alacağımız büyük ihtimalle yabancı olacak olan ortasaha transferi için adı geçen oyuncuları daha önceki transferlerden yola çıkarak kendimce bir sınıflandırdım;
a grubu:
bu gruptan bir oyuncuyu türkiyeye getirmek anca büyük tesadüfler ve şanslar sonrası olabilir. kariyerinin zirvesinde, henüz genç sayılacak yaşta ve dünyada sayılı isim arasında gösterilen isimlerdir. mesela
osimhen bu sınıftan bir transferdir. bu seviyede bir isim gündemimize geldi diyemem, haber çıkan
camavinga belki buraya yakın diyebiliriz. bu seviyenin normalde ortasaha karşılığı
gravenberch ya da
tchuameni gibi bir isme tekabül eder. alınma gibi bir mucize gerçekleşirse hem takımı hem de o bölgeyi arş seviyelerine yükseltebilir tek başına. maliyet vs çok tartışılmaz burası için. zarar etme riski düşüktür, zarar ersen dahi sana katkısıyla bunu çıkartırsın.
b grubu:
bu tipte transferler ara ara gelebiliyor. halihazırda çok büyük kulüplerde oynayan, pozisyonunda dünyanın sayılı oyuncuları arasında gösterilmiş ama yavaş yavaş gerileme dönemine girmiş ya da gerilemese bile eskisi kadar en iyiler arasında gösterilmemeye başlamış yıldız isimler bu gruba giriyor. örneğin
sneijder,
icardi,
sane bu gruptan transferlerimizdi. güncel olarak
mikel merino fabian ruiz,
ruben neves yerli olarak
hakan çalhanoğlu gibi isimler bu gruba giriyor. alındığı zaman bilinirlik düzeyi artar, o bölgede ciddi bir hava değişikliği olur ama performans vermeme riski de barındırır bu tarz isimler. maliyeti biraz daha fazla olup genelde son kontrat olur ya da sözleşme sonunda anca cuzzi bir para karşılığı takımdan ayrılırlar.
c grubu:
buraya bir zamanlar büyük yıldız olup artık düşüş yaşamış, yaşı ilerlemiş, kariyeri düşüşte olan pahalı eski yıldızları yazabiliriz.
hagi,
drogba,
mertens,
falcao gibi örnekleri verebiliriz. beklentiyi fazlasıyla karşılayanlar olduğu kadar hayal kırıklığı olanlar da bulunur burada. taraftar açısından heyecan verici olsa da maliyetler ve alacağın katkı açısından dikkatli hareket edilmesi gereken transfer şeklidir.
kante,
casemiro bu grupta isimler örneğin.
d grubu:
kariyerinin pikini yaşamış, büyük takımlarda yıldız olmasa da önemli parça olabilmiş, futbolu takip edenler tarafından isimleri genel olarak bilinen futbolcuları örnek verebiliriz. aday olduğu pozisyonu en iyi şekilde dolduracak ama yatırım yaptığın paradan daha azına yollarını ayıracağın bir transfer olacaktır. maliyeti değiskenlik gösterir. oynadığı müddetçe ligin pozosyonunda en iyi isimlerinden olarak gösterilecektir.
torreira,
davinson,
lemina bu gruba örnek olarak gösterilebilirler. ismi geçenlerden
ugarte,
ederson,
pape gueyegibi isimler bu grupta oyuncular. pozisyonu ihtiyacın dahilinde kusursuzca dolduracak ve takımın yıldızları arasında sayılacak tarzda oyuncular bunlar. ama bonservisleri değişmekle birlikte yıllık ücretleri mutlaka yüksek olacaktır.
e grubu:
diğer grubun aksine eskiden belli bir potansiyele sahip olup, belli gelişim göstermiş ama kariyeri üst kulüplere sıçramadan belli bir seviyede plato yapmış oyuncular. anca çok ciddi futbol takipçileri bilir bu isimleri. daha ziyade "asker oyuncu" diye tabir edilen isimlerdir