• 479
    çift forvet oynayacaksak dönmek zorunda olduğumuz sistem, osimhen'in gelişiyle okan hocanın kafasında başka bir opsiyon canlandığını sanmıyorum.

    4-4-2'nin merkezde yarattığı boşluk günümüz futbolunda rakipler tarafından çok kolay deliniyor, young boys maçında canlı gördük maalesef. 3-5-2 işe hem karşılamada merkezi kalabalık tutacak hem de oyun kurulumunda işimizi rahatlatacak bir sistem. zaten okan buruk çoğu zaman asımetrik beklerle 3lu oyun kurulumunu deneyen bir hoca.

    öte yandan stoper rotasyonunda en az 5 oyuncuyu elzem kılan bir sistem. davinson-nelsson-abdülkerim-kaan-metehan 5lisi ile aslında tamamız. jakobs 3lunun solunda oynayabilecek oyun zekasına sahipse o da bir alternatif. ama umarım bir stoper daha alıp hem daha güçlü bir geri üçlü yaratır hem de kaan'ı orta saha rotasyonunda kullanmayı tercih ederiz.
  • 521
    mevcut kadro ile oynayabileceğimiz tek format bu. ancak rotasyon olmadan oynayabiliriz bunu. kanat beklerde barış alper, jakobs ve jelert harici oynayabilecek adam yok. zorlarsan berkan da sol kanat bek oynayabilir. stoperde sol stoper eksik olsa da elimizde davinson, nelsson, kaan, apo ve metehan var. bir şekilde idare edebilirler. orta alanda 1 kişi daha olsa iyi olurdu ancak bu sistemde fazla sırıtmayacak adamlar var kadromuzda. kaan, torreira, sara yaparsın olmadı kaan yerine kerem oynar, berkan oynar bir şekilde döndürürsün. forvette zaten yeteri kadar adamımız var, mertens de 3-5-2'nin ileri ikilisinden birisi olarak değerlendirilebilir.

    bu sezon için 3-5-2 denemekten başka çaremiz yok.
  • 657
    3'lü sistemlerde tüm kanadı hem ofansif hem defansif domine edebilecek 2 bekin yoksa hem hücumda hem defansta eksik kalıyorsun. jakobs, boey gibi adamları bek koysan kanat organizasyonun müthiş düşüyor. barış, yunus gibi adamları koysan defansif anlamda ciddi zaafiyetler oluşuyor. bir iki pozisyonda geriye iyi dönüp fiziksel mücadeleyle top kapmayla olmuyor, özellikle avrupa takımlarına karşı set hücumu savunurken çok fazla pozisyon ve hava topu hatası yaşanıyor. anadolu takımlarına gelirsek makas öyle açıldı ki çift forvet için üçlü oynamaya gerek bile yok. apo-sanchez'in önüne koy lemina'yı herkesi yolla hücuma.
  • 658
    rabbim sakındırsın dediğim sistem. her sene youtube yorumcularının pompalamasıdır. kadron ne şekilde olursa olsun ''aslında galatasaray'ın 3'lüye çok uygun bir kadrosu var.'' diye pompalar dururlar. şu anda icardi'yi oynatmak amacıyla da herkes düşünüp duruyor. ama bu çok tehlikeli. ilk defa şampiyonlar ligine 4-3-3 e yakın bir 4-2-3-1 ile çıkma şansımız var. sara-lemina-torreira üçlüsünü ve kanatlardaki özel oyuncularımızın yerini bozmaya hiç gerek yok. varsın icardi küssün. ayrıca icardi küsmesin diye, sane-barış-yunus-eren-sallai kanatlarının hepsini kendilerine uygun olmadığı pozisyonlarda oynatma ve bazılarını kesme durumun olacak. yani bir kişiyi küstürmeyeceğim derken 4 kişiyi banko küstüreceksin. barış'ı sağ kanada çeksen hücum etkisi gidecek, sane'yi veya yunus'u kanada çeksen geri gelmeyecek. eren ya da jacobs'u sol kenarda oynatsan hücum verimliliği düşecek. yunus ya da sane'yi iki forvetin arkasında değerlendirsek yine verimleri düşecek ve sara'yı kesmiş olacaksın. ya da lemina'yı. yani tüm düzenin bozulduğu bir düzen inşaa edeceksin. aslında yıkacaksın.

    tothenam maçını yendiğimizde hayırlı mağlubiyetler kadar şer'li galibiyetler de var demiştim. o maçı üçlü oynayarak kazanmamız okan buruk'u da çok etkiledi ve bu sevda uğruna frankovski, cuesta, morata alındı. lemina ise okan buruk tarafından istenmedi ama eşantiyondan geldi. günün sonunda 3'lü sistem hayali bize dünya para harcattı ve biz doğruyu bularak leminaya kucak açtık. (neyse ki frankovski ve morata gitti.)

    artık şampiyonlar liginde ayaklarımızı yere sağlam basmamızın vakti geldi. bu kadro ve geçen seneki son 4-5 maçtaki oyun şampiyonlar liginde gayet iyi işler yapabilecek seviyede. iki üç isime takılmamak lazım. oradaki verimi sağlamak hocanın elinden geçiyor. biraz bazı anlarda pres oyununu düşürsek, bazen de topu alıp etrafımızda ara ara çevirebilsek yani tempoyu düşürmeyi becerebilsek bu kez şampiyonlar liginde bir şeyler başarabilmek hayal değil.
  • 141
    3 5 2 almanlar tarafından keşfedilmiş günümüzde savunmacı italyanların ekol haline getirdiği bir sistemdir. bu sistemde sağda eboue gibi ileri gitti mi dönemeyen bir sağ bekiniz varsa, solda devamlı açık veren rieranız varsa zor gol atar kolay gol yersiniz. zaten oynamaya çalıştığımız sistem maçın önemli bölümünde 3 5 2 değil 5 3 2 bence. buda bizim gibi bir büyük takıma yakışmıyor.
  • 544
    temel oyun bilgisi yerinde olan futbolcularla kısa sürede de oynanabilecek sistemdir. özellikle defans bölgemizde davinson,nelsson, jelert, kaan ayhan, temel futbol bilgisi açısından son derece kuvvetli oyuncular. çoğumuzun tahmin ettiği üzere bu formuyla abdülkerim biraz problem.

    kanat beki olarak barış alper eğitilmeli sadece ve sonrasında gereken 8-10 maçlık uyum süreci. zaten dörtlüde de o uyum yoktu o açıdan ekstra bir sorun yaratmaz.
  • 652
    bizim icin hala gundemde olan formasyondur, tipki diger tum formasyonlar gibi.
    cunku bizde takim formasyonu o sene denk gelen transferlere gore belirlenir. mesela icardi varken osimhen firsati cikar, ikisini de oynatmam lazim dersin o yuzden 3-5-2 akla gelir. 5'linin kanat beki icin transfer yaparsin, icardi sakatlanir, tekrar tek forvete donersin.

    o yuzden transfer doneminin son gunu bitmeden takimin hangi formasyonda oynayacagini bilmemiz imkansiz.

    normal olani once ne oynamak istedigini kafada sabitleyip, transferleri ona gore yapmak. ama bu onemli planlama ve onceden aksiyon alma meziyetleri istedigi icin bize pek uygun degil.
  • 623
    galatasaray 'ın önünde ki en büyük engel bu sistem olur sezonun geri kalanında.
    biz lig de puan farkını 8 yaptığımız süreçte 4'lü oynadık. sadece tottenham maçı üzerinden bir güzelleme var. sitem değiştirmek bir maç için yeterli mi, keza o maçta 3-3 bitmesi kuvvetle muhtemeldi. yani bizim defans sorunumuzu o sistemde çözmüş değildi.
    galatasaray'ın dinamizm eksiği var.
    bu eksiklik, lemina, frankowski gibi isimlerle bir nebze giderilebilir.
    galatasaray'ın hiç üstüne düşünmeden acil bir şekilde 4'lü sisteme geçip kaldığı yerden seni şampiyon yapan düzene geçmesidir.

    muslera
    frankowski davinson apo jakops(eren)
    lemina torreira
    yunus sara barış
    osimhen(morata)

    ligi her türlü şampiyon bitirir bu kadro. lamı cimi yok 3'lü garabeti ile sezonu yakmayın. avrupa'yı yaktınız ligi yakmayın.
  • 380
    https://i.galatasaray11.com/mnpowwwv.jpg

    galatasaray'ın ilacı olan formasyon. doktor ogba'nın yaptığı bu dizilişte marcao ile luyindama'nın yerini değiştirirsek ideal oluyor bence. bu dizilişe geçtiğimiz takdirde olası artıları ve eksileri yazmak isterim.

    artılar:

    1) van aanholt'un geriye dönememelerinde savunmada o kadar problem yaşamayız çünkü marcao orayı kapatır.
    2) marcao'nun hücuma daha fazla katılmasını sağlayabiliriz.
    3) luyindama'da feragat etmeyeceğimiz için savunmada hava toplarında sıkıntı yaşamayız.
    4) 6 numaraya ihtiyaç duymadan savunmadan pasla çıkabiliriz, zira iki pasör stoper iki kenara açıldığında pres daha kolay kırılacaktır. (emre özcan 3'lü savunmanın en önemli artısının savunmadan çıkışta avantaj sağlaması olduğunu söyler)
    5) defansif orta saha eksikliğini ekstra bir stoperin varlığıyla giderebiliriz.
    6) kadromuzdaki santrfor karakterli oyunculardan (oğulcan, mustafa muhammed, -bence- barış alper yılmaz, babel) daha verimli şekilde yararlanabiliriz.
    7) pas oyunu yerine takım boyunu kısaltıp pres ve yüksek tempo oyununu daha iyi oynayabiliriz.
    8) ihtiyaç halinde boey'i sağ stoper oynatarak sağ kanatta daha hücum karakterli bir oyuncuyla (barış alper, kerem, y. akgün) kapalı savunmaları açmayı deneyebiliriz.

    eksiler:

    1) kerem aktürkoğlu'na yer bulmak zor.
    2) cicaldau ve morutan ikilisinden biri dışarıda kalıyor.
    3) boey'in hücum katkısı yetersiz olabilir.
    4) diziliş oturana kadar sabretmek gerekir.

    tabii iş dizilişte bitmiyor. oyun prensibi ne olmalı bu dizilişle? takımın yaş ortalamasını ve fiziksel yapısını düşündüğümüzde yüksek press, yüksek tempolu hücum futbolu olmalı derim. hem galatasaray taraftarının yıllardır hasretini çektiği dominant oyuna da kavuşmuş oluruz.

    özetle iyi çalışıldığı takdirde takımımızın pek çok problemini çözebilir bu diziliş. ama tabii ondan önce antrenman ciddiyeti ve takım içi disiplini sağlamak şart.
  • 196
    bu sistemde sanki kanatlardaki iki oyuncunun bütün şeridi tek başına savunması veya atağa çıkarması gibi bir algı söz konusu olsa da, esasında durum böyle değildir. 3-5-2'de üçlü stoper'den sağ ve sol stoperler sol ve sağ kanat oyuncularına destek verir. yani rakip soldan geliyorken, sağ kanat oyuncusu rakibi karşılarken sağ stoperde kademesine girer. diğer taraftan bu sistemde defansif/çakılı orta saha görevini üstlenen oyuncu da sola/sağa kayarak pozisyon açıklarını kapatır. hücumda ise ortadaki oyuncular açık oyuncusuna destek verir. özellikle forvet ve forvet arkası oyuncular kanatlara yaklaşır. ters kanatta kalan diğer forvet ise pozisyon kovalar. bu dizilşte oynamak için oyunun her iki yönünü de oynayabilen, dayanaklı kanat oyuncularına ve en az biri olmak kaydıyla top tutan, defansa yardım edebilen forvete ihtiyaç vardır. ayrıca hava toplarında etkili bi' forvette kilit rol oynar.

    bu sistem doğası gereği yüksek tempolara çok uygun değildir. 3-5-2 oynuyorsanız topu iyi çevirmeniz, kademe kaymalarını iyi yapmanız gerekir. avrupa futbolunun 3-5-2'den vazgeçmesinin en önemli nedenlerinden biri de, bu dizilişin düşük tempo oynama zorunluluğu oluşturmasıydı. bazı italyan kulüpler bu sistemi hala benimsese de özellikle ingiltere ve almanya liginde neredeyse hiç uygulanmamaktadır. diğer yandan son yıllarda bu sistemi zaman zaman deneyen barselona örneği vardır ki, onların top çevirme/topa sahip olma özelliği bu diziliş için oldukça uygundu ve başarıyla oynuyorlardı.

    3-5-2 galatasaray'a uygun mudur dersek, bu kısımda özellikle bruma'nın açık kanat pozsyonu olmadığı için bu dizilişten oldukça olumsuz etkilenmesi mümkün görünüyor. belki ileri ikilideki forvetten biri olarak denenebilirse oluru var diyebiliriz...

    yani şöyle:

    ------bruma----burak-----
    -----------sneijder---------
    -------melo---hamit-------
    olcan------------------veysel
    --hakan--semih--chedjou--
    ----------muslera-------------
  • 381
    sağ bek sacha, sol bekimizde de saracchi olsaydı ideal bir sistem olabilirdi. gerek dinamik bir sol bekimizin olmayışı, gerekse elimizdeki kanat oyuncularının fazlalığı ve bu sistemde kanat oyuncularına pek yer olmaması sebebiyle takımımız adına tercih edilmeyecek bir yapı olduğunu düşünüyorum. kadro planlamasını bu sistemden ziyade 4-2-3-1 dizilimine uygun bir şekilde planlamışlar.
  • 546
    taraftarın bir kısmı hemen geçilemeyeceğini düşünüyor fakat buna katılmıyorum. kadromuzdaki futbolcuların çoğu zaten bu dizilişte oynamış futbolcular. ve yine futbol karakteristiklerine baktığımızda bu dizilişin gereklerine uzak değiller. onu da geçtim hem sacha ile, hem kaan ile oyun kurulumunda zaten biz asimetrik üçlü ile defalarca oynadık. yani oyuncu grubumuz uzaydan inmiş bambaşka bir formasyonla ilk kez karşılaşmayacaklar. elbetteki bu formasyon ile oynadığımız futbol felsefesinde değişiklikler olacak. ve bu felsefenin mükemmelleşmesi zaman alacak. ama vaadettikleri ile gerçekten buna değer. özellikle xabi alonso'nun underdog takımı leverkusen'i getirdiği nokta buna mükemmel bir örnek.

    futbol, tez antitez oyunudur. bir futbol mentalitesi ile oynarsınız, bunun antitezi bulunur ve siz oyununuzu değiştirir ya da geliştirirsiniz. barcelona'nın 4-3-3'ünü herkes bilir. o dönemde bütün takımlar bunu oynuyordu, çünkü klasik 4-4-2'nin antiteziydi. şimdi ise dünyada yükselen bir 3'lü defans var conte gibi, xabi alonso gibi, inzaghi ve guardiola gibi taknik adamlar bu formasyonla 4'lü defans varyasyonlu dizilişlerdeki açıkları yakaladılar ve büyük üstünlük sağladılar.

    sözün özü, taraftarın endişelendiği kadar futbolcularımızı afallatacak ya da asla uyum sağlayamayacağımız bir diziliş değildir.

    bunun dışında aslında konuşulmayan çok büyük bir fırsat da var. ligde hiç bir takım bu 3'lü formasyonla gelecek yeni futbol felsefesine nasıl karşılık vereceğini bilmiyor. ve bu da bizim için büyük bir avantaj olabilir.

    bunun yanında umarım build-up'a bol bol vakit ayırıyordur okan buruk. çünkü 3-5-2, iyi bir oyun kurulumu ile kapanan takımları da açmak için büyük fırsatlar sunuyor.
  • 644
    kim bulduysa allah bin belasını versin. hayır 3-5-2 gibi salakça bir sistemde oynuyoruz yetmiyor, bir de on numarayla oynuyoruz, hemde 38 yaşında. orta sahadaki kalan 4 kişi iki cezaalanı arasında 90 dakika koşuyor, daha doğrusu koşamıyor. ne hücuma top taşıyabiliyoruz ne savunmaya yardım edebiliyoruz. okan buruk resmen kaşınıyor resmen. bugüne kadar hep dedim ki hep "hatalarından ders alıyor, eleştirileri dinliyor" ama yerinde bambaşka biri var sanki. inat mı inat, dediğim dedik, kimseyi dinlemeyen.
  • 356
    takım halihazırda iğrenç oynadığı için, yapılacak bütün radikal değişikliklerin olumlu bir değişim sağlayacağı muhakkak. ama taraftarımızdaki 3-5-2 ısrarını anlamakta cidden güçlük çekiyorum, belki de benim göremediğim bir nokta var, mesajla uyaran olursa memnun olurum.

    bu sezon galatasaray'da yetenekli oyuncu sayısı ciddi manada azaldı, hem hücuma çıkarken hem atak sonlandırırken hem de gol bulmak konusunda çok çok zorlanıyoruz. geçen sezonun ikinci yarısında takımı hücuma seri ve lemina çıkarıyor, atakları da falcao, adem ve formda bir feghouli sonlandırıyordu. bütün bunlara ek olarak onyekuru gibi bir silah da vardı. galatasaray rahatça pozisyona giriyor ve kolaylıkla gol bulabiliyordu. ama bu sezon yaşadığımız kalite kaybını gözden kaçırıyoruz gibi geliyor bana.

    şimdi elimizde oyun kurucu olarak dağınık bir belhanda'dan başka kimse yok, etebo ve taylan "al ver"den ötesini yapamıyorlar. atakları da falcao, emre kılınç ve eğer kıçını kaldırıp cezasahasına girebilmişse babel sonlandırabiliyor. bir de falcao oynarsa azıcık dişli bir rakip karşısında kesinlikle topla buluşamıyor, atak sonlandırma yeteneği hiçbir işe yaramıyor. kısacası zar zor gol bulan bir takıma +1 stoper eklemek ne kadar doğru, emin değilim.

    marcao'ya chelsea'nin şampiyon olduğu sezondaki david luiz gibi oyun kuran paslar atma görevi versek bunu başarabilir mi, başarsa bile marcao'nun olmadığı maçlarda yerine oynayacak olan emin bayram üçlü defansta sırıtmadan oynayabilir mi, omar'a bir şey olsa bir omuzda dağılan linnes bütün sağ koridoru tek başına kullanabilir mi, belhanda'nın olmadığı maçlarda etebo-taylan-ömer bayram üçlüsünü komple birbirine eklesek bir tane atak başlatmaya kapasiteleri yeter mi... bunların hepsi soru işareti.
  • 158
    bunlar hep fatih terim'in kadro yapılandırması ile alakalı, hoş mancini' de hajrovic dışında skora etki edebilen kanat transferi yapmadı hajrovic bu konuda ne kadar katkı sağlayacak soru işareti.

    3-5-2 yi bırak, çift forvetli düzen artık günümüz futbolunda kalmadı. ha çift forvet görünen takımlar var ama ikinci forvet mutlaka top taşıyabilen özellikte olmalı bu dizilişte. bizde ise ne drogba, ne burak, ne de umut'un böyle bir özelliği yok. bunları transfer eden de fatih terim.

    mancini 3 lü defans deniyor lakin bu dizilişte 100 metreyi tek başına götürebilecek bek oyuncumuz yok.

    çift forvet oynama yetisi olan, top taşıyabilecek, adam geçip ikinci santraforun yanında skora katkı verecek forvetimiz yok.

    defans oyuncularımız 3'lüyü oluşturabilecek ne pozisyon bilgisine ne de hıza sahip, o kadar defans arasında bu 3'lünün ortasına koyabilecek yeterlilikte adamımız yok ki melo denendi orada.

    umarım tez vakitte gözümüz kapalı 11'e yazabileceğimiz, skora katlı yapabilecek bir kanat forvet transferi yapar ve daha çağdaş bir diziliş olan 4-2-3-1 ve varyasyonlarına döneriz.

    forvet için ise ;

    burak yeterli değil ama türk pasaportu taşıması sebebiyle onu değerli kılan bir özelliği var, burak'ı tek forvet bırakıp skorer kanat oyuncusu almamız ya da,

    yeni sezon için drogba'ya teşekkür edilip yerine komple bir forvet almamız şart. bu durumda, defansı türk oyunculardan oluşturmamız gerekli.

    son olarak şundan eminim ki beşiktaş'ın da , kasımpaşa'nın da hatta sivas'ın bile kadro yapılandırması bizden çok daha iyi.
  • 595
    galatasaray taraftarının öcü gibi korktuğu dizilim. bugün herhangi bir maçta rezil kepaze olma ihtimalimiz %50 en az. rakip kim olursa olsun. bayern de olsa sümerspor da olsa durum bu.

    bunun da nedeni savunmada verilen yatırımlık araziler. o boşlukları doldurmanın başka yolu yok güzel kardeşlerim. öyle yalandan kaan sağ stopere geçiyor falan geçelim bunların. kaan da jakobs da bildiğin haza bek gibi oynuyorlar. hikaye yani o.

    kaan ya da jakobs'a veya ikisine birden kardeşim siz artık stopersiniz 4'lü de stoperle bek arasında kalan bölgeyi savunacaksınız denmeli. önerine de atarsın torreira-sara-yunus 3'lüsünü biter gider. mertens, ziyech ve şu haliyle icardi'nin 11'de yerleri yok. takımı toplayıp anlatacaksın bu kadar. 2 maçta bir rezil rüsva olmamızın nedeni bu kardeşim dersin. kabul eden eder, etmeyene de güle güle dersin.

    yoksa bu takım daha çok kepaze olur.
  • 382
    (bkz: 22 ekim 2019 galatasaray real madrid maçı)
    (bkz: 1 ekim 2019 galatasaray paris saint germain maçı)

    bu iki maçta da fatih terim 3-5-2 sistemiyle çıkmıştı. daha doğrusu 3-4-1-2 ile. gruptaki belki de en iyi oynadığımız bu 2 maçtı. ki içerdeki brugge maçında bile bu kadar güzel oynamamıştık. hocam bu sistemin üzerine düşse güzel şeyler çıkarabilir. o zamanlar da bile 2. gerçek mevkii forveti olmadan çok da güzel oynattı. şu anki kadroda da beklerimizin hızıyla bu sistemi oynamaya müsaitiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın