1. orta: vasat-ı âsumanda mihr-i bahâr / azametle ziyâ-nisâr olmuş (muallim nâci). düzlüğün vasatında üstü kapalı, etrâfı açık kameriyemsi bir şey (recâîzâde m. ekrem). ♦ i.
2. içinde bulunulan şartların bütünü, ortam: şark da alaca, keyfî, başıbozuk bir vasat üstüne kayarak eski devirlerinin metot ve sistem şuûrundan uzaklara düşmüş bulunuyordu (sâmiha ayverdi).
3. vücûdun orta yeri, bel.
ѻ vasatü’l-kāme: orta boylu: esmerü’l-levn, vasatü’l-kāme olup… (belîğ).
vasat yetmezliğinden muzdarip takımımızın bu sezonki ılıma eğilimine konu olmuş futbolcu. ilıyacaksanız buna ılımayın lan, berat’a ılıyın, hadi o olmadı,
wilfrid kaptoum boşta, ona ılıyın (o da vasat ama hiç değilse barcelona altyapısı görmüş, sonradan barcelona görmemiş), hadi hiçbiri olmadı, bartuğ’un hakkını yemeyin. aytaç nedir açık mert korkusuz?