1501
kendisini çok seviyorum ama ntvspor'da yorumcu olduğu zamanlarda sneijder hakkında hep mesafeliydi. bunu neden diyorum. tabi ki kendisi sportif direktör olursa sneijder'in sözleşme işi yaş olabilir.
genel olarak takımdaki yeniçeri lobisinin güçlenmesinden başka bir işe yaramaz kendisi.
1502
bk3 gelirse ws10 gider. bülent korkmazin nasil azili bir on numara dusmani oldugunu bilenler bilir. bilmeyenler varsa da benim aracılığımla öğrenmiş oldu.
buarada evlattan soğudum aq hergun yeni bir evlat cikar oldu meydana. valla sogudum.
1503
o kolu neden geçirdin bize be kaptan?
1504
kaptanlığımızı yapmış eski futbolcudur dahası değil. sportif direktörlük meziyet ister yürek, cesaret değil. kendisi tam anlamıyla düşük seviye futbol aklıdır. dünya futbolunun f'sinden çakmaz.
zaten cahil cahiloğlu diye bir adamla uğraşıyoruz, kendisi de gelsin son tüyü diksin amk. dingo'nun ahırı gibiyiz zaten, gel kardeş gel, sen de gel götür paraları, sıç kulübün içine olmayan futbol aklınla.
nasıl bir amatörlük içindeyiz sinirden kendimi sikecem.
1505
kendisinin sportif direktörlüğe getirilme ihtimalinin bile konuşuluyor olması galatasaray'ın düştüğü acınası durumun bir tezahürüdür. ben zaten artık ortamlarda batıya açılan pencere muhabbeti yapanların ağzına terlikle vuruyorum da, bu kadar da orta doğulu olmayalım artık yahu. yani 1 kulüp aynı hatayı defalarca tekrarlar mı? bu kulüp ne çektiyse kendi evlat(!)larından, efsanelerinden çekmedi mi? daha 15 gün önce başka bir efsaneyi çiğneyip tükürmüş bir kulüp, şimdi yenisine göz dikecekse yazıklar olsun.
galatasaray artık özüne dönmelidir! gerçek özüne dönmelidir! galatasaray'ın özü yeniliklere açık olma, muhafazakarlıktan sakınma, ilk ve öncü misyonunu taşıma olmalıdır.
bıktık, usandık artık bu yerellikten, lanet olsun, nereden bulaştı bu insanlar kulube! fransız kültürüne yakın olmasıyla övünen, her zaman tırnak içinde batı değerlerine sahip çıkan, kuru milliyetçilikten, adamcılıktan, hemşericilikten, evlatçılıktan uzak duran kulüp ne hallere düştü.
fenerbahçe bile bu zihniyetten kurtuldu, hocasını, sportif direktörünü avrupalı mantalitesindeki insanlarla değiştirdi, emre belözoğlu gibi evlat kere evlat, camianın göz bebeği adamı tek kalemde sildi attı. bizim başımıza musallat olan bu adamlar neyin peşine düşmüş, artık isyan etmemek mümkün değil!
1506
kendisi benim için bir futbol düşmanıdır.
bakın yolda görsem gerçekten titrer ve imza isterim o ayrı. öyle büyük bir yürek, öyle efsane bir futbolcudur ancak hocalığı, çıkardığı kadrolar, oynattığı futbol ve yorumlrıyla kendisi bir futbol düşmanıdır benim için.
1507
sneijder'e laf etmesi durumunda,ilk şutlanacak paratoner olarak yeniden efsane olacaktır.
1508
futbol oynamayı bıraktığı günden beri bizim için safi zarardır.
1509
kendisini galatasaray altında en son "küüüıııvvviiaalll"ın attığı gole "aferin, göt edeceksen beni böyle göt et" gibi görünen tepkisiyle hatırladığım heykeli dikilesi efsanemiz.
ama efsane olarak kalsın lütfen. kendisinin artık galatasaray'da savunmaya özel antrenör olması dışında bir katkısı olamaz.
hiç tecrübelerden ders çıkarmak yok bizde zaten. teknik direktör olması başlı başına hataydı zaten bunu da hiç olmamış kabul edelim. daha görevde olan cüneyt "sarı bıyık" tanman'ın düştüğü durum ortada.
hem evlat hem avrupai istiyorsanız tugay kerimoğlu var orada.
1510
hakkındaki sportif direktörlük haberlerinin feyk olduğunu düşündüğüm gerçek galatasaray efsanesi.
kendisi isterse galatasaray bünyesinde değil sportif direktörlük, kulüp başkanlığı dahi yapabilir. halı saha ve football manager arasına sıkışan futbol bilgileriyle burada her gün herkes hakkında istedikleri gibi ahkam kesen süper zekaların hayal dahi edemeyeceği bir futbol bilgisine sahiptir zira.
galatasaray forması ile çıktığı maç sayısı buradaki liselilerin izlediği galatasaray maçı sayısından daha fazladır. 18 yaşında galatasaray forması ile avrupa kupası maçına çıkmış, sonunda avrupanın zirvesine uzanmış bir kariyer.. galatasaray' ın evladı vs. gibi saçmalıklara gerek yok.. bülent korkmaz futbol bilgisi, duruşu, yönetme yeteneği ile galatasaray' daki her türlü yöneticilik pozisyonuna uygundur.
