• 925
    biraz demode olan dizilim.
    futbolda artık dizilimler pek önemli değildir. sahayı nasıl kullandığınız, oyıncularınızın nasıl alan ve adam paylaştığı önemlidir. sol bek oyuncusu sağ köşe noktasına yakın bölgede pres yapmak durumunda da kalabilir, sağ forvetiniz geriye koşup kendi sol kanadınızda geçiş savunması da yapabilir.
    4-4-2 biz galatasaraylıların gönlünde ayrı bir yeri olan dizilimdir ancak 4 tane merkez orta saha ile oynanıyor olduğundan, kanat-forvet oyuncularının suriyelilerden hızlı çoğaldığı günümüzde pek de uygulanabilir bir diziliş gibi durmuyor. 4-4-2 ile 2022-23 sezonunun son maçında fenerbahçe gibi zayıf orta sahaya sahip takıma karşı etkili olabildik.
    velhasıl kelam, tadı bir başka olsa da eskisi gibi uygulanabilmesi zordur. yine de denenebilir tabii.
  • 391
    manchester city, liverpool ve psg gibi sınırsız bütçe ve oyuncu tipine sahip takımlar tarafından kullanılmayan diziliş. en basitinden bu dizilişte onyekuru ve fernando gibi iki önemli oyuncudan faydalanmak çok zor. takım takır takır top oynarken sistemle oynamanın ne kadar saçma bir iş olduğunu tudor'un ilk 8 haftası* ve sonrasına bakarak anlayabilirsiniz. 4-4-2 çağ dışı, gereksiz ve lükstür. 4-3-3 ün hastasıyız. stoperlerin arasına giren ön liberoyu*, kanatlardan çizgiye açılan bekleri*, arka direk koşuları yapan kanat forvetleri* görünce aşırı derecede keyif alıyorum. fatih hocadan tek isteğim bu sezon* bir iki kez yaptığı hatayı tekrarlamayıp 4-3-3 ten vazgeçmemesi.
  • 754
    31 ekim 2020 galatasaray ankaragücü maçındaki takıma güzel futbol oynamasını sağlayacak bir diziliş bence dünya üzerinde henüz icat edilmedi. fatih hocanın maç önü açıklamasını dinledikten sonra zaten bu maçta iyi futbol beklemediği belliydi.

    alanyaspor maçında* 10 kişi kaldıktan sonra pozisyon vermediği için o maçtaki kompakt yapıyı a planı yapmış sanırım. plan sadece sonuç üzerine ve bu en azından ocak'a kadar böyle sürecek gibi görünüyor. yani, 4-4-2 veya herhangi başka bir diziliş ile de oynasak bu düşünce ve plan değişmediği sürece iyi oyun oynayacağımızı düşünmüyorum.
  • 508
    lemina, seri, belhanda ve nzonzi 4'lüsünün 2'sinin yedek kalması gerekir, bu kadar iyi oyuncuları kenarda tutma lüksümüz olduğunu düşünmüyorum. olsa olsa 4-4-2'nin elmas formasyonunu yapabiliriz ama beklerimiz dinamik olmadığı için bu sistem de tutmaz. ben fatih hoca'mın 4-4-2'yi sadece sıkışan/gol atmamız gerektiği maçlarda döneceğine inanıyorum.
  • 789
    bir avuç romantik galatasaray taraftarı dışında kimsenin hatırlamadığı, şampiyonluğa oynayan hiçbir takımın kullanmadığı gereksiz diziliş.

    kullanılmama sebebi gereksizliği olabilir. gereksizliğinin sebebi de kullanılmıyor oluşu olabilir bilmiyorum. bildiğim tek şey demode, eski, saçma sapan bir şey olduğu. mail, sms varken gidip mektup yazmak neyse 442 oynamakla eşdeğerdir. üç kişilik orta sahaların karşısına iki kişiyle çıkıp oyun üstünlüğünü kazanmaya çalışmak kadar dahice bir olaya girebilecek hoca kalmaması üzücü.
  • 1003
    gabriel sara'nın sağ kenar oynamadığı her senaryoda patlayacağımız diziliş.

