fatih terim'i görevden alacak veya alabilecek bir yönetim değildir. zaten her ne kadar eleştirsem de
fatih terim'in görevden alınmasını değil, kendisinin bırakmasını isterim. ancak hocanın öyle bir düşüncesi asla yok, "ben bilirim, ders almam ders veririm" anlayışıyla da adalet mefhumu ve çağdaş futbol gerekliliklerini hatırlayacak, fark edecek hali de yok. o sebeple
fatih terim'e rağmen genç ve umut vaad eden kadromuzun şampiyonluk umudu taşımasını istiyorlarsa mutlaka ama mutlaka
babel,
arda,
feghouli üçlüsünden en az ikisini bir şekilde göndermediler, olmadı kadro dışı bırakmalılar. bu oyuncular kadroda oldukları müddetçe saçma sapan devre arası ya da 60. dk hamleleri bitmek bilmeyecek, hem oyunumuz bozulacak hem de
barış alper'in,
atalay'ın,
emre kılınç'ın ve hatta
morutan'ın sürelerinden çalacaklar bir nevi.
emre akbaba'da yaşadık bu durumu. akbaba gitmeseydi kılınç'tan önce sahada olacaktı geride kalan maçlarda.
adaletli bir hoca elinde babel, arda, feghouli belki kadroya derinlik katardı ama fatih terim düzeninde bu oyuncular taraftar nezdinde uluslararası ilişkiler tabiriyle
persona non grata* durumundadırlar. gerçi arda'nın istenebilir, kabul edilebilir olabileceği bir düzen benim için hiçbir şekilde yok.