• 22
    kocum kosecki'nin üslup olarak çok şık ama içerik olarak benim nazarımda bir tahmin ve hatta temenniden öteye gitmeyen entrysi övgüler alırken kimse o entrydeki* varsayımların gerçekliğini pek sorgulamadı. benim o umut dolu entrynin tam aksi yönündeki karamsar entrymde yazdıklarıma ise kanıt isteniyor. kanıt yok diye eleştiriler alıyorum. o entryde fatih terim'in kafasındaki 3 yıllık planın ne olduğu anlatılmış. fakat gerçekten böyle mi bilmiyoruz, çünkü o entryde yazılan her şey bir varsayım. kanıt varsa lütfen gösteren ben de mutlu ve umutlu olayım takımız adına.

    oysaki benim yazdığım ve 3 yıllık planlama söylemini eleştirdiğim, bu söyleme dair herhangi bir şeyin, hele hele de kocum kosecki'nin övgülere mazhar olan entrysindeki gibi şeylerin bir yansımasının ne sahada ne de hocanın cümlelerinde olduğuna ilişkin eleştirilerimi sıraladığım entrymde bahsettiğim ''ghezzal olsa morutan olmazdı'' varsayımıma kanıt olarak fatih terim'in kendi ağzından çıkan cümlelerin video görüntünü paylaşabilirim. yabancı sınırlaması mevzusunu eklediğimizde ghezzal ve rosier transferleri olsa boey, victor, morutan ve cica'dan ikisinin olamayacağı zaten açık. keza elnany olsa son transfer edilen gustavo'nun kontejanı takılıp olamayacağı da açık.

    özel mesajlarla da tepki geldi. bir yazar arkadaşımız ghzzeal söylemi gerçek değildi, biz orada fiyat yükselttik sadece demiş. kanıt var mı? eldeki verilere göre konuşuyorum; biz ghezzal'ı istedik. fatih hoca bunu basın toplantısında açıkça vurguladı. ayrı fatih hoca tecrübeye ihtiyaç olduğunu, arda olsa, feghouli olsa puan kaybedilen trabzonspor maçının farklı olabileceğini de açıkça söyledi.

    kaldı ki hepimizi mutlu eden ve heyecanlandıran transfer döneminin bir benzerinin fenerbahçe'nin de yaşadığı ortada. keza 3 yıllık planlamaya yönelik eleştirilerim arasında genç oyuncularımızın plansızca kiralandığı da sanırım pek itiraz edilemeyecek bir durum. tüm bunların üzerine bırakın 3 yıllık planlamayı, daha bu senenin bile doğru planlanamadığı ve avrupa kadrosuna kaleci olarak ismail çipe'nin yazıldığı -ki ismail'in takıma kalıp kalmayacağı bile meçhuldü bir de- ortada.

    biliyorum fatih hoca'yı çok seviyorsunuz. inanın ben de seviyorum ama artık çok eleştiriyorum. çünkü 3 yıldır bahaneden başka bir şey görmüyorum.
  • 58
    yazdığı hemen hiçbir şeye katılmadığım sözlük yazarı. hatta engellemişim kendisini, yazdıklarını görmekten sıkılmışım belli ki.

    bununla beraber, ellerinde meşalelerle başlık başlık, yazar yazar dolaşıp beğenmedikleri fikirlerin üzerinde tepinmeyi huy edinmiş, belli başlıklarda gece bekçisi gibi elinde düdüğüyle nöbet tutup alenen “aykırı fikir” avcılığı yapan, kafalarındaki dar kalıplara oturmayan tüm yazar ve girdileri aynı tornadan çıkma bayağı girdilerle aşağılayan, ellerinde yetki olsa sözlüğümüzü bir günde gsantu.com’a döndürecek yazarlara bin defa tercih ederim kendisinin sözlükteki varlığını.

    beşiktaşlı da, fenerli de olsa bu fikrim değişmez.
  • 47
    nick altıma çok bakmadığımdan iade-i ziyaretim geç olacak ama kendisine her önüne gelenin nick altını kirletmemesini tavsiye ettiğim yazar.