"yerellik"ten bıkıp usananlar uefa 2000' i ne çabuk unuttular amk.
1512
sportif direktörlük için yanlış isimdir. teknik direktörleri getirirsin sportif direktörlüğe, tıpkı aykut kocaman gibi altını oyar td'nin. yani akla ve mantığa ters.
sportif direktör değil süleyman hurma tipi bir menejer daha faydalı olur.
menejer ya da sportif direktörün td olma hedefi olmamalı. aksi halde uyum ve sinerji olmaz.
1513
edilen haltın üzerine dikilen tüydür bülent korkmaz. yabancı düşmanı, yeteneksiz yerli kayırıcısı bir arkadaştır.
1514
sportif direktörlük için galatasaray'dan herhangi bir teklif almadığını açıklamış. twitter goygoyu dışında geleceğine dair bir emare göremediğimdir.
1516
takımın sinir katsayısını yükseltecek kaptanımızdır.
öylece kalsa iyi olur.
1517
şu anda olmasa bile takıma sportif direktör getirilecek olsa ismi geçecek adamlardan birisidir. kulüpte "sportif direktörlük" diye bir makam var mı yok mu belli değil. şu şartlarda sportif direktörümüz var, şu şartlarda yok gibi saçma sapan yönetilen bir kulubüz zaten. eğer sportif direktör getirilecekse görev tanımı nedir o da belli değil. diyelim ki belli o görevi yapacak kişiyi sporcu eskilerimizi tek tek tarayıp içlerinden birisini seçerek bulmak gibi bir personel alım yöntemi var ki muhteşem bir yöntem! bu görevi yapacak adamın taşıması gerektiren özellikler nelerdir, referansları nelerdir diye araştırmak yok, şu bizim eski kaptanımız deyip adamı göreve getiriliyorlar, doğal sonuç olarak işi eline yüzüne bulaştırınca da taraftarın önüne nasıl atarız diyerek kuyusunu kazıyorlar. türkiye'nin en önemli iş adamlarından oluşan yönetim kurulu üyeleri şirketlerini de galatasaray gibi yönetip başarılı oluyorlarsa tüküreyim o ülkenin iş dünyasına...
1518
gelirse yabanci siniri 5+3'ten 0+0'a iner.
1520
mersin idmanyurdu ile 1 yıllığına anlaşmış yüce insan. allah yolunu açık etsin.
1521
galatasaray'ın puyol'u. ya da puyol barcelona'nın bülent korkmaz'ıydı. farketmez.. ikisine de yer var gönlümde. ikisinin de top tekniği alabildiğine zayıftı ama öylesine yürekli, hırslı, güçlülerdi ki dünyanın en iyi forvetlerine sahayı dar ettiler. rakip oyuncuların ikili mücadeleye girmeye korktuğu adamlar oldular, kalelerinin önüne duvar ördüler.
şimdilerde belli başlı klişeler var ya ayağı sağlam stoper, oyun kuran stoper bilmem ne. yok arkadaş. stoper dediğin rakibi hayattan bezdirendir, tekmeye kafa sokandır. kısaca puyol'dur, bülent korkmaz'dır. bunların yanında topu kullanabilme becerisine de sahip olursa ne ala. ama öncelikli görevlerini yapmazsa top tekniği, futbolculuk kabiliyetleri falan hikaye.
1522
kendisinden celimsiz tuy siklet semih kaya'ya düşmek attan inip esege binmekten beterdir.
keske olsa.
1524
bülent popescuyla güzeldi, tıpkı semihin ujfayla güzel olduğu gibi. bülent tam olgunluğa eriştiği donemde rast geldi popescuya, semih ise daha dizleri titrerken yarim sezon oynayabildi ujfayla. kanımca semihin en büyük şanssızlığı da budur. chedjou ne kadar ekstra özellikleri olan bir stoper olsa dahi stoper fundementali eksik olduğu için tam uyumlu bir ikili yaratmak için eksik kaliyor. yanina bir yönetici gerekiyor. hakan baltanin chedjouyla daha iyi bir ikili oluşturma nedeni de bu, hakan temel stoper ve bek egitimini almanyada almis, sol bek oldugu kadar stoper özelliklerini de beslemiş bir oyuncu. zaten maclarimizda savunmadaki esas liderin hakan olduğunu, savunmayı derleyip toparlayanin hakan olduğunu da dikkat eden her göz gorecektir.
neyse konu dağıldı. keske ujfa şöyle bir üç yil kaptan olarak kalabilse, bizimle devam edebilseydi. bugün semih de cok daha ilerde olurdu, ikinci bir bulent korkmaz çıkartmaya yakin olurduk. cunku semihin eksigi bu, tecrubeli partner, mentor, öğretici. yoksa semih'deki yurek de kaptandaki gibi, tekmeye kafa uzatir, gozunu gözünü kırpmaz atlar. ama gel gelelim savunmada popescu gibi biri yok, o yuzden bulent gibi birini cikartamiyoruz.
edit: hakan almanyada forvet egitimi almis ya la. cok ilginc bilgi, en azindan benim icin.
1525
annesi vefat etmiş efsane kaptanımız. sabır diliyorum.