    20 milyon yatırım yaptığın 8 numarayı neden sağa yazmak zorunda kalasın diye sorma hiç, dursun'un yönettiği galatasaray'da plan böyle işler, kervan yolda düzülür.

    roma'daki polonyalı velet gururunuzla oynamasa 352 oynuyordunuz, 48 saatte 442'ye döndünüz yine. sara sağ kanat değil kalede bile oynar, bu plan ve programlama bunu gerektirir.
  • 247
    temel esprisi birbirini pozisyona sokabilecek kadar uyumlu bir forvet ikilisi ve bu forvetlerden en az birinin topsuz oyuna katılabilecek kadar oyunun içinde olmasıdır.

    en büyük handikapı ise ortasaha göbeğinde sadece iki adam bulundurmasıdır. bu sebeple forvetler geriye yardıma gelmezse 4-3-3 türevini oynayan rakibe karşı ortasaha hakimiyetini kaybedersin. hatta ortasahası güçlü bir rakibin varsa forvetler geriye gelse de yine hakimiyeti kaybedersin. çünkü forvetler genellikle savunma yapmayı, alan daraltmayı bilmezler.

    bu durumda bir tercih yaparsın, "ortasaha hakimiyeti bende olmasın ama çok iyi defans yapayım, bir de öyle forvetler oynatayım ki topu aldıkları an ok gibi fırlayıp gol pozisyonu üretsinler" dersin simeone gibi, veya "forvetlerimden biri (elmander) forvet arkası gibi oynasın, topun rakipte olduğu her an defansa yardım etsin" dersin fatih terim gibi. bu taktikler işler.

    ama zağar gibi gezinen iki tane santrfor koyayım, kanattan sürekli orta keseyim, cezasahası içinde çoğalıp seken toplarla pozisyona gireyim dersen sonuç bu olur: https://www.youtube.com/watch?v=eqd2Cl0gLjU

    elinde 4-4-2'ye uygun adam varsa 4-4-2 oynarsın, italya gibi birçok çift yönlü ortasahan ve üçlü defansın kitabını yazmış stoperlerin varsa 3-5-2 oynarsın. robben-van persie'nin 2014'teki hali gibi hücumcuların, sneijder gibi bir pasörün varsa kalan herkesi savunmacı isimlerden seçip 5-3-2 oynarsın. taktik ve diziliş, elindeki kadronun niteliklerine göre belirlenir.

    galatasaray bu sene 4-4-2 uygulayabilir miydi? bence podolski-sinan-umut üçlüsünün hiçbir kombinasyonuyla uygulayamazdı, ki sneijder de rakip kaleden ciddi manada uzaklaşırdı. milli takım 4-4-2 oynayabilir mi? burak-cenk ikilisiyle oynayamaz, yunus mallı mainz'de ara ara santrfor oynamış, çok büyük bir çılgınlık yaparak yunus-cenk ikilisini deneyebilirsin ama muhtemelen hüsranla sonuçlanır.

    dolayısıyla hiçbir kulübün genlerinde4-4-2, 3-5-2, 5-3-2 yoktur. hepimizin gayet iyi bildiği bir örnek, hamzaoğlu geldiğinde 4-4-2'de ısrar etseydi ne sneijder ne de yasin bu kadar parlayamazdı, dördüncü yıldızı da takamazdık. bu sebeple belirli fikirler üzerinde takıntılı olmamak, esnek düşünmek lazım.

