resim
Arda Turan
Görev:Teknik Direktör
Takım:Shakhtar
Yaş:38
Uyruk:Türkiye
  • 19527
    arda'yı çok eleştirdim, belki ileride yine eleştiririm ama bu sezon* bu adama çok saygı duyuyorum.

    oynadığı her maçta elinden geleni yapıyor. üst seviyede bir oyun aklı var. sadece tek pasla, arkadaşlarına geniş bir alan imkanı veriyor. bunun yanında top ayağına resmen yapışıyor ve defansif katkısı da, 34 yaşındaki bir kanat oyuncusuna göre çok iyi.

    neyse koca kafa, böyle oynamaya devam et. allah kısmet ederse ve bu sezonda şampiyon olursak her şey çok güzel olacak .
  • 17287
    macar futbolunun efsane ismi bela guttman, 1960 yılında portekiz şampiyonu yaptığı benfica'nın başındadır. bir gün lisbon'da bir berber dükkanında sao paulo takımından öğrencisi jose bauer ile karşılaşır. jose bauer o sırada brezilya 3. liginde bir takım çalıştırmaktadır ve tam o sıralarda bir afrika turuna çıkacaktır.

    jose bauer afrika turu sırasında mozambik'e uğrar ve maputa isimli bir takımda oynayan 18 yaşında, inanılmaz bir hız ve tekniğe sahip genç bir çocuğa hayran olur. önce, bir zamanlar futbolcusu olduğu sao paulo takımına bu genç çocuğu önderdiyse de sao paulo transfer etmek istemez. maputo takımını bir nevi pilot takım olarak kullanan sporting lisbon bu genç çocuğu bedelsiz transfer etmek üzereyken, bauer ve bela guttman, lisbon'daki berber dükkanında tekrar karşılaşırlar. jose bauer, heyecanla eski hocasına, çok beğendiği fakat sao paulo'ya transfer ettiremediği gençten bahseder. 100 mt yi dünya çapında bir atlet kadar hızlı koştuğunu, tekniğinin efsane futbolcu puşkaş'a benzediğini anlatır. bela guttman derhal devreye girerek ve ailesine ve kendisine bir mozambikli için hatırı sayılır bir miktar ödeyerek bu genci transfer ettirir. o çocuğun adı bir dünya futbol efsanesi eusébio da silva ferreira'dır.

    eusebio, 1962 yılında benfica'nın 2. kez üst üste avrupa şampiyon kulüpler kupası şampiyonluğunu kazandığı maçta, bir başka macar efsanesi sebes'in yarattığı, real madrid'i 5-3 yenerlerken 19 yaşında final maçında 2 gol atarak yıldızlaşacaktır.

    genç bir çocuğun yıldızlaştığı bu maçta, bir başka genç çocuk daha vardır. 15 yaşında bir hollandalı, dws isimli bir takımda oynayan ve o gün amsterdam olimpiyat stadında "top toplayıcılık" yapan o çocuk hollanda futbol tarihinin en büyük futbolcusu johann cruijff olacaktır.

    o şampiyonluktan sonra bir daha benfica avrupa şampiyonu olamaz. buna bela guttman'ın laneti de denmiştir. o tarihten tam 26 yıl sonra stuttgart'da psv eindhoven ve benfica avrupa şampiyon kulüpler kupası finali oynamış, 1962'de en son hollanda'da bu kupayı kaldıran benfica, bir hollanda takımına finalde yenilmiş ve lanet sürmüştür. o gün benfica takımı sahada kaybederken, kenarda bir o yana bir o yana dolaşan ve emekliliğinde de futbolculuğunda olduğu gibi bu kupayı bir kez daha kazanmak isteyen isim ise, 1962 yılının genç yıldızı, bela guttman'ın afrika'dan dünya futboluna armağan ettiği eusebio'dur.

    o gün kazanan psv eindhoven 1987-1988 avrupa şampiyon kulüpler kupasında sadece galatasaray'a yenilecek, 2-0 galatasaray galibiyeti ile biten o maç dışında namağlup şampiyon olacaktır. galatasaray için avrupa fatihi diye anılmasına sebep olacak sürecin bu maçla başladığı düşünülebilir. o gün psv takımının kaptanı olarak sahaya çıkan eric gerets ise bir gün şampiyon olarak çıkacağı ali sami yen çimlerine o sene ayak basacak; yıllar sonra vestel manisaspor'da yeni yeni farkedilmiş genç bir çocuğu türk futboluyla tanıştıracaktır. hagi gol attığında arkada yumruğunu havaya kaldırmış sevinen, top toplayıcı çocuk arda turan...
  • 16144
    kendisinin gelmesini sonuna kadar desteklediğim futbolcu. kendisi takımımızdaki birçok eksiğe çare olacaktır. işin açıkçası ben kendisine kurtarıcı gözüyle bakıyorum. peki arda hangi eksikleri kapatacak:

    1) takımımızın yaş ortalaması çok genç. çok fazla tecrübe eksikliği çekiyoruz. gol sorunumuzu ben buna bağlıyorum. son paslarda elimiz ayağımıza dolaşıyor. üstelik kendisinin yaşı, takımımızda hiç olmayan yaş grubu olan 33'e geliyor. bu sihirli bir sayı. bana kalsa takım dediğinde, bu yaştan en az 5 futbolcu ilk 11'de oynamalı. lise takımımı kardeşim bu, bir sürü veledi topladınız.

    2) takımımız çok hızlı oynuyor. bu gerçekten büyük bir sorun. mesela ben maçları ağır çekimde izliyorum. bu yüzden benim izlediğim maçlar 180 dakikada falan bitiyor. öbür türlü hızına yetişemeyip maçta ne olduğunu anlayamıyorum. bir takım ne yaptığını aptala anlatır gibi insanlara göstermeli. bunun için yan ve geri pas sayımızı arttırmalıyız. arda bu konuda oyun aklını sahaya yansıtacaktır.

    3) düşük maaş bütçesine sahip olmamız. evet, aynen bu. bir takımın büyüklüğü ne kadar çok harcama yaptığına bağlıdır. arda hiçbir katkı vermese de kendisine ciddi bir maaş vermeliyiz. sonuçta o bizim evladımız. ayrıca kendisinin kurtarıcı olduğunu düşündüğüm için ona verilecek her milyon euro'ya değecektir. zaten medyaya göre kendisi boş kağıda imza atarım, demiş. gerçi bizde boş kağıtlar en az 2 milyon euro'dan doluyor ama olsun. şanımız yürüyor sonuçta.

    4) arda'nın alternatiflerinin takıma vereceği zarar. arda olmazsa yerine kim oynayacak? bu soru çok önemli. mesela takım içinden veya dışardan yerine genç ve dinamik birini bulursak çok kötü olmaz mı? bir kere yukarıda belirttiğim, takımımızın genç ve dinamik olması ile hızlı oynama sorunumuza hiç bir derman olmayacak. ayrıca olur ya, yarın bir gün iyi oynarsa hemen bir devrede satılmak zorunda kalınacak. aynısını ozan'da yaşadık. futbolcuları korumak adına, 30 yaşına kadar oynatmamalıyız. bir daha ozan hatasına düşmek aptallık olur.

    sonuç olarak arda bu takıma elzemdir.

    not: ironi.
  • 16195
    arda benim için kırmızı çizgidir.

    yeni türkiye topçusudur.

    yıllardır yaşadığımız hayatı zehir eden saçma oluşumların yegane destekçisi ve temsilcisidir.

    sokakta görmekten sıkıldığımız cahil, riyakar ve sonradan görme güruhtan biridir.

    yeteneği ile bir yerlere gelmiş , kalanına karakteri müsaade etmemiştir.

    32 yaşındadır ve yaklaşık 3 sene önce futbolu bırakmıştır.

    ne galatasaray taraftarı ardaya borçludur ne de arda galatasaray taraftarına. giderken iyi bir bonservis kazandırıp gitmiştir, oynarken de ücretini ve taraftar desteğini fazlasıyla almıştır. bizden gittikten sonra yaşanan skandallar da bizle artık bir alakası kalmadığını belgeler niteliktedir.

    eğer terim ardayı takıma getirmek istiyorsa, ben yabancı futbolcularla yapamıyorum evlatçılık oynayacağım demektir. 2.5 senedir oynattığı boktan futbolun üstüne tüy dikecek demektir. daha kaç tane brugge maçı izlemek lazım ki arda'dan selçuk'tan birşey olmayacağını anlayalım?

    umarım boş yere velvele yapıyorumdur, umarım sadece arda'nın medyaya ısmarlama haberlerinden ibarettir dedikodular. aksi taktirde ne terimin ne de yönetimin bir özelliği kalmaz gözümde , çok büyük hayal kırıklığı olur...
  • 18597
    8 kasım 2020 sivasspor galatasaray maçını almasını diledigim oyuncu. daha önce 66 olarak sivas deplasmanından şampiyonluk söküp almışlığı var.

    haydi sipsi al bugün maçı sen de biz de havaya girelim!

    edit: işbu entry totem babındatematik modda girilmiştir. bakalım akşam neler gelecek buralara...

    maç sonu editi: yes be! bak 3 maçlık galibiyet serimiz var (erzurum, a.gücü, sivas) hepsi de 1 farkla bitti ve ben iddia ediyorum ki arda bu maçların son anlarında sahada olmasaydı en az bir tanesinde puan kaybedecektik. hepsinde de maçı soğutmayı, topu tutmayı, faul almayı becerdi. onu barça'ya götüren yeteneğini, futbol aklını kullandı.
  • 15371
    eğri oturup doğru konuşalım.

    arda turan'ı galatasaray kulübünde oynarken sevmiyordum. sevmeyen azınlığın içindeydim ve gitiği gün gram üzülmemiştim. belki tesadüf oldu belki de bugünlerini görmüştüm kocakafanın. neden mi sevemedim, anlatayım biraz...

    altyapıdan yetişen bir topçu, efendi olmalı. daha ilk yılların profesyonel takımda ama bilmeyene sorsan 'papaz' bu derlerdi arda turan için. tartışmalı bir pozisyon sonrası ortalığı karıştıran ilk isim arda turan olurdu. 25 yaşında takımda abiliğe soyunurdu. geçiniz efendim buraları, daha önemli sebeblerim var sevmemek için.

    cumartesi akşam x maçı kaybedilmiş ve moraller sıfırken pazar sabahına uyanmışım. uyanır uyanmaz aklıma yenilgimiz gelmiş, güne kötü başlamışım. o sırada pederin sesi gelir ve kahvaltı masasına oturduğumda burnuma gelen o sahandaki sucuk kokusuna, sıcak ekmeğin üzerindeki ballı tereyağ hayali karışır ve mutlu olurdum. ta ki televizyondan gelen ''arda turan dün gece kaybedilen x maçından sonra barda görüntülendi'' sesine kadar. ulan kardeşim ben taraftar iken bu kadar üzülüyorum, sen oynayıp yeniliyorsun üstüne de eğleniyorsun.

    kadıköy deplasmanına 4 kere gittim. kaçında arda turan oynadı hatırlamıyorum ama takımın yıldızı dediğimiz kişi dakikalar 30'u gösterdiğinde elini beline koyup dinlenirdi. ulan ben o deplasman için saatlerce uyumadan tribüne gelmiş, gözlerim kendi kendine kapanırken son gücümle 90 dakika susmadan haykırırken sen nasıl elini beline koyarsın?

    neden sevemedim sorusuna cevap olarak aklıma bir çırpıda gelen cevaplar bunlar şimdilik.

    gelelim neden biz suçluyuz?

    arda turan dediğimiz şahsiyet ne zaman laubalilik yapsa öteki hafta tribünde pankart açılıyordu kendisi için.

    `https://www.frmtr.com/...p-buralardayiz.html`

    icraatlerinden bazıları;

    sinema kapattı, yine arkasında olduk.

    sahada kavga etti, yine arkasında durduk.

    özellikle en fazla üstünde durmamız bir konu olabilir bu. pembe formaya küfür etti, yine arkasında durduk.

    avrupa'da hakeme ayakkabı fırlattı, yine arkasında durduk.

    milli takımda olay çıkardı, yine arkasında durduk.

    türkiye'de hakeme saldırısı eksikti, bunu da yaptı.

    bir de yaptıkları hakkında derleme bir link var, hepsini satır satır yazsak destanların destanı diye ödül alırım sitede.

    futbolcu dediğin şahsiyet, sahada yaptıklarıyla futbolcu olamaz, olmamalı! bir zamanlar türkiye'nin en büyük yeteneği diye dillendirilen arda turan, magazin gazetelerinin başrolü, kavgaların suçsuz delikanlısı oldu hep.

    ve bunca olayın akabinde bu şahsiyet hep desteklendi, hep dillendirildi, hep korunuldu, hep sevildi.

    galatasaray'a transfer dedikodularının döndüğü gün hayatımın kabusu geliyor demiştim. allah yüzüme baktı, yüzümüze baktı ve gelmedi. belki de teklifimizi komik bulmuştur.

    bu yazdıklarım, arda turan fanlarını üzecek fakat şahsi görüşlerim bu yöndedir.

    arda turan'ın bu ülkede yapmadığı tek bir icraat kaldı o da survivor'a katılmak. muhtemelen 2-3 sene içerisinde son transferini de dominik cumhuriyetine yaparak survivor'da jübilesini yapar.

    arda turan isminin geçtiği yerde galatasaray isminin geçmesi bile içimi bulandırırken, kendisi hakkında bu satırları yazmam bünyemde değişik gelişmelere de yol açmaktadır.

    bundan mütevellit sözlerimi burada sonlandırmak istiyorum.

    arda turan'a da hayatındaki rezilliklerinde başarılar dilerim.

    bizden uzak, allah'a yakın ol kocakafa.*

    edit; gelen uyarılar için teşekkür ederim. linkler patlamış, düzeltmeme rağmen sorunu çözemedim. bu nedenle linkleri yazımdan kaldırmak zorunda kaldım. anlayışınız için teşekkürler.
  • 17329
    son verdiği röportajın tamamı okunursa egosunun hala tavan olup transfer etmeyerek nasıl bir beladan kurtulduğumuzu görebilirsiniz:

    https://tr.sputniknews.com/...-bittigi-falan-yok-/

    bu röportajı okuyup ders cıkarmış bir adam görüyorsanız hiç bir şey demiyorum. adam hala hayal dünyasında yaşıyor:

    --- alıntı ---
    "tabii ki hatalarım oldu ama kimsenin bittiği falan yok yani işin özünde ben 3 ay sonra yeniden futbol oynamaya başladığında 3-5 maç oynadığımda herkesten daha iyi oynayabilirim. hâlâ eski arda gibi en iyi futbolcu gibi oynayabilirim"
    --- alıntı ---

    hayallerde yaşıyor bence. çok klasik eski günlerinde olmadığını kabul etmeyen ve düşmüş ünlü zırvası görüyorum ben burada. yazık gerçekten psikoloğa görünmeli biran önce bence.
  • 20717
    referandumda evet oyu isteyip tepemize çıkardığı iktidar hala görevde olduğu için 2023 seçimlerine kadar linçlenecek olan futbolcu. hayatımızdaki tek derdimizin futbol olmasını çok isterdim fakat öyle bir coğrafyada yaşamıyoruz.

    burası arda kardeşimizin "evet" diyerek başakşehir'e transfer olmayı başarıp servetine servet katarken, asgari ücrete çalışan tiplerin ölümüne arda savunduğu bir coğrafya maalesef. realitesi de ona göre oluyor.
  • 20017
    türk futbolunun altın çocuğundan kimsesiz bir sporcuya evrilişin hikayesi. neyse ki fatih terim sahip çıktı. sahip olduğu bilinç ve eğitim düzeyi zirveyi kaldıramadı. en büyük hatayı tüm ülke tarafından sevilen, sahiplenen bir zamanda tıpkı bir kanaat önderi gibi çıkıp siyasi açıklamalar yaparak büyük bir kesimin ciddi nefretini kazanarak yaptı. siyasiler, arda’nın şan, şöhret ve sahip olduğu gücü kullandılar ve propagandalarını yaptılar, arda’da buna izin verdi. hayatta her şeyin bir sonunun olduğunu, devranın bir gün deşiceğini hiç düşünmedi.
    şadi sirazi’nin de dediği gibi arda’ya söylenecek en güzel söz ‘ne kadar bilirsen bil, bilmediğin haddinse, bence hiçsin’.
  • 17866
    takımdan ''kesinlikle ayrılmayacağım'' dedikten sonra transferin son günü atletico madrid'e kaçarak -para kazandırmasını ve kendisinin kariyer planlamasını konuşmuyorum, söylediği cümleyi söylüyorum- bizi zor durumda bırakan, fc barcelona'nın 6 aylık transfer yasağı olduğu dönemde, bizden komik bir teklif aldığını söyleyerek oynamaya değer bulmayan, onun yerine antrenman yapmayı tercih eden eski futbolcu.

    diğer skandallarını çok defa yazdık çizdik zaten. normalde şu an hapishanede olması gerekirdi.
  • 20124
    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...837474868408326?s=21

    --- alıntı ---

    ben de galatasaraylıyım hoca bana da 2 yılda 12 milyon tl bağlatsana elini de öpüveririm kıstasın buysa. rahmetli başkan mustafa cengizle papaz olacak kadar değer miydi bu vasıfsız, yetersiz, karakter yoksunu şovmeni sırf el öptüğü için kadroya katmana?

    8 ocak 2022 galatasaray giresunspor maçında batı 101’deydim. arda hazırlanırken kafamda lan ne alaka ya ne alaka derken arda oyuna girer girmez batı 101 ve kuzey alt resmen arda turan diye inledi ya, bize her şey müstehak abi. bu herif geldiğinden beri galatasaray’a ne katkı yaptı bana bi tane olumlu hareket söyleyin kendimi kendi isteğimle pilot edeceğim.
  • 1161
    kendisi şu an galatasaray futbol takımının kaptanıdır. dünya haritasını alınız elinize, bir sağa bir sola bir yukarı bir aşağı göz atınız. hah işte gözünüze çarpan bir çok ülkeden insan galatasaray spor kulübünde yer almaktadır. futbolcu, teknik sorumlu vs. olarak. işte arda bu yerli olmayan insanların kaptanlığını yapmakta. çıkıp da 'yerli teknik direktör istiyorum' diyemez. ha şimdi şunu diyen olabilir, 'kendi düşüncesi canım sonuçta'. tıpkı kendisinin belirttiği gibi. kendisi bir türk vatandaşı olarak bunun en doğal hakkı olduğunu söylüyor ya. ama atladığı bir şey var. ben kendisinin söylediği lafı söylerim, çok çok babam kızar 'o ne biçim laf' der, arkadaşım söyler diğer arkadaşı hak verir falan. hiçbiri bir önem teşkil etmez spor dünyası için, galatasaray için. ama arda söylediği zaman eder. ben nereden bilebilirim şimdi arda'nın yerli sağ açık, yerli stoper, yerli forvet istemediğini? o yüzden bu tür bir yabancı yerli ayrımı yapamaz en azından yapmamalı ya. ne demek yerli? niye yerli? bir insanın hocasının yerli olması yabancı olması hangi konuda avantaj/dezavantajdır. önemli olan o hocanın vizyonu, bilgisi, kabiliyeti falan değil midir? yoksa harbiden şu futbol bizim bildiğimiz gibi bir oyun değil mi? oynuyorsunuz işte alt tarafı, yerli nedir yani?

    ha bir de milliyetçi bir insan olduğu için böyle düşündüğünü söylüyor. milliyetçi bir insan olduğunun spor yaşamındaki hoca seçimleriyle alakası nedir? bu kimi ilgilendirir? niye bu konuda açıklama yapma gereği duyuyor arda? daha doğrusu geçen sezon mayıs ayında, beşiktaş maçı* sonrası 'bülent korkmaz kalmalı' dediği gibi, hocaların kaç sene kalacağı, hangi uyruğa sahip olduğu arda'yı ne ilgilendirir? yahu anlamıyorum bu insan 22 yaşında yetenekli bir genç, bu kadar. daha ötesi değil. yani kimse daha ötesi değil. sürekli bir misyon yüklenmeye çalışılıyor arda'ya. kimisi metin oktay diyor, kimisi daha iki günlük kaptanken efsane kaptan. cidden nedir bu acele? yönetimin bu acele konusunda yaptıklarını da es geçmemeli. halihazırda futbolcusu olan, daha sözleşmesi süren oyuncusunun formasını vermeler, törenle kaptanlık vermeler, takımın her şeyi sana bağlı gazları.. ve arda, onca sorumluluk sırtındayken kendisini futbol camiasındaki hatta bazen başka konularda da söz söyleme, fikir belirtme, yönlendirme, örnek olma ihtiyacında hissediyor. yapmayın etmeyin. ben ilk parladığı dönemde yeni yeni 'arda turan oleeey' denirken bu tezahüratı duyunca ayaklarının yerden kesildiğini söyleyen, durmadan kahkahalar atan arda'yı özlüyorum ve geri istiyorum. artık arda o değil. arda gülmüyor, arda gollerden sonra eğer kafası başka yerdeyse mesela bülent korkmaz görevden ayrılacak diye üzgünse yanına gelen takım arkadaşlarına sarılmayıp somurtuyor. yani gollerine anlam yüklüyor. halbuki golünü atmalı ve deliler gibi sevinmeli. bir çocuk gibi tepinmeli. bu çok sıradan bir olay olarak görünebilir ama arda hep sıradanı es geçiyor. kasılıyor, zorluyor hiç yakışmıyor ki.

    cüneyt tanman kendisine televizyondan seslenmiş ve fazla konuşmamasını, bunun hiç sağlıklı olmadığını söylemişti. arda hiç duymuyor bu önerileri galiba. bu duymayışının sebepleri arasında çevresinde kimlerin olduğu da önemli yer tutuyor sanırım. kimleri duyuyor, dinliyor.. arda'nın çevresindeki insanlar hep eleştirildi, evet.* ve ben her daim kendi özel yaşamı olduğunu düşünüp karışılmasını yanlış buldum. galiba ben de feci yanıldım ve bazı şeyleri atladım. çünkü arda mantalite olarak çocuksu halinden uzaklaşıp ağır abi olmaya yöneldi. bunda bu arkadaşlıkların etkisi vardır belki de cidden. yine de dediğim gibi özel yaşamıdır. neyse ne diyorduk, ha arda'nın çok konuşması. evet arda cüneyt kaptan'ın dediği gibi çok konuşuyor. mesela geçen sene 2-2 lik bükreş maçından* sonra çıkıp 'takımda herkes daha fazla sorumluluk alsın' diye uyarıda bulunuyor, yine geçen sene beşiktaş maçından* sonra 'bundan sonra asla ikinci kaptan olmam' diye rest çekiyor, lincoln'e verilen kaptanlık pazubandı yüzünden tavır alıyor, o sezon* boyunca 'ben solda oynasam daha' iyi diyor, aynı sezonun bitiminde verdiği bir röportajda ' ligde yeterince özverili olamadık. herkes ayhan, mehmet topal, sabri, hakan ve benim kadar oynasaydı şampiyon olurduk' diyor. bu sezonki ankaragücü maçı* sonrası baros'un kaçırdığı golü maçın kırılma anı olarak gösterme ihtiyacı hissediyor.. diyor da diyor yani.

    arda'nın, takımda kötü performans gösteren takım arkadaşlarını eleştirmek, teknik direktörlerin özelliklerini belirlemek, yönetimin kararlarına tepki koymak, emniyet müdürünü ziyaret etmek gibi görevleri olmadığını bilmesi gerekir. görevi çok basit. hani o çalım denemeleri yapıyor ya üst üste, onun gibi zorlamasın hayatındaki hiçbir şeyi. ayağına aldığı topu o herkeste kolay kolay olmayan oyun zekasıyla ve yine basitçe en uygun adamla buluştursun. goller atsın, attırsın, şartsız gülsün. cidden bu büyümüş de küçülmüş çocuk artık gitsin. zaten çocuk olan, evde bile top oynuyorum diyen arda gelsin. eğer bu şekilde devam ederse bir çok kişinin sempatisini kaybedecek, kafasını kendiyle alakasız konulara verirse futbolunu ileriye götüremeyecek. kaybeden biz olacağız. o, biz, hepimiz yani.
  • 189
    türkiye dışında; buzlu sahalarda kasaplığa meraklı tiplerle değil de doğru düzgün zeminlerde "futbol" oynamaya niyetli "insan"larla top koşturacağı, kız arkadaşıyla kendi evinde çekilen fotoğraflarının değil de kendini geliştirmek adına yaptığı bir idman görüntüsünün haber değeri taşıyacağı, hakkında çıkan türlü söylentilerden bunalıp uykusuz kalarak sahada fenalaşacak duruma gelmeyeceği, sadece "futbol"unun konuşulacağı ve bu boyutta hakettiği değerin verileceği bir ülkeye transfer olmasını canı gönülden istediğim genç adam.
  • 13233
    yeni turkiye, yeni turkiyeyi yonetenler, yeni turkiyenin milli takimi, yeni turkiyenin basin organlari, yeni turkiyenin medya patronlari, yeni turkiyenin yandas kulup baskanlari, yeni turkiyenin sisirme kulupleri ve yeni turkiyenin ekonomisi gibi kendisi de ici bos, kof, cok ses cikaran tenekelere benzemektedir. yalandan dolandan adamlik, delikanlilik falan laflari ettigi, isini yapmak yerine sovmenllige soyundugu icin bu hallere dusmustur. barcelona gibi bir takima atletico gibi bir takimdan 40 kusur milyona transfer olmus, bu transferden iki sezon sonra barca kadrosundan yere cop dusse nimet sayip toplayan avrupa kulupleri kendisine oylesine bile olsa donup bakmamistir. son on sezonda barca'ya gidip gobek yapan ilk futbolcu olabilir. reisinin sisirme takimlarina yakin, bize uzak olsun. okuyorsan buralari bil ki arda efendi: galatasaray taraftari seni istemiyor. selcuk kardesin gibi seni de kulubede dahi gormeye tahammulumuz yok. nereye istersen git yeter ki galatasaray'a gelme.
App Store'dan indirin Google Play'den alın