resim
Adnan Polat
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:73
Uyruk:Türkiye
  • 3378
    başkan olana kadarki dönemde galatasaray için kıymetli bir değer olarak görülürdü. başkanlık döneminde "20:45" mevzusu ile çok güzel bir ortam yarattı ve birçok galatasaraylı için unutulmayacak bir şampiyonluk kutlaması yaşattı. lakin adnan sezgin'e olan bağlılığı kendisinin en büyük handikapıydı. iktidarla ve aziz yıldırım'la yakın ilişkisi taraftarın gözünde kendisini tamamen bitirdi.

    yeniden başkan olmasını zerre kadar istemem. ilk seferinde güzel olan şeylerin bile ikincisi çoğunlukla aynı tadı vermezken adnan polat'ın ikinci kez başkan olmasına hiç sıcak bakamıyorum.
  • 3382
    kendisini idari yönden ibra etmeyenlere saygı duymuştum ama meğerse adnan polat'ın suçu başarısız olması değilmiş, galatasaray liseli olmamasıymış.

    2006 yılında şampiyonluğa giderken, takıma verilen çekler bile karşılıksız çıkıyorken kurtarıcı olarak yönetime gelmiş ve sonrasında başkanlığı sürecinde futbol aş. ayrımı tüzük değişikliği, stad yenilemesi gibi güzel işler yapan yönetim sırf futbolda başarısız diye ibra edilmezken, galatasaray tarihinin gördüğü ve göreceği en başarısız başkan ve yönetiminin onca zarar açıkça ortadayken ibra edilmesi ve bunu şova dönüştürmesi ne kadar iki yüzlü bir üyelerin olduğunu bir kez daha açığa çıkardı.
  • 3383
    avrupa'dan men yedirmedi, stadı bitirdi, şirket birleşmesini gerçekleştirdi. son sezonuna kadar üst düzey kadrolar kurdu ama olmadı. bunların sonucunda da ibra edilmedi.

    riva'yı yeseydi, otelinden türlü harcamalar yapıp faiz işletseydi, yeğenini otelde kaldırsaydı ve faturayı galatasaray'a kesseydi, avrupa'dan men yedirecek pozisyona kulübü getirseydi ibra edilirdi.

    olay kör ölür badem gözlü olur olayı değil sevgili galatasaray'lılar. sormak istiyorum "pek kıymetli" galatasaray genel kurul hazirununa. adnan polat'ın suçu günahı neydi lan o zaman?
  • 3384
    dursun özbek'i görünce neden ibra edilmediğini anlayamadığım eski başkan.

    31 mart 2018 galatasaray olağan mali genel kurulunda dursun özbek'in hırsızlıkları ortaya serilmesine rağmen ibra edildi. hırsızlık ve yolsuzluk diyoruz daha ötesi var mı ?

    mesele parti davasıysa dursun özbek daha beterini yaptı, mal varlıklarını peşkeş çekti.

    biri liseli biri lisesiz onu unutmuşuz tabii.
  • 3386
    dursun özbek ve yönetiminin ibra edilmesinden sonra çıkıp her şeyi bir bir anlatsa kimse bir şey diyemez. burada olay "dursun özbek ibra edildi neden adnan polat edilmedi" değil, burada olay "adnan polat ibra edilmedi neden dursun özbek ibra edildi".

    artık eminim ki başarılı ya da başarısız olmasından bağımsız olarak mustafa cengiz de dönemini devrettiği gün ibra edilmeyecektir. çünkü adnan polat ve dursun aydın özbek ekseninde dedeler bize gerçek düşüncelerini göstermiştir. onların kılı ağarmış bir taraflarını yalayan liseli yönetimler ne olursa olsun ibrayı alacaktır.
  • 3387
    kendisinin ibra edilmemesiyle ilgili şöyle bir bilgi paylaşmak lazım. 2010-2011 sezonunun leş geçeceği nasıl daha 2010 temmuzdan biliniyorduysa, 2011-2012 de mali açıdan bi nefes alacağımız ve daha kaliteli bir kadro kuracağımız daha 2011 ocak ayından biliniyordu.
    evet polat o darboğazda yaptığı bazı transfer tercihleriyle iyice sıçmıştı. ancak nefes alacağımız 2011-2012 planlamasına erkenden başlamıştı. selçuk inan ve johan elmander ile ön protokol imzalayıp kadroya katan adnan polattır. ama liseliler cefalı günlerde onu kullandılar sefa günleri gelirken ibra etmeyerek buruşturup attılar. zaten liseli olmayanlara karşı genel bakış açıları budur.

    polat'ın hatası yok muydu? çoktu. ancak bugün dursun özbek bile ibra ediliyor.
  • 3389
    an itibarıyla yaptığı icraatlerden bahsediyor canlı yayında. bu işin sonunda başkan adaylığı var bana kalırsa.

    edit: 2 yıl galatasaray lisesi'nde okuyan insana galatasaray kültürünün enjekte edilemeyeceğinden, galatasaray'ın halka açılmasının zorunluluğundan, kaliteli beyefendileri - hanımefendileri (asker, bürokrat vs. diye belirtti) kulübe dahil etmemiz gerektiğinden bahsetti. galatasaray'ın idari reformunun artık hava gibi, su gibi elzem olduğunu söyledi.

    büdüt: direkt olarak olmasa da türk futbolunun şikeye bulaştığını dillendirdi. mali problemlere değiniyor. florya - riva arazileri konusunun son derece başarısız yönetildiğini söyledi ve ekledi "hiçbir şekilde hesap sorulmayacak bu işin sorumlularından" diye.

    düdüt: kulübün artık kalitesiz kişiler ("insan kendi adasını yıktırır mı" diyerek daö'yü iğneledi) tarafından yönetildiğini ima etti. "ada'yı yıktıranlar ortalıkta yok" dedi.

    bitiş: şu an için başkan adayı olmayacağını, içinde bulunduğu durumun bunu pek mümkün kılmadığını söyledi. tüm taraftarlara şu dönemdeki inanmışlık için de teşekkür etti.
  • 3391
    başkan adayı olmayacağını açıklamıştır.

    düzenleme: 12-13 kulüp şikeye bulaşmışken bizim en ufak şüphemizi bulamadılar nevinden bir şey dedi. en gurur duyduğum olay 8. olduğumuz sezondur dedi. haksız değil. 8. olduysak da şerefimizle olduk.

    düzenleme 2: bu adam nasıl 65 yaşında anlamıyorum. çok genç duruyor.*

    düzenleme 3: emre, arda, aziz yıldırım hakkında söyledikleri beni o günlere geri götürdü. bizden ırak olması gerekenler listesinde ilk sıraları zorlar.
  • 3394
    yaşı küçük olan yazarlar o yılları pek hatırlamazlar ancak kendisinin başarısız olmasında liseci zihniyete açtığı savaşın da payı çok büyüktür. tüzük değiştirmeye falan çalışıyordu adnan polat ve liseci zihniyete savaş açmasıyla liselilerin de ona savaş açması bir olmuştu. mehmet helvacı falan bildiğin truva yaptılar adama. aynı şeyi bugün başka bir başkan denese eminim bir çok taraftar destekçisi olurdu.
  • 3396
    --- alıntı ---

    1992 yılında galatasaray başkan yardımcısı olarak görev yaptım. o dönem genç bir takım kurduk ve arka arkaya kupaları kazandık.

    1996 yılında yönetimden ayrıldım ve 2006'ya kadar 10 sene sadece taraftar olarak kulübüme destek verdim.

    biz 1996 yılında kulübü borçsuz bıraktık. 10 sene sonra borç 228 milyon dolar olmuş. 2006-2008 arasında başkan özhan canaydın'dı ama bütün işleri bana bırakmıştı.

    ilk olarak stat yapmamız gerekiyordu. ardından mali işleri düzeltmek için uğraştık. tüm arazilerimizin üzerinde haciz vardı.

    futbolcuların ve bize hizmet verenlerin büyük alacakları vardı. elimiz ayağımız bağlıydı. bu krizden stat yaparak ve şirketleşerek çıkabilirdik. 5 senelik süreçte 228 milyon dolar borçtan 338 milyon dolar borçla bıraktık.

    100 milyon dolar borcu artırdık ama neler yaptık? stat yaptık. riva arazisinin imar durumunu çıkardık ve ruhsat aldık. bütün vergi borçlarını temizledik ve icraları kaldırdık. uefa'daki sorunların hepsini çözdük.

    fakat 2011 yılında kongredeki karar nedeniyle ayrıldık. 2 yıl içerisinde borçları sıfırlama projemizi hayata sokacağımız dönemde görevi bıraktık.

    galatasaray'a 11 yıl hizmet ettim. kongrede bana açıkça 'ya seçime git, ya da ibra etmeyiz' dediler. ben de şantajlarla geri adım atmadım. ünal aysal, duygun yarsuvat ve dursun özbek bu kararı geri çekmedi. buna yürekleri yetmedi.

    en son mustafa cengiz başkan bizimle ilgili güzel bir açıklama yaptı. birliktelik çağrısında bulundu ve herkes ayağa kalkarak alkışladı.

    galatasaray'ın bir devrime ihtiyacı var. tüzüğümüzün 21. yüzyılın şartlarına uygun olması lazım.

    galatasaray'ın borcu 500 milyon dolar civarında.

    türk sporunun şikeye bulaşması olayı sporumuzu zedeledi. sponsorluk elde etmek artık kolay değil. borçlar döviz, gelirler tl bazında. bu nedenle borçları kapatmak zor.

    kulübe nasıl faydalı olabiliriz diye düşünüyorum ama çözüm bulamıyorum. zor bir dönemdeyiz. bir kulüp düşünemiyorum ki arazilerini bilabedel satsın, adasını yıksın.

    biz o adayı çok zor şekillerde yaptık. şimdi kendi ellerimizle yıktık. yıktıranlar şimdi ortalarda yok. kıbrıs'ta arazi almıştık, şu anda var mı yok mu belli değil. galatasaray'ın bütün varlıkları teker teker gitti.

    önümüzdeki seçimlerde gelecek olan başkan fikirlerimizi dinlerse paylaşırız. birlikte hareket etmemiz gerekiyor.

    benden sonraki başkanlara bir bakın. hiçbir zaman yöneticilik yapmadan direkt başkan oldular. galatasaray geleneklerini kaybetti. galatasaray'ı şu anda tarihi ve geçmişi ayakta tutuyor.

    benim bu dönemde başkan adaylığı gibi bir düşüncem yok.

    galatasaray'ın buradan çıkması için 7/24 çalışmak gerekiyor. şu anda buna müsait değilim.

    galatasaray taraftarı üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. galatasaray'ın ruhu orada. şimdi galatasaray'ın aklının devreye girmesi gerekiyor.

    galatasaray'da en önemli sezonumu 8. olduğumuz dönemde yaşadım. o dönem bütün külüpler şikeye batmıştı.

    o dönemde 18 kulübün 12'si şikeye bulaşmıştı, biz bulaşmamıştık. beni 9 ay boyunca dinleyen savcı söylemişti bunu.

    türk futbolunda kendi kendimizi yönetemiyoruz. kulüpler birliği başkanı fikret orman ile birkaç kez görüştük. ffp üzerine çalışmalar yapıyor. devletin de buna destek vermesi gerekiyor.

    faruk süren'e de camia içerisinden çağrı var. kendisiyle görüşmüştük, bütün camianın desteği olursa başkanlığı yeniden düşünebilir. faruk başkan, kulübün satışının çözüm olduğunu düşünüyor. ben buna katılmıyorum.