    arkadaşımız 8 ocak 2023 fenerbahçe galatasaray maçı'nda hakem halil umut meler'in performansını iyi bulmuş. benim hakem hakkında yazdığım entryme karşılık olarak nick altımı doldurmuş. bir de bu entrysinde türk takımlarının galatasaray'a karşıt ortak bildirisindeki söz olan "hakemler de hata yapar" sözünü kullanmış. kendisi ali koç olabilir. zira zamanında erden timur'a karşı da "bu yaptığı iyi yöneticilikse ben de yaparım" gibi bir entry girmiş. (bkz: #3420075)

    neyse, ben konuma geleyim. ben bu hareketine neresinden başlasam elimde kalacak. keşke yayıncı kuruluş o videolu twitlere telif atmasaydı da crespo'nun yaptığı kendini yere atma şovunu, hakemin bunlara hiç düdük çalmadığını, yine bu iyi bulunan hakemin elinin karta gittiğini, sonra yine hiçbir şey olmadan karttan çektiğini videolarla burada destekleyebilseydim. ama boş verin, hakemler de hata yapar. insanlar sonuçta.

    son olarak bir de nickimin altında "madem lig kurgu herkes galatasaray'a düşmen, izlemeyelim o zaman ligi." gibi bir cümle kullanmış. dostum, benim kullanmadığım, şizofreni öğeleri içeren cümlelerle neden nick altımı dolduruyorsun? amacın ve garezin nedir?

    ama benim en çok merak ettiğim bir şey de bu maç 3-0 bitmeseydi o hakem övme şovunu yine yapabilir miydi sorusunun cevabıdır. galipken polyannacılık yapmak kolay tabii. bak, zaman güzel bir şey. o normal bulduğun pozisyonun farklı açıları düştü mesela bu süre içerisinde.

    https://www.hizliresim.com/3f49flt
    https://www.hizliresim.com/7yye2bg

    (bkz: #3519253)
  • 99
    kerem aktürkoğlu ile ilgili düşünceleri ile farkına vardığım, ismiyle mazideki güzel günleri hatırlatan galatasaray sözlük yazarı.

    kerem'i siyasi görüşü nedeniyle eleştirmeyelim diyenlere güzel bir cevap vermiş. istediğim oyuncuyu istediğim görüşü nedeniyle eleştiririm.

    kerem'i sevenler üzülmesinler diye oturup da kendisine karşı sessiz kalamam. ülkesinde onlarca gencin, kerem'in inandığı dinin en coşkuyla kutlanan bayramı ile beraber anneler günü ve gençlik bayramı sırasında haksız yere hapiste tutulmasına sesini çıkarmayan adamı her yerde her koşulda çatır çatır eleştiririm. kimse kusura bakmayacak.

    kerem'i sevenler de var diye çenemizi kapatıp oturmayacağız. zamanında kendisinin golleriyle sevinmiş onlarca genç tutukluyken tek kelime etmiyor, filistin oldu mu en önde bayrak taşıyor, yemezler.
  • 78
    daha önce de kendi nickaltıma uzun uzun entry girip kendimi açıkladım ama bunların bazıları sözlük tarafından silindi. uzatmadım fakat benim nickaltıma yazılanlardan çok daha nitelikliydi yazdıklarım, yine de bu öznel bir yorum tabii.

    şimdi yine uzun bir enrty yazıyorum çünkü bunu, değerli arkadaşım chakiz'in (bkz: #3640328) nolu entrysine karşılık kendime bir borç biliyorum.

    sözlükte yazdığım bazı entyrler birileri tarafından sevilmiyor ki olabilir. bu entrylerden yola çıkarak da benim galatasaraylı olmadığım iddia ediliyor zaman zaman. daha önce de bir başka yazar arkadaşımız nickaltı yazarak bence harika bir tespit yapmış ve demişti ki; ''adam 5 bin entry yazmış ve sadece 100 tanesi ofsayt entrylere girmiş ki bu gayet normal ve doğal bir oran'' zahmet edip şuna bakmaya bile üşenip galatasaraylı değil iddiasında bulunabiliyor bazıları. nasıl bir truva atı olabilirim ki ben 5 bin entrynin sadece 100 tanesi buradaki yazarların genelinin hoşuna gitmemiş olsun.

    peki neden çıkıyor bu ithamlar, iddialar? deniz göktaş'ın çok beğendiğim ve sağ olsun ücretsiz şekilde yotube'da paylaştığı stand up'ında şöyle diyordu deniz göktaş; ''parti tutar gibi takım tutmayın diyorlar, bence takım tutar gibi takım tutmayın asıl.''

    ben galataaraylıyım, ancak galatasaraylılık, kimliğimin sadece bir parçası, bu bir; ve bu kimliği fenerbahçe ve beşiktaş nefretiyle ifade etmiyorum, bu da iki. beşiktaş bir şeyi iyi yapıyorsa bunu bir spor sözlüğüne yazmamda bence bir beis yok. diğer yandan eğer galatasaray sözlükte rakip takımın iyi yaptığı bir şeyi dile getirmek ya da övmek sözlük formatına aykırı ise o zaman formatı bilmiyorum demektir, buna itiraz edemem.

    son zamanlarda hakkımdaki eleştirilerin dayandığı 3 nokta var;

    1- rakip oyunculara (arda güler, gedson, alex de souza) yönelik övgüler. bu noktada belirtmem gerekir ki alex övgüsü aslında hagi'yi övmek için kullandığım bir dayanaktı hepsi o ama alex harika bir futbolcuydu zaten, o konuda fikrim net. arda güler'in çok yetenekli olduğundan emin olmakla beraber -ki kendisi milli takımın da en genç gol atan oyuncusu oldu sanıyorum- gedson için de hala üzülüyorum. keşke bizde olsaydı.

    2- icardi konusundaki sözlerim: dedim ki 5 milyon avrodan fazla vereceksek almayalım. hala aynı fikirdeyim. biz bir oyuncuya senede 6 7 milyon avro para verecek bir takım değiliz. 5 bile çok da işte icardi öyle bir etki yarattı ki 5'e alabiliyorsak burun kıvırmam. denebilir ki icardi gibi oyuncuyu ucuza nasıl alacaksın? çok haklı bir soru, ben zaten biz o oyuncuları alabilecek bir takım değiliz diyorum. isterseniz 3 tane alın, 3 sene sonra görürüz ne halde olacağımızı...

    3- ozan tufan için alabiliyorsak alalım yazmam: bu arada böyle yazmadım. dedim ki türk lirası ile imza atacak, makul bir ücrete gelecekse rotasyon için iyi oyuncu, berkan kadar katkı verir dedim.

    sonuç olarak bunlardan benim galatasaray'ı sevmediğim ya da rakip takım taraftarı olduğum sonucu çıkıyorsa diyebileceğim bir şey yok, yanlış anlaşıldığımı düşünmüyorum, hala aynı şeyleri savunuyorum çünkü. aslında eleştirenleri tanımıyor olsam da bir kısmını tanıdığımı düşünüyorum ve gerçekten de onlar gibi taraftar olmak istemiyorum ben. arda güler'e şişirilen bir balon diyen biri ile ben arkadaş olamam, o da benimle olmaz zaten, olmak istemez.

    sanıyorum yeterince fanatik bir taraftar değilim, hayatı da galatasaray ya da futbol üzerinden anlamlandırmıyorum. 36 yaşındayım. 20'li yaşlarımda bunu yapabilirdim ama şimdi hayata bakışım farklı. nick hornby'nin otobiyografik harika bir kitabı vardır; fever pitchşiddetle öneririm. taraftarlık olgusunu ve bunun yıllar içindeki değişimini çok güzel anlatır.

    hakkımda yazılanlara alınmıyorum. yani tabii kimse eleştiri almak istemez ama çok eleştiri aldığımı düşünmüyorum, sadece sınırlı bir kesimin dayanaksız ithamları var hepsi o kadar. pep guardiola, şampiyonlar ligi'ni kazanamadığı bir sezonda kendisine şampiyonlar ligi'ni soran bir gazeteciye şöyle demişti; ''bu sene harika şeyler başardık. şimdi güzel yenmekler yiyecek, güzel şaraplar içecek ve kazandıklarımızın tadını çıkaracağız.'' futbolu keyif için izliyorum dersem yalan olur çünkü taraftarlık o kadar keyifli bir şey değil tıpkı fever pitch kitabında anlatıldığı gibi. taraftarlığın çoğu öfke, gözyaşı ve hayal kırıklığıdır, çok azı sevinçtir, ama yine de değer bence. fakat bir yere kadar, şahsen taraftarlığımı nefret üzerinden inşa etmiş olsaydım, bunu fark ettiğim anda taraftarlıktan uzak durmaya karar verirdim.

    son bir şey daha var; rakip takımı övmek benim için hiç sorun değil, çünkü galatasaray'ın büyük olması için etrafının küçük kalmasına gerek yok, galatasaray zaten büyük.
App Store'dan indirin Google Play'den alın