi mi bunları? adamın imza parası ve yıllık alacağına bakılınca biz seri'yi yarısından çok azına aldık. günümüzde 1,5 kiralama ve 2,5 maaş az bile. yönetimimiz çok iyi bir iş başardı. cem dizdar ve benzerleri çekememezliğine devam etsin.

    bir de 3 kuruşa adam alalım derdinde. 3 kuruşa alalım ki seri gibi yıldızları alıp güçlenmeyelim.
    neymiş yapılandırmadan gelen paralar böyle saçılıyormuş. iptal edilsin yapılandırma kardeşim biz hepsinden iyi durumdayız. yiyorsa iptal edin hadi.
    yanlış duymadıysam bu konuda "yapılandırmayı transferler sonrası yapacaklar kurallara takılmayacaklar" minvalinde bir şeyler zırvaladı. beşiktaş yapılandırdı ya hani konuşsun şimdi. istiyor ki küçük oynayalım güçlenmeyelim.
  • 225
    kendini çok matah bir şey olarak görür, karşısındakini sürekli anlamamakla itham eder ve asla karşısındakinin fikrine saygısı yoktur ha sorarsan ne iş yapıyorsun diye dünyaya faydan ne diye bilgisi yok fikri var yazılar yazar ve spor yorumculuğu yapar bunu da gazetecilik olarak adlandırır dünyanın en boş beleş mesleklerinden birini yapan biri için fazla havalı.
  • 348
    18 temmuz 2023 tarihinde trtsporda yaynlanan progrmada yine bağırıyor, çağırıyor isyan ediyor. berkan'ın normal bir açıklaması üzerine saçma sapan bir kurgu oluşturup isyan ediyor. psikolojisi hiç iyi değil. bu adam bu bilgisizlik ile nasıl yıllardır ekrana çıkıyor. tam anlamıyla dunning kruger effect yaşanıyor. hiçbir şey bilmiyor ama her şeyi bildiğinden emin. 70 yaşına gelmiş huzur vermeyen dede gibi. hiçbir şeyi beğenmiyor ama hiçbirşey önermiyor. bunun torpilini merak ediyorum. sosyal hayatta böyle olsa çok dayak yer.
    edit: uyarı için colligationem arkadaşımıza teşekkür ederim (dany değil dunning)
  • 23
    yaklaşık 20 sene boyunca aynı eşofmanı giyip kah tribünde gazete yiyip ona buna tehditler savururken, kah gece kulübü kapısında üstü açık arabalardaki mankenlere sarılıp arabadan düşürürken, ya da rakip takımın sahasına bir şekilde bayrak dikerken ama her daim keyfine göre iş yapan bir adamken fenerium malı formayla sahaya inip kaptan(!)ına sarıldıktan sonra özel güvenlikler tarafından danışıklı dövüş bir itiş kakışla sahadan yürüyerek çıkarılan bir meczuba dönüşen rambo okan sendromuna yakalanmış olan abimiz. arada sırada gazete sütunlarında, çok daha nadiren televizyon ekranlarında görüldüğü yıllarda iyiydi güzeldi de, biraz endüstriyelleşip zırt pırt biryerlerde göründükçe kendinden uzaklaşmış; tabiri caizse alışmamış götte don durmamıştır.

    (bkz: no al calcio moderno)
  • 321
    yorumsuz kendisinin adamlığını paylaşıyorum. eşini darp ettikten sonra beni tırnakladı diye karşı dava açan adamı tv'ye hem de devlet kanalına spor yorumcusu olarak çıkarıyorlar. dava sonucu ne oldu haber yok muhtemelen temizlenmiş haberler kendisini koruyanlar tarafından bulursam onu da eklerim buraya. avukat arkadaşlar varsa sistemden bulup paylaşırlar belki.

    --- alıntı ---
    boşandıkları gün eşiyle son bir akşam yemeği yemek isteyen ünlü spor yorumcusu cem dizdar ve selin barlas'ın yemekte başlayan tartışması evde arbedeye dönüştü. cem dizdar, eski eşini kafasını yumruklayarak kemik kırığı oluşturacak şekilde darp etti. yargılanan dizdar, eşinin de kendisini tırnaklayarak yaraladığına dair rapor sundu. dizdar'ın eski eşine de yaralama davası açıldı.

    ikili boşandıktan kısa bir süre sonra son bir akşam yemeği yemek istedi. bunun için istinye'de bir restoran giden çift arasında yeniden tartışma yaşandı.

    iddiaya göre barlas'ın evine giden çift arasında başlayan tartışma kısa süre sonra arbedeye dönüştü.

    yine iddiaya göre cem dizdar, selin barlas'ın göğsüne, kafasına yumrukla vurup yaraladı. dizdar, iddiaya göre eski eşini darp ettikten sonra olay yerinden ayrıldı.

    hastaneye başvurarak tedavi altına alınan selin barlas'ın vücudunda kemik kırığı olacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde yaraladığına dair rapor verildi.

    rapor sonrası savcılığa başvurarak şikayetçi olan barlas, eski eşinin cezalandırılmasını istedi. savcılık yürütülen soruşturma sonunda, vücutta kemik kırığı olacak biçimde yaralama, hakaret' suçlarından iddianame düzenledi. 6,5 yıla kadar hapsi istenen cem dizdar, olayla ilgili kendisinin de yaralandığını iddia ederek, savcılığa başvurdu.

    karşılıklı darp davası

    dizdar, aralarında kıskançlık nedeniyle tartışma çıktığı, eski eşinin araba kullandığı sırada kendisini eliyle darp ederek yaraladığını iddia etti. kendisinin de darp edildiğine dair raporu svcılığa sunan dizdar, eski eşinin cezalandırılmasını istedi. savcılık, selin barlas'ın araç içerisinde seyir halindeyken dizdar'a sağ ve sol elini kullanarak yumruk attığını iddia ederek barlas hakkında dava açtı.

    iddianamede, dizdar'ın, sağ gözünde, kafasının sağ tarafında, sağ omuzunda darp izine rastlanıldığı ve vücudunda tırnak izlerine rastlanıldığına dair sunulan adli tıp raporundan bahsedilerek, barlas'ın 'basit yaralama' suçundan cezalandırılması istendi. dosya, cem dizdar'ın yargılandığı dosya ile birleştirilmek üzere asliye ceza mahkemesine gönderildi.

    https://m.sabah.com.tr/...beni-tirnaklariyla/2

    --- alıntı ---
  • 14
    bugün çok güzel bir yazı kaleme alarak bazılarının riyakarlıklarını yüzüne vurmuştur.

    --- alıntı ---

    hayde eğlenun hayde!

    fenerbahçe yönetimi galip geldikleri maçın ardından 'zaferi' taraftarlarına, tabutu trabzonspor formasıyla örtülü kazım koyuncu'nun 'hayde'siyle kutlattı...

    kazım’ı kazım yapan onlarca halden biri de kuşkusuz ki trabzonspor taraftarı oluşuydu. futbolu da severdi kazım hepimiz gibi, hayatı da...

    futbol malum nicedir kendi sevincinden öte başkalarının üzüncünün/acısının eğlenceye katık edildiği bir oyuna dönüştü. kazım da görmüştü yaşarken bunları, biz yaşayanlar hâlâ görüyoruz.

    oysa, mağlubun ‘hayde’ ile ‘ti’ye alınmaya çalışıldığı saracoğlu stadı, insan acısının en keskin yaşandığı yerlerden biridir. iki sezon önceydi... bu pazar gecesi ‘hayde’nin yükseldiği hoparlörlerden o gün yanlış anons yapılınca yüzlerce insan sahaya akıp çimler üzerinde ‘timsah yürüyüşü’ yapmıştı coşkuyla... son anda gelen şampiyonluğu kutluyoruz sanıyorlardı. gerçeğin ortaya çıkması uzun sürmedi ve o ‘timsah yürüyüşü’ fotoğrafları günlerce bir başka ‘mizah’a konu oldu..

    o günlerde “bir fenerli’nin acısına bakmak” başlığıyla yazdığım yazıda şöyle demişim; “başkasının acısı, hüznü üzerine neşe, eğlence kurmak olsa olsa biz ‘medenilere’ özgü bir hal olmalı... her şeyi eğlence malzemesi haline getirebilen, eğlencenin olmadığı bir hayatı anlamsız bulan bu hal, hüzne, eleme burun kıvırdığından birilerinin acısını da gülünç bir malzemeye dönüştürmek için çırpınıyor...”

    o gece o statta ‘ayağı taşa değen’ fenerliler, önceki akşam bir başka yerde üzülenleri eğlence malzemesi yapıp, ‘nasırlarına basarak’ acıtmaya çalışıyorlardı. kuşkusuz ki aralarında bu cümbüşe katılmayan ‘aksiler de vardır’, onları tenzih ederim...

    oysa kazanılmış bir maçın ardından kendi kavillerince eğlenip, galibiyetlerini hep yaptıkları gibi ya da yeni bir şeyler yaparak doyasıya kutlayabilirlerdi.

    maç sonu trabzonspor başkanı sadri şener, “rahmetli kazım koyuncu’nun şarkısının maç sonu çalınması hiç hoş değildi. fenerbahçe camiasına yakıştıramadım” diye sitem ediyordu.
    trt spor’da yaptığımız ‘spor manşet’e gelen ve başkalarının hüznünü anlamamız için ‘acıyı ters yüz etmemizi’ öneren gökhan adlı arkadaşın twitinde ise şunlar yazıyordu; “avni aker’de trabzon galip gelse ve ‘şu metris’in önü bir uzun alan’ çalınsa düşünceleri ne olurdu acaba?..”

    ne diyordu gülten akın ‘ilkyaz’da... “ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya...” şimdi denecek ki, “basit bir olaydan çıkara çıkara bunu mu çıkardın? bu düpedüz demogoji...” bunu diyecekler belki haklı da. çünkü, biz hâlâ başka bir oyunu izliyor, başka bir oyunu seviyoruz...

    --- alıntı ---
  • 379
    şahsi gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki bu adam inandığı şeyleri takım ayırt etmeksizin söylemekten çekinmiyor ve türk spor medyasında bunu yapabilen ender isimlerden kendisi. bu demek değil ki bu adam her dediğinde haklı. "al sana şu kadar para, programda şunları şunları söyle" ajandasıyla yorumculuk yapanlar sektörde ezici bir üstünlükteyken kendisi gibi yorumcuları dinlemek bana epey keyif veriyor.
  • 104
    1 mart 2018 beşiktaş fenerbahçe maçından sonra şenol güneşin basın toplantısında ne konuşacam futbol bitmiş sözü üzerine;

    futbol bitmiş mi? bittiği noktadan sonra bu konuşmalara gerek yok. futbol bitmiş de git. başka bi açıklama yapma. yapma. icra da etme. futbol bitmişse parayı da kazanma. yılda 2 milyon kazanıyosun. benim için bitti futbol. senin için devam ediyor. para var ortada. nası bitiyor senin için futbol. neden bahsediyoruz saha içinde oynanandan mı? altı maç ceza almış caner erkin hakeme el kol hareketi yapmış, dün ön sol oynuyor. bitmiş mi futbol? bitmemiş. sen istedin diye futbol bitmez. ben istedim diye biter. ben derken kendimden bahsetmiyorum. kitlelerden bahsediyorum. bu kalabalık isterse futbol biter. sen istersen bitmez. manasız konuşmalara gerek yok. net konuşamıyorsan; yarın ona ihtiyacın varsa, öbür gün buna ihtiyacın varsa, beni de şöyle anlarlar diyorsan demek ki futbol bitmemiş. yarın onun için futbol var olduğu için, hesabı olduğu için cebine koyuyor demiş spor yazarı.
    üslubu konusunda bende çoğunluğa katılıyorum. sert bi üslubu var.
App Store'dan indirin Google Play'den alın