    arda'nın nasıl bir galatasaraylı olduğunu biliyorum. kimse benimle bunu tartışamaz. arda, galatasaray'a gelmek istedi ama kulüp almadı.

    emre, ingiltere'den galatasaray'a dönmek istediğinde bana geldi. fakat biz ona istediği parayı veremezdik. 'başka takımlarla görüşebilir miyim?' dedi. elbette dedim ve fenerbahçe ile anlaştı.

    aziz yıldırım bana arda için 15 milyon dolar teklif etti. paraya da ihtiyacımız olduğu dönemdi ama 'hayır' dedim. arda'ya da 25 senede alacağı parayı 5 senede vermeyi teklif ettiler. ama arda kabul etmedi.

    arda da, emre de adam gibi adamdır.

    mecidiyeköy'deki yerde otel olmaz. zamanında da söyledim. iş merkezi olacak orası. yemin ediyorum oturduğum yerde sol elimin serçe parmağıyla şimdiye kadar bitirirdim orayı.

    aziz yıldırım, kulüpler birliği başkanlığı yaptığı dönemde her toplantı öncesi beni arayıp eklemek istediğin bir şey var mı diye sorardı. birçok şeyi beraber yapardık.

    aziz yıldırım ile neden düşman olayım? rekabet ile düşmanlığı karıştırmayın. sırf fenerbahçeli diye düşman olacağız diye bir şey yok!

    amerika'da talebeyken anneme mektup yazardım 6 ay sonra cevap gelirdi. şimdi facetime'dan anlık görüşüyorsunuz. bu noktaya geldik, kafaları değiştirmek gerekiyor artık.

    emre'yi arda'yı bırakın toplarını oynasınlar. bugünün manşeti emre, arda değil. bence 'galatasaray devrim yapmalı' manşet olmalı.

    kalan 5 haftada şampiyonluk konusunda daha çok şey değişir. 4 takımın şansı eşit.

    --- alıntı ---

    giriş, gelişme, sonuç olarak konuşmasını ayırırsak.

    giriş: günah çıkartıyor heralde diye düşündüm.
    gelişme: takım şampiyonluğa giderken ne gerek var? madem aday olmucan, vaktin yok böyle bir zamanda niye ortalığı iyice karıştırıyorsun?
    sonuç: sıçıp sıvama. emre, arda, aziz gibileri yalayarak kendisini iyice düşürmüş.
  • 3400
    aziz yıldırım'ın entourage'ının mensubu. illa bu ekipten birini başkan yapacaksak acun ılıcalı'yı yapalım daha iyi. yemin ediyorum adnan polat'tan daha az zarar verir galatasaray'a.

    hatırlamayan arkadaşımız var mı bilmiyorum ama yine de hatırlatayım, kendisinin başkanlığı döneminde akla gelebilecek her açıdan uçurumdan aşağı yuvarlanıyordu galatasaray. müteahhitin biri, bir kutlama günümüzde, tıklım tıklım stadımızın orta noktasına gelip, eline mikrofonu alıp tribünlere baka baka kulübümüze hakaret ediyordu. bu şahsın konu hakkındaki tepkisi hakaret eden kişilerden haftalarca durmaksızın özür dilemek oldu. "galatasaray'a hakaret ettiğiniz için özür dilerim". şu cümleyi kurabilmek için, makamlarına çıkıp 10 dakikalığına ağlayabilmek için herkesten randevu istedi. türkiye'nin en büyük spor kulübünün başkanı değil, herhangi bir ilçe belediye spor kulübünün başkanı sanıyordu kendisini.

    sportif boyutu tekrarlamaya gerek yok. ünal aysal ve fatih terim ikilisi gelip kulüpte komple revizyon yapmasalar, camiaya umut ışığı olmasalar 2010-11 sezonundaki sekizinciliği bile aratacak sezonlar işten bile değildi.

    https://www.transfermarkt.com.tr/...n/141?saison_id=2010
App Store'dan indirin Google Play'den alın