    futbolun tek bir doğrusu yok.
  • 937
    maçlara 4-2-3-1 çıksak bile sahaya yayılımda zaten kullandığımız diziliş.
    mertens ikinci forvet oynadı 2022-23 sezonunda, ilk haftalar haricinde geriye gelmedi, ileride bağlantıyı sağlayan forvet olarak oynadı.
    mesele hangi dizilişle oynadığımız değildir, 10 numarada ya da forvet hattında bu bağlantıyı sağlayan oyuncuların olmasıdır. zaniolo bizde net kanat olarak oynamıyor misal, bildiğiniz ikinci forvet olarak oynuyor. icardi de santrfor olmasına rağmen bu bağlantı işini iyi yapan bir oyuncu. okan buruk oyun planını da buna göre yapacaktır.
  • 82
    türk futbolundaki en geçerli taktiktir ancak galatasaray futbol takımı için şu anda pek geçerli görünmüyor.
    nedeni ise;

    * elmander hariç 4-4-2 sistemine uygun bir forvetimiz yok yani bu ne demek set oyununda pas alışverişini yapabilen, yanındaki ikinci forvete top indirebilen, sırtı dönük oynayabilen bir forvet.

    * beklerin bu sistem için en önemli detay olduğunu unutmamalıyız ki eboue'nin formsuzluğu sol bekte devşirme riera'dan başka alternatifimizin olmadığı da bir gerçek ki bu gerçek başımızı çok ağrıtıyor.

    * bu sistemde orta sahada en az bir (1) yaratıcı oyuncun olmalı ki oyun sıkıştığı anda kilidi çözebilesin. selçuk iki yönüyle iyi bir orta saha ama adam eksiltme yeteneği yok. bu yüzden iyi kapanan savunmaya karşı çaresiz kalıyor. melo ise hala tatilde...

    * stoperlerinin hızlı ve çevik olması gerek, bu bizde yeterince var ama bizdeki eksiklik de pozisyon bilgisinin düşük olması. bu da ani ataklarda ve kontralarda sıkıntı yaşamamıza sebep oluyor.

    * gelelim zurnanın fısıldadığı yere... kanatlar. ilk bakışta akla gelen iki kanat oyuncumuz hamit ve amrabat. hamit defansif, amrabat fazla ofansif bir oyuncu bu sistem için. amrabat'ı oyunu açsın diye koyuyoruz oraya ama en fazla 1 adam geçiyor maç boyunca. böyle olunca pozisyon yaratmakta sıkıntı çekiyoruz. hamit'in de eski hamit olmadığı çok açık. bu eksiğini fiziğiyle ve aklıyla kapatabiliyor.

    sonuç olarak, 4-4-2 galatasaray karakteridir. geçen sene çok iyi işlemiştir. bu sene işlememe sebebi de 2 sebepten kaynaklanır.

    1- isteksizlik (şampiyonlar ligine verilen önem, oyuncuların yorgunluğu, medya-basın vs.)
    2- uyumsuzluk (hem hücumda hem savunmadaki tandemdeki anlaşmazlıklar, elmander-burak-umut ve dany-cris)
  • 445
    hiçbir işe yaramadığı defalarca test edilmiş olsa da inatla sıkıştığımızda uyguladığımız diziliş. hele 2 santrafor ile hiç olmaz. olmaz çünkü sıfıra inen ve muhteşem ortalar açan kanat oyuncularımız yok. ceza sahası içinde hareketli santraforlarımız yok. orta saha oyuncularımız ceza sahasına sahte koşu yapmıyor. zaten kalabalık olan ceza sahasını daha da kalabalıklaştırmak dışında hiçbir işe yaramıyor.

    kapanan takımları açmanın 2 yolu var:

    1) uzaktan şut. öyle ya da böyle. dağa ya da taşa. uzaktan şut atacaksın ki rakip savunma seni ceza sahası çevresinden vurdurmamak için öne çıkma ihtiyacı hissedecek.

