• 352
    89 dakika geriye yaslanan ve topa dokunmayan gençlerbirliği son dakikada maicon'un da hatasıyla maçı 1-0 kazandı. o kadar çok geriye yaslandılar ki bir ara stadyum havaya kalkacak muslera yukarıdan aşağı kayacak diye korktum.

    öncelikle bugün ne kadar kötü orta açan bir takım olduğumuzu gördük. gerçekten berbat ortalar açıldı gerek kornerde gerek ataklarda...

    belhanda'nın hücumda kilidi açamaması, kanat oyuncularının* dip çizgiye inememesi, maicon'un savunmadaki patlamaya hazır bomba görüntüsü ve takım olarak isteksizlik çok net olarak mağlubiyetin etkenlerindendi.

    eren derdiyok'un maça katkı verememiş olması rakip savunmayı yıpratacak hiçbir reaksiyonda bulunmaması da üzüntü verici bir durumdu.

    kaybetmeyi de kazanmayı da hak etmediğimiz bir maçtı. yine de unutmamak gerek. ipler elimizde. iç sahada tüm maçları kazanacağız ve şampiyon olacağız inşallah.
  • 356
    kale savunması yapan, 5'li oynayan, 3 hızlı elemanıyla atağa çıkmaya çalışan takıma karşı yapılmayacak her şeyi yaptık.

    ne bunlar;

    - ileride hareketsiz olduğumuz yetmiyor gibi kenarlara deplase olma olayımız da sıfırdı. ki bu şl'de city'nin liverpool'a 3-0 kaybettiği maçta yaptığı şeydi. orada da pep sırf orta sahaya hakim olayım diye düşünürken, walker'ın hızına ve atletizmine çok güvenip kenar elemanı sterling'i kesti ve ilkay'ı oynattı. bunun nedeni orta sahaya hakim olmaktı ama orada walker tek başına yetmedi tabi. city'de sahaya genişlemesine iyi yayılamadığı için doğru düzgün organizasyon yapamadan maçı bitirdiler.
    - yukarı da ki şey bizde de aynı. her atakta defans kenarları bomboştu ama ne soso ne de gary oralara koşu yaptı. bazı pozisyonlar dışında.
    - bu olmayınca hoca uzun oynamayı düşündü ve eren'i oyuna aldı ama o da gomis ile çoğu pozisyonda üstü üste bindi.
    - baskı devam ettirmek için seken topları alamadık.
    - olmayacak yerlerde aptal aptal top kayıpları yaptık. hatta maicon bu şekilde maçı verdi.

    kazanmayı hakedecek bir oyun oynamadık. ama ben hala şampiyon olacağımıza inanıyorum. bu kadar mağlubiyetle biraz zor olacak ama ipler hala bizim elimizde.
  • 357
    90 dakika boyunca "at mariano'ya ortalasın olursa olur" isimli müthiş taktiğimiz; mariano'nun uzun zamandır içine kaçmış olan sabrilik, gomis'in kötü oyunu, gol yedirmek için yoğun çaba sarf edip sonunda başaran maicon gibi etmenler yüzünden tutmadığı ve puan alamadığımız maç.

    şampiyonluk zora girdi, halen ipler bizim elimizde ama bu taktik ve oyunla çok zor maalesef.
  • 358
    bi anda sözlükteki herkesin sempati duyduğu ümit özat bize en kritik dönemde çelme taktı. sözlükte düşmesin geleneği var denilen takımın taraftarı i.ne cimbom olamazsın şampiyon diye bağırdı. diğer takımlara bu denli kin duyulmazken neden her maç bizimle oynayan takımlar düşman kesiliyor anlayamıyorum. ama aklımda bir teori var. muhtemelen her hafta oynadığımız şehirde yaşayan ama diğer ‘büyük’ takımları tutan kişiler bizim rakibimiz kimse onların tribününe gidip destek veriyor. rakipler bu kadar işin pisliğini hesaplarken bizim bu ortamda hilesiz hurdasız şampiyon olmamız birkaç kat daha değerlidir, bu yüzden tüm bu sinsilere karşı kenetlenelim lütfen.
  • 359
    feberbahçe’yi hiç hesapta yokken şampiyonluğun en büyük favorisi haline getirdiğimiz maç. 6 da 6 yapan şampiyon olur. buna da en müsait fikstür fenerbahçe’de. bizim deplasmanlar soru işareti, serdar aziz kart cezalısı olduğunda oynayacağımız maç yine soru işareti olacak. adamların öyle maçları kalmış ki 5 eksikle çıksalar yine alırlar.
  • 360
    bu maç da gösterdi ki deplasmanlarda oyunumuzun üstüne koyamıyoruz. frikikten etkili şutlar çıkarabilecek 2 oyuncumuz var tehlikeli alanlarda faul bile alamıyoruz.onu dahi beceremiyoruz. ceza sahası çevresinde duran top dışında etkili şutları olan oyuncularımız bile ilk alternatif olarak pas vermeyi düşünüyor. kısacası çok fazla şeyi daha iyi yapmamız lazım. yeniliyorsak bile daha iyi yenilmeliyiz.

    “hep denedin, hep yenildin. olsun. bir daha dene, bir daha yenil, daha iyi yenil.” *
  • 363
    su saate kadar* ruh gibi dolanmama vesile olan mac.

    sabah 5 de kalkip ise gittim, simdi evde yatagimda yatiyorum. dün hocanin da söyledigi gibi giden bir sampiyonluk yok ama icerde belediye beraberliginin yetecegi avantaji kacirmis olmak... ne bileyim... sanki magnum dondurma alirsin da üstüne attigin ilk isirikte cikolata kaplamasi sapina kadar yarilip yavas yavas erirken bir zaman sonra düser de yiyemezsin ya, iste öyle bir tatsizlik birakti üzerimde.

    neyse en azindan 1 puan aldik dedigim anda gelen gol ile "hay sikeyim böyle isi" diyip maci kapatmam bir oldu. ne birisiyle mac üzerine konustum, ne maca dair bir seyler okudum. dün mactan sonrasina dair tek bilgim takimin muazzam bir sekilde karsilanmasi oldu.

    yalan yok biraz sarsildim bu maglubiyetten sonra ama ultraslan ve takimi karsilamaya giden taraftarlar sagolsun beni kendime getirdiler. simdi galatasaray marslari esliginde yatagimda yatiyorum ve birazdan uyurum sanirim.

    neyse... zabitaspor'a icerde koymak icin artik bahanemiz var en azindan.
  • 364
    bu maçı izlerken sanki aylardan temmuz ve takım isviçre'de kampta hazırlık maçı yapıyor diye düşündüm. sahadakiler tempoyu artıralım rakibi yıpratalım dengesini bozalım diye düşünmedi, topu alan pas vermeden önce iyice bir düşündü "ne yapsam acaba" diye. satranç oynuyor mübarekler.
    skor ne olursa olsun, galatasaray böyle oynayınca sinirden televizyonu kırasım geliyor.
  • 368
    (bkz: #2388236)

    kolay bi maç olmayacağı belli idi. atarız, yeriz. olur. dis is di futbol det is di futbol yani. yenilsek bile sakat vermeden ve ceza almadan maçı taffare.. pardon muslera hariç 10 kişi bitirmek çok önemliydi ki şükür öyle bir şey yaşanmadı.

    öldük bittik havalarına girmenin manası yok.

    evimizde farklı oynuyoruz. haftaya başakşehir maçıyla birlikte tekrar liderlik koltuğuna oturup bir daha o koltuktan kalkmamak bizim elimizde. korkmanın alemi yok. gerçekten yok. asıl korkmasi gerekenler rakiplerimiz. çünkü arenaya gelecek olanlar, onlar.

    kendinize gelin burdan başakşehir macina kadar.

    ve..

    ve inan edin biz sampiyon olacağız.
  • 369
    daha bi kac hafta once kazandigimiz maclarda bile futbolculari elestirirken ozelden elestiriler aldim. muslera'nin cok sari kart gormesi, gomis'in topu ayaginda eveleyip gevelemesi, takimin deplasmanlarda korkutugu gercegi gibi konularda elestiriler yapmistim. sen merak etme futbolcular senden benden daha cok istiyor sampiyonlugu diye yorumlar gelmisti. hic kimse galatasaray taraftarindan daha fazla isteyemez sampiyonlugu. futbolcular parasini alir gider, cefayi taraftarlar ceker. o yuzden taraftar sonuna kadar haklidir. futbolcular hatalari duzeltmek icin cabalamalidir. bu mac gosterdi ki takimimiz yeterince konsantre degil.
  • 370
    şampiyonluğa giden takımlar sezon içinde böyle maçlar mutlaka oynar; rakip otobüsü çeker; maç sıkışmıştır. neredeyse tüm oyuncular gününde değildir. maç boyu tek pozisyona giremezsin ama yetenekli bi' oyuncun serbest vuruştan ya da başka bi' klas iş yaparak maçı alır. galatasaray'da böyle bi' oyuncunun olmaması büyük sıkıntı yaratıyor. ilk 11 çıkan hücum hattındaki tüm oyuncular belirli bir kalitenin üstünde ama şapkadan tavşan çıkaracak kadar değil.

    gomis, rakip üstünde baskı kuramadığınız zaman çok etkili olamıyor. hoca belli ki özellikle deplasman maçlarında gomis'i, adebayor gibi kullanmak istiyor; topu tutan, saklayan, takımı rahatlatıp hücum bölgesinde çoğalmasını sağlayacak şekilde kullanmak istiyor ama maalesef gomis bunu adebayor gibi becerebilen bi' oyuncu değil. kaldı ki adebayor'da gomis kadar bitirici değil. eren ise gomis ile benzer özelliklere sahip sahada ikisi olunca birbirlerini kilitiyorlar sanki. seneye mutlaka gomis'i tamamalayan yüzü kaleye dönük de oynayabilecek, zaman zaman bi' orta saha oyuncusu gibi de oynayabilen, teknik bi' forvet takıma katılmalı. hemen aklıma necati ateş örneği geliyor.
  • 371
    gençlerbirliği bu maça bizden çok daha iyi hazırlanmış, bunu gördük. bana 60ların sonunda inter ile popüler olan catenaccio taktiğini hatırlattı ki bunu günümüz modern futbolunda takımlar bazen uygulamak durumunda kalıyor. en yakın örneklerden biri mourinhonun yine inter ile barcelona ya yaşattıkları. gençler çok zor durumda ve alabilecekleri her puana deli gibi ihtiyaçları var, bunun da verdiği motivasyonla, neredeyse hiç boş alan vermeden maçı tamamladılar ve üstüne de %24 oranında topla oynadıkları her an yavaş stoperin (bkz: maicon pereira roque) tarafına koydukları hızlı (bkz: elvis manu) kanat ile tehlike yarattılar. bu maçı galatasaray tarafından özetlemek işte bu sebeple çok anlamlı gelmiyor çünkü taktiği uygulayan ve sonuç alan takım gençlerbirliği.

    galatasaray bu maçtan sonra ancak, "ne yapılabilirdi" konusunu inceleyebilir ve bu da ileride bu ve benzer taktikle oynayacak takımlara karşı bir çare olabilir. elimizdeki kadro yapısıyla bunu çözebilirdik ancak sağlık olsun, bu maçta olamadı.
  • 373
    maç şunları gösterdi:

    *maicon oynuyorsa ve oyun olarak risk almaya karar verdiyseniz, mutlak suretle bekleriniz hızlı olmalı. maicon kağnı hızındayken ve üstüne üstlük gol bulabilmek için 2. santraforu oyuna sürüp arkada boşluk bırakmaya başlamışken uygun hız ve çeviklikte linnes'i oyuna almak gerekirdi.

    *eren derdiyok ve bafetimbi gomis benzer tipte forvetler, birlikte oynamaları imkânsız. fatih hoca bundan böyle forveti ikileyecekse eren yerine -elmecbur- sinan'ı tercih edecektir diye düşünüyorum.

    *belhanda -iyi ya da kötü- takımı bir şekilde organize ediyor, topu tutuyor. eksikliğinde o kadar kısır bir maç çıkardık ve çaresiz kaldık ki, fatih hoca bundan sonra kendisini kolay kolay oyundan almak istemeyecektir(özellikle gole ihtiyaç duyduğumuz maçlarda).

    *fatih hoca belhanda-eren değişikliği yaparken takımın hücumdaki organizasyon sorumluluğunu feghouli'ye verdi. ancak feghouli özellikle belhanda çıktıktan sonra tamamen sahadan kayboldu, bunu fatih hoca bir kenara yazmıştır. şu formuyla ilk değişikliklerde feghouli oyundan alınmaya başlar yakında.

    *fatih terim mariano ve linnes'i önlü arkalı oynatmayı artık düşünebilir, özellikle feghouli ve garry'den ön tarafta verim alamadığı durumlarda. böylece belhanda'yı da oyunda tutarak ve savunma güvenliğine daha fazla önem vererek hücum etme opsiyonu kazanır.

    *fernando muazzam bir oyuncu. galatasaray için çok büyük şans. takımın dengesi. (başakşehir deplasman oyununu tamamen fernando'ya baskı ve kapılan topları hızlı kullanma üzerine kuracak gibi duruyor)
  • 374
    araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur derler ama 1-2 şeyden bahsetmeden geçemeyeceğim. gençlerbirliği gibi tüm hatlarıyla kapanıp 2-3 hızlı oyuncusuyla gol arayan takımları açmak için oyunu enlemesine en geniş alanda oynamak çok önemli. ya da rakip savunma bölgesinde küçük üçgenlerle seri paslaşarak ceza sahasına gireceksiniz.

    biz 2. yi yapamazdık zaten de en azından 1. yi yapabilseydik keşke. elimizde de nagatomo ve mariano gibi son çizgiye inebilen bekler varken hep ceza sahası ön çizgisi hizasında ortalar yapmak zorunda kaldık. gençlerbirliği de zaten bütün hafta buna çalışmıştı. armut gibi topladılar bütün topları. selçuk ve belhanda çıkınca bu topları toplamak da mesele oldu. 70-75 gibi gol atamayacağımız belliydi. hatta son 10 dakikaya girilirken birçok renktaşımız 1 puanı verseler kabul ederdik. o kadar barizdi ki yiyeceğimiz....
  • 375
    ceza sahasına adam yığarak gol atabileceğimizi zannederek kaybettiğimiz maç.

    kapanan hele hele otobüs çeken takımlara karşı eğer ki uzaktan şut tehdidiniz yoksa, serbest vuruşlarda da çok etkili değilseniz yapılacak tek 1 iş kalıyor: ceza sahasına sürpriz oyuncu sokmak.

    isterseniz 5 tane santrafor koyun. ceza sahasında bekleyen adamı savunmak otobüs çeken takımlar için çok kolaydır. çünkü zaten dengeyi kurmuşlardır. kapanan savunmaların dengesini bozmanız lazım. bu ya gol atıp öne geçerek olur ya da ceza sahasına sürpriz koşular yapan orta saha oyuncularıyla.

    peki bu maçta ne oldu? selçuk ve belhanda, her maçta olduğu gibi, ceza sahası yayında beklediler. içeriye hiç sürpriz koşu yapmadılar. için kötüsü uzaktan şut da atamıyorlar artık.

    peki bu takımda ceza sahasına sürpriz koşu yapan orta saha oyuncusu kim var? bildiniz, tolga ciğerci. tolga pas atmakta, top tutmakta çok eksik. ama zaten bu maçta bizim top tutmaya ihtiyacımız yoktu. zaten top bizdeydi. ikinci yarıda belhanda - eren değişikliği yerine selçuk - tolga değişikliği gelmiş olsaydı maçı alma ihtimalimiz daha çok artardı. çünkü tolga, iyi ya da kötü, sürkeli o bölgelere giriyor. bunu geriden gelerek yaptığı için de defansı şaşırtıyor.

    ama biz ne yaptık? gomis ve eren'i oraya diktik, onlara sürekli orta yaptık. bunun olmadığını daha önce defalarca test etmiş olmamıza rağmen yaptık bunu. terim'e kızılmasının nedeni budur ve haklı bir kızgınlıktır bu. çünkü bırakın hatalarından ders almayı hata yaptığını bile kabul etmiyor terim. zaten en büyük sorunu bu. bugüne kadar 3 kez milli takımın 4 kez galatasaray'ın başına geçtiyse nedeni bu. hata yapsa bile inatla hatasını tekrar edip doğrulatmaya çalışıyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın