derbi günleri
ali sami yen sokak'ta japon turist gibi bir elde dijital kamera diğer elde bira şişesiyle ağır ağır yürüyen falanlı filanlı aslanların büyük holigan kabul edildiği yıllarda türemiş olan saçma tezahürat.
daha doğrusu muhtemelen tribündeki bir arkadaş grubunun ya da meçhul bir tabela maçında tribünde olan az sayıda taraftarın eğlenmek için çıkardığı bir olaydı. internetin gelişmeye başlaması ile birlikte senelerdir tek merkezden yönetilen bilgiye erişebilen türk halkının anonim içeriklerle tanışınca yaşadığı aydınlanma döneminde, her yeni duyduğu şeye hücum etme hastalığının tribün ve galatasaray eksenindeki yansımalarından biri oldu.
anası babası tarafından binbir zahmet ve masrafla, okusun da kendini kurtarsın diye üniversiteye gönderilen ama üniversitede okumaktan başka her şeyi yapan hastalıklı bireyler olarak herhangi bir maça gidilen 6-7 saatlik otobüs yolculuğu boyunca yüzlerce kere söylerdik bunu.
bütün sezon son ağacın altında, veli abinin kahvesinde ya da imperyal gibi birkaç mekanda sınırlı sayıda insanın takıldığı ancak derbilerde stada giren adamdan fazlasının doluştuğu sokakta herkesin gırtlak patlatıp içeride bön bön oturduğu sokakta her köşe başında birbirine ulana ulana böğürülürdü.
tu kaka denemez elbette ama boku çıkmaktan da ötesine geçmiş bir slogandı.
o günlerde bunu olur olmadık yerde bağıra çağıra söyleyen, kayıt alan, orada burada bilinçsizse paylaşan yığınlardan 100 kişiyi rastgele çağır. 90'ı hatırlamazdan gelir, 5'i inkar eder.
kalan 5 tanesi de patolojik vakadır zaten...