    2) orta saha oyuncularının sahte gol koşuları yapması. böylece rakip savunma oyuncuları panik yapacak ve pozisyonlarını kaybedecekler.

    bunun dışında istersen 2 değil 4 tane santrafor koy ceza sahasına. fark etmez. iyice kalabalıklaşır orası. o kadar.
  • 1037
    en son oynadığımız maç bu sezon 2-1 yendiğimiz beşiktaş maçıydı. 28 ekim 2024 galatasaray beşiktaş maçı

    maça;

    muslera
    kaan sanchez apo barış
    sallai torreira sara yunus
    icardi osimhen

    on biriyle çıkmıştık. o günden sonra sanki icardi'yi değil de mertens'i oynatabilmek için 3-4-1-2'ye döndük. mertens'i seviyorum eyvallah ama şu sıralar bize fayda sağlayamıyor. barış'ı da forvette değil kanatlarda daha iyi olduğunu düşünüyorum. hele ki frankowski ile sağ kanatta uyum yakalarlarsa çok iyi olacak bence. morata iyileştikten sonra şöyle oynayabiliriz.

    muslera
    frankowski sanchez apo eren
    barış torreira sara yunus
    morata osimhen
  • 363
    galatasaray kadrosunda uygulanabilirliğine falan girmeyeceğim, o ayrı bir tartışma.

    4-4-2, tamamen ezbere eleştirilen bir diziliş. uzun top, pivot santrafor ve savunma ağırlıklı futbol gibi. malum bir akım tarafından tanrılaştırılan birtakım değerlere zıt düştüğü için sırf. ya da aynı akım tarafından tanrılaştırılan birtakım kişiler sevmediği için. bunun temeline inersek spor denen mevhumun amacına kadar gireriz de, bilahare değineyim onlara.

    sonuçlar ortada. "çağdışı futbol" gibi laflara simeone'nin atleti'si, ranieri'nin leicester'ı, ronaldo öncesi fergie'nin united'ları verdi cevabı defaten. bu dizilişle olmasa da futbol blogosferinin, futbol denen sonsuz deryayı tiki-taka'ya eşitlediği dönemde heynckes'in bayern'i verdi. tanrılaştırılan ve hala futbolun içinde olan nadir insanlardan biri, guardiola, gerçeklerle yüzleşti, hatalarından ders aldı ve buna göre modernize etti futbolunu. bizimkiler hala tiki-taka izliyor youtube'dan.

    futbolun doğasına gireceğim, güzel futbol nedir bunlardan bahsedeceğim yine ama frenliyorum kendimi.
  • 1035
    frankowski ve morata transferleri sonrası ligde zaman zaman kullanacağımızı düşündüğüm sistem.

    sağda frankowski ve barış’ı beraber oynatmak inanılmaz bir fizik güç demek olabilir.
    solda da sene başında iyi anlaşan jakobs yunus kanadı, yunus’un içeri girişleriyle 3’lenen orta saha…

    forvet hattında da sıkça gerilere gelen morata ve maçta durmaksızın koşan osimhen… üstüne yedekte ahmed ve mertens…

    orta ikili zaten iyiydi, üstüne lemina yedeklemesi…

    sanki 3’lüye ek olarak 4-4-2 için de yapılmış gibi transferler.

    (bkz: 2024-2025 kış transfer sezonu)
  • 225
    sneijder'li versiyonu 4-3-1-2 dir. zira kadronda wesley varsa tam olarak 4-4-2 oynayamazsın. yani bizim ucl'de çeyrek final gören aşağıdaki kadro gibi oynamak lazım.

    melo
    hamit selçuk
    wesley
    drogba burak

    o zaman napıyoruz aşağıdaki kısımlara transfer yapıyoruz.

    transfer
    transfer selçuk
    wesley
    transfer poldi

    bu kısımlara üç tane sağlam transfer yapıp, başka hiçbir şey oyuncu almasak bile şampiyonluk yarışında rahatlıkla yer alırız.
  • 66
    şimdi, efendim. 4-4-2 vardır. bir de fatih terim 4-4-2'si vardır. aslında ayrıca başlık olarak belirtilmeli bence ama, ota boka açılıyor denerek silinmesin diye şimdilik ukte seviyesinde bırakayım;

    (bkz: fatih terim 4-4-2'si)

    ve kelamıma geçeyim.

    geçmiş futbol tecrübelerinin dayattığı, w-m olarak adlandırılan 2-3-5 taktiği gibi denemelerden sonra, özellikle 90'lı yıllara damga vuran klasik, iki kanatlı 4-4-2'yi yerle yeksan etmiş bir anlayıştır fatih terim 4-4-2'si. kanat oyuncusu yoktur. kanatlarda adam oynar ama hiçbiri klasik kanat oyuncusu değildir. eğer birisi sıfıra inip orta açacaksa; bu takımın sağ ya da sol beki olur.

    uefa dönemine bakalım. orta sahamız:

    okan - suat - tugay- hagi, alternatif olarak da ümit davala, hasan şaş ve emre belözoğlu var. bu adamların içinde klasik kanat oyuncusu yok. ortaya bakacak olursak; suat-tugay, her ne kadar suat biraz defansif olsa da, asla tek yönü bulunmayan bir ikili. sonradan dahil olan emre belözoğlu da bu çift yönlülükten nasibini almıştı bildiğiniz gibi. kanatlarda ise;. okan'ın ortasahaya desteği, ileri fırlamaları, sol kanada gelip top alıp kaleciyi geçip gol atmaları ile klasik sağ kanat özelliklerinin epey dışında idi. ümit de öyle. solda oynayan hagi ve hasan şaş ise bambaşka. sadece adı maç öncesi görsel olarak simetrik dursun diye sol kanada yazılan bu zatlar maç boyu sahanın en can alıcı yerlerinde görünüp en kilit işleri yapıyorlardı.

    ikinci olimpiyatlı terim dönemini geçelim. zaten net hatırlamıyorum.

    geçtiğimiz yıla tuhaf bir 4-3-3 ile başladık. eboue sol açık idi düşünün. fatih terim'in bu tercihi, fatih terim 4-4-2'sinden vazgeçmesi bize pahalıya patlayacaktı ki fenerbahçe maçı imdadımıza yetişti. ve ortaya engin-melo-selçuk-emre dörtlüsüyle yeni bir fatih terim 4-4-2'si örneği çıktı.

    melo ve selçuk, yaratıcılık ve çift yönlülük açısından eski ortasaha ikilisinden bile iyi. sürekli koşan, basan, tekniği de eksik olmayan engin baytar, istikrar konusunda her an tetikte bırakması dışında okan buruk'u aratmıyor. hagimiz yok, ama emre çolak da en azından savunmaya destek olarak orta saha üstünlüğü sağlıyor ve hücum gücü azalsa da takım savunmasını taş ötesi bir hale getiriyor.

    olası hamit altıntop transferi fatih terim 4-4-2'sini bu yıl da izleyeceğimizin müjdecisi olabilir. sağ kanada; ortaya da destek olacak, wide midfielder tadında bir adam almış olduk. şimdi sola gelecek adam mühim. hagi ekolünden; serbest gezen, nene gibi bir 10 numara mı alınacak, yoksa defansa da yardım eden bastos gibi komple bir oyuncu mu alınacak. kim alınırsa alınsın fatih terim 4-4-2'sinden vazgeçilmemesi takımla ilgili umutların taze kalmasını sağlıyor.

    ben şimdiden oyunlarda bile bu taktiği seçiyor ve tüm oyuncuların oyuna dahil olması üzerine düşündükçe keyifleniyorum. içimden bir ses; 4-3-3'ün, 4-2-3-1'in yavaş yavaş azalacağını ve kanatsız, fatih terim 4-4-2'sinin geleceğe damga vuracağını, bunun da grande sayesinde olacağını söylüyor. bakalım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın