bazen gereksiz yere haddinden çok önemsenen, bazen de olmadığında eksikliği çok hissedilen bir olgu motivasyon.
bjk ile oynadığımız 5-0'lık maçta moivasyon eksikliği barizdi. gerçi o günkü kadro tam motive olsaydi bile ne degisirdi, ayri. ancak bjk bizden takım olarak çok daha motiveydi.
zaten bütün takımlar bize daha motiveler ve bu çok normal. sonuçta kadro ve harcamalar bakımından fenerbahçe dışında ligdeki makası çok açtık. daha önemlisi başarı bakımından ligdeki tüm rakiplerimizle kıyaslanması bile abes bir seviyeye çıktık. tabiki bununla başa çıkarız ama saha dışı faktörler de karşıza çıkıyor, bu ayrı bir mesele.
bize karşı yüzde yüzüyle motive olmuş kaliteli bir takıma karşı biz motive olmamışsak, ne oyun tatmin edici oluyor ne de skor.
dünkü
10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı için de söylenecek şeylerden biri motivasyon eksikliği bence.
bazen yürüye yürüye maç kazanmalar, üst üste şampiyonluklar, avrupa'da büyük hedefler derken, doymuşluk mu ya da hafife almak mı bilemiyorum, çok kötü bir oyuna maruz kalıyoruz.
5-0'lık bjk maçındakinden çok daha motive ve kaliteli bir fenerbahçe vardı. dün fb maçı bizden daha çok istedi.
bu motivasyon eksikliğini transferle falan da kapatamazsın. umarım takıma ve hocaya iyi bir ders olmuştur. gerçi çok uzun süreceğini sanmıyorum ama beni en çok bu korkuttu.
günahını almayayım, torreira'yı yine mücadelesiyle takımın geri kalanından ayırmak lazım.
son olarak, olimpiyat stadı'nın oyunumuzu bozması, transferler gibi birçok şey daha sayılabilir ancak, benim için en kötüsü, rakibimizin kendini parçalayacak kadar motive olması ve bizim ciddi motivasyon eksikliğimiz.