• 1651
    23 mart 2022 galatasaray divan kurulu toplantısında da söylendiği üzere, 26 mart 2022 cumartesi'ye kadar istifa etmezlerse ibra edilmeyecekleri kendilerine açıkça belirtildi.

    bundan sonra top yönetimde. umarım istifa ederler.
    görünen o ki, istifa etmezlerse hem ibra edilmeyecekler, hem de önümüzdeki dönemde kendilerine mahkeme yolları görünecek ve galatasaray'dan ihraç edilecekler.
  • 1653
    şu ana kadar başarısız olan yönetimdir. ama ben bu başarısızlığı lig sıralaması üzerinden değerlendirmiyorum. bizim gibi kulüpler nadir de olsa böyle düşüşler yaşayabilir.
    bu yönetim başarısız çünkü seçim öncesi verdikleri hemen hemen hiçbir sözlerini tutmadı veya bazı sebeplerden dolayı tutamadı. öncelikle pilot kulüp konusunda tabiri caizse yalancı çıktı. stad sponsorluk anlaşmasında 100 milyon dolarlık teklif sözü yalan oldu ama en azından anlaştıkları gün karşılığı hemen hemen 100 milyon dolardı. transferlerin 10 gün içinde biteceği vaadine çok takılmıyorum zira transfer sürecine birçok değişken dahil olabiliyor. kulübün temsili konusunda verdiği mesajları (kestiği raconlar) sanki unutmuş gibi tam tersi şekilde davrandı.
    beni asıl heyecanlandıran yurtdışından alınacak kulüpler vaadiydi ama herhangi bir kulüp adı bile duyamadık seçimden sonra. herşeye rağmen ben kendilerinin ibra edilmesi taraftarıyım. en azından bir sene daha yapacaklarını görelim ki şu an olduğumuz pozisyondan daha kötü olamayız. çünkü şu anda yerine çıkıp maddi olarak kulübü düze çıkarabilecek hiçbir figür yok. burak elmas sağolsun beklentileri yüksek tutmamayı ve herkesin yalan söyleyebileceğini galatasaray taraftarına uygulamalı gösterdi. ama kendisi türkiye'de ilk defa bir şey deniyor. profesyonel futbol aklı ile hareket ediyor. geç de olsa bu sistemin asıl faydasını önümüzdeki sene göreceğiz. çok doğru bir hoca ve işi bilen ekibiyle önümüzdeki sene çok iyi bir başlangıç yapacaklarını düşünüyorum. ayrıca maaş ödemelerini 30 milyon € ve altına çekebileceğinin sinyallerini bize verdi. başarırsa önümüzdeki yıllarda diğer kulüplerin düşeceği duruma düşmeden önümüz açık olur.
    son olarak; kulüp üyeleri ibra edip etmemeyi bir sopa gibi yönetimlere karşı kullanmamalıdır. her ne kadar yönetim şu ana kadar başarısız olsa da onlar da bu tablodan mutlu değiller ve senin benim gibi iyi galatasaraylılar ki üzeltmesi gerekenler de onlar. yeni bir yönetim gelse yapılan birçok şeyi değiştirecek (torrent'in kovulması gibi) ve bunun bile kulübe zararı olacak. nitekim, burak elmas ve yönetiminin göreve devam etmesi bir sezon daha gerekli.
  • 1654
    mustafa cengiz yönetimini ibra etmeyen kişilerden oluşan yönetimdir.
    başkan olabilmek için türlü türlü yalanlar söyleyen, gerçekleştiremeyeceği vaatlerde bulunan yönetimdir aynı zamanda.
    başkan olduğu hafta 100 milyon dolarlık stat sponsorluğunu açıklayacaktı. 770 milyon tl'ye fanatik galatasaray'lı erden timur'un markasından sponsorluk alındı. 10 yıllık bedel 47 milyon euro yapıyor an itibariyle.
    transferler 5 gün içinde bitmiş olur dediler, transferin son günü fellik fellik orta saha arıyorlardı. ki hatta bulamadılar, bu rezil duruma düşmemizin en büyük sebeplerinden birisi de budur.
    biz olduğumuz müddetçe fatih terim olacak dediler. 5. ay'da gönderdiler.
    bunun gibi bir çok şey var.
    soruyorum size, bu kadar yalan vaatte bulunan, söylediği hiçbir şeyi gerçekleştirmeyen aksine galatasaray'ı rizespor'a bile şamaroğlanı yapan bir yönetim sizce ibra edilmeli midir?
    benim taraftarı olduğum takım, güçsüz ve dilinden yalan eksik olmayan insanların yönettiği, arkasında 25 milyonluk taraftar gücü olmasına rağmen basit bir anadolu kulübüymüş gibi idare edilen bir takım değil.
    bunca yalana rağmen kendisini hala galatasaray başkanlığına layık gören var ise, buyursun tepe tepe kullansın.
  • 1655
    https://twitter.com/...UQy-mFkXAocVuKTnZmFA
    vicdanlarının rahat olduğu bir yönetimdir. takdir edilmeyi beklemiyorlarmış. ibra edilmeleri veya edilmemeleri meselesinden daha vahim bir durum bu açıklama. fatih terim ve gedson olaylarının dışında seçilmeden önce yapacağım dediklerinin hiçbirini yapmamış, camiayı yönetim ve sportif olarak kelimenin tam anlamı ile rezil etmiş, galatasaray camiasını hiçbir zaman olmadığı kadar dokunulur hale getirdiği yetmemiş üzerine vicdanlarının rahat olduğunu dile getirmiştir. ibra edilmiş veya edilmemiş benim için fark etmiyor. dursun bey gitti, mustafa bey gitti, burak bey geldi. herhalde bundan sonra yaşayacağımız adım aziz yıldırım'ın galatasaray başkanı olması. böylesine potansiyeli olan güzelim camia ne hallerde yanarım yanarım buna yanarım.
  • 1656
    yalanlar üzerine kurulu mevcut yönetim. atıp tutmakla, vaat ile başkan olunmayacağını galatasaray üyeleri umarım göz önünde bulundururlar. yoksa ben de şöyle uçarım böyle kaçarım diyerek başkan olabileceğimi düşüneceğim. şunu da eklemek isterim ki kendilerinin gelmesini çok istemiş olmakla beraber yaşadığım hayal kırıklığının haddi hesabı yok. yani benim için utanç kaynağıdır kendileri. ekibinde kadına saygısı olmayan birini böyle koruması ve geçenlerdeki programda kendisine bir de teşekkür etmesi de ayrı bir pişmanlık.
  • 1658
    ibra etmemek uzun vadede kulübe ne zararlar verir bilemiyorum. lakin ibra edilince ne olabileceğini son 9 ayda görmüşüzdür.

    her şeye rağmen rezil olsun istiyorum bu yönetim. rezil olsun ki öyle herkes galatasaray'a başkan adayı olmayı bile aklına getiremesin. o koltuk ne kadar ağır, bunu görmüşlerdir umarım. bulunur elbet o koltuğu dolduracak biri.

    yahu koca koca insanlarsınız, bir sözünüz mü tutmaz ?
  • 1659
    projeler söylendi yapılmadı. sözler verildi tutulmadı. vaatler verildi yerine getirilmedi. hepsine kılıf uydurabilirler, haklı sebebleri de olabilir ama iletişimsizliğin ve galatasaray’ın hakkı yendiğinde susmanızı hatta makamınıza tahir kıran tarafından beceriksizler diye hakaret edildiğinde konuşmamanızı kabul edemem. o koltuğun ağırlığını kaldıramadınız sayın burak elmas. beklentiler yüksekti, karşılaştığımız tablo bir o kadar tersi… buradan da biz taraftarlar ders almalıyız; bundan sonra yok öyle iki güzel lafa kanmak!
  • 1663
    çok umutlanmıştım, sonunda 1940larda, 50lerde doğan nesil geride kalıp yeni nesiller, geleceğin sahibi gençler yönetecek ve geleceğin galatasaray'ını hepimizin hayal ettiği gibi oluşturacaklar diye bekledim. ama işte bu umutlarımız yüzünden belki de elmas yönetiminin dezavantajlarına gözlerimizi kapadık. sonuç itibariyle çok başarısız bir dönem yaşadık, her açıdan çok kötü günler geçirir hale geldik ve yönetim de ibra edilmedi.

    elmas'ın ibrasızlık sonrası konuşmasında ne yalan söyleyeyim üzüldüm. yönetiminde sevmediğim insanlar var elbette ama, ben çocuk o daha çok gençken çok güzel günlerden geleceğin başkanı diye beklediğimiz bir ismin macerasının bu şekilde sonuçlanması belki de şimdi çoğumuzun idrak edemediği kadar büyük bir hayal kırıklığı.

    keşke böyle olmasaydı.
  • 1664
    umit edelim ki bircogumuzun gozlerini acabilmis yonetimdir.

    sirf terim ile calisacak diye, sirf genc diye, sirf sosyal medyada artistik sekilde akil verdi diye secilen bir baskandi... bundan dolayi secen ve destekleyen arkadaslarimiz umarim biraz gozlerini acabilmislerdir. iste ne terim kaldi, ne dinamik bir yonetim oldu ne de verdikleri aklin onda biri kendilerinde cikti...

    turkiye'nin en buyuk hastaligi olan populizm ile basa gelebilmis, fiyakalari cabuk bozulmus yonetimdir. populizm illetinden bazilarimizi kurtarabilmis ise en azindan biraz da olsa hayri dokunmustur.
  • 1671
    gitmeleri beni oldukca rahatlatmis basarisiz, gucyuz ve yuzsuz yonetimdir. degisimi sevmeyen bir toplum oldugumuz icin; burak elmas yonetiminin dun ibra edilmemesi ve bunun sonucunda bir nevi yonetimden el cektirilmesiyle birlikte yasanacak degisimden dolayi bazi taraftarlarimizin ve yazarlarimizin cekincesini anliyorum. ancak bu adamlar sadece yanlis transfer politikasi ve teknik ekip secimiyle gelen bir sportif basarisizlik yasamadi, soyle bir donup baktigimizda hemen hemen hicbir sozunu gerceklestirmedi. hatta baskan olan sahis baskan olmadan once acik acik yalan soylemis ki bu durumlara dustuk. kendisi de disiplinsiz ve liyakatsiz bir goruntu cizdi ve arsiz, sapik, kendink bilmez insanlarla calismaya onlari korumaya devam etti. yonetimiyle birlikte koz olarak kullandiklari insani igrenc bir sekilde kovdular (belki terim baska turlu gitmiyor denilebilir ancak o zaman kendisini bas kozun yapmayaksin), maddi kaynak, sponsorluk, seffaf ve guclu iletisim (ki secilmesindeki bir buyuk neden de buydu), tff ve paydaslarina karsi dik durus, basketbol ve amator subelere destek ve buralarda da basari ve benzeri bir suru sey. gecelim jimnastik kulubunu ya da fenerbahceyi, rize spor bize racon kesti, diger anadolu kulubu baskanlari palazlanir oldu. ben bu yuzden kendisini ve yonetimini acik ara en kotu yonetim olarak goruyorum. evet dursun ozbek de kotuydu ve bence yaptigi ciddi bir kac hata ve kuluple olan parasal konuda yasadigi problem olmasaydi kimsenin onu bu kadar kotu hatirlamayacagini da eminim. umarim burak elmas ve tayfasindan sonra dogru duzgun kisilikleri olan ve en onemlisi yalan soylemeyen, gercekten dik durup lafini esirgemeyen birileri gelir.
  • 1673
    tam olarak geldikleri gibi olmasa da geldiklerine benzer şekilde gitmiş olan yönetim. 26 mart 2022 galatasaray olağan mali genel kurulunun sonuçlandığı 27 mart 2022 günü sosyal medyada göreve geldikleri gün yaşanan bayrama yakın bir kutlama var. seçim dönemi clubhouse'da, space odalarında, youtube yayınlarında allanıp pullanmışlardı. özellikle fatih terim'in gönderilmesi sonrası sosyal medyada birey bazında olsun toplu olsun kelleleri istendi. oralarda kurulan taraftar, stad boş kalmasın diye sudan ucuz satılan biletlerle maça girince işi küfretmeye kadar götürüp galatasaray tarihinde yeni bir çığır açtı. hatta ve hatta normalde 300-400 kişinin katıldığı genel kurula 2500 civarında üye katıldı, 1500 civarında insan bütün gece oy atabilmek için bekledi. hatta yüzlercesi 22 saat boyunca salonda kalıp sonuçları yerinde takip etti.

    5 adaylı bir seçimde, seçim öncesi propaganda dönemindeki bombardıman arasında sadece başkanın kayınpederi olan efsane başkanımıza ve fatih terim sözüne yaslanarak işi götürmeyi başarmış bir yönetimdi. burak elmas'ın doksanlı yılların sonu ikibinli yılların başındaki tribün fotoğrafları, faruk süren'in eski dostları ile yaptığı kulis toplantılarından servis edilen fotoğraflar hariç bir halt yoktu aslında ama propaganda döneminde "kurtarıcı" olarak lanse edilip durdular.

    oysa rahmetli mustafa cengiz neredeyse ölümün kıyısına geldiğinde seçimin elbet yapılacağı, devir teslimi olacağı bir yıl öncesinden belliydi. ama ortada bir yıllık bir hazırlıktan ziyade 1-2 haftada toparlanmış gibi görünen bir ekip vardı...

    günün sonunda vasıfsızdan öte üyelerden teşkil edilmiş, kıl payı kazanabildiği seçim için uçan kuşa bile taviz verip pazarlık yapmış, işin sportif kısmından da idari kısmından da zerre anlamayan bir ekip oldukları acı acı ortaya çıktı. 8-9 ay önce güzellemeler yapanlar şimdi arkalarından teneke çalıp eğleniyorlar. kendileri öyle ya da böyle kişisel reklamlarını yaptılar. seçim uğruna pazarlığa oturdukları çevrelerin hepsi de galatasaray'ın sırtından alması gerekeni aldı.

    olan galatasaray'ın her branşta en azından bir sezonuna oldu. hatta belki gelecek iki üç sezonuna oldu. aldıkları tüm ekonomik, sportif ve idari kararların etkisi sıfırlanana kadar kaç yıl geçeceği muamma. hatta rezil geçirdikleri görev süresi sonrası "liseciler"in artık ağırlığını koyup böyle sürprizlere yer vermeyeceği öngörüsünde bulunursak belki de 10-15 yıla yayılacak bir kırılmanın başlangıcı oldular.

    umarım galatasaray taraftarı da, en azından bu işlere iyi kötü yön verebilen kesimi, gereken dersleri çıkarıp sadece bir fotoğrafın arkasından körü körüne gidilip yükselinmemesi gerektiğini öğrenmiştir. faruk süren'in hatıraları ve burak elmas'ın 1993'te manchester united karşılamasında çekilmiş fotoğrafla yola çıkıp "siktir ol git"e uzanan bu yolun sonunda galatasaray'ın menfaatine kazanımlar çıkarılabilir...
  • 1675
    sürekli değişime, sürekli seçime ve 6 ayda yönetim öğütmeye karşı olan biriyim. ama burak elmas yönetimi bu sonu maalesef ki hak etti. özellikle ışıtan gün meselesi ve tff ile olan mesele kendilerinin sonunu hazırladı. hoca ile yolların ayrılması inanın bu diğer faktörler olmasaydı çok kolay unutulurdu. dediğim gibi kişilerden bağımsız bu kadar kolay değişimin olmamasından yanayım ama kör göze parmağı soktular.

    kendilerini seçim öncesi destekleyen biriydim ben de. ama bu konu çoğu kişi gibi bana da ders oldu. seçim konusunda kimseyi desteklemenin manası yok. o koltuğa oturan herkes aynı duruşa bürünüyor maalesef.
App Store'dan indirin Google Play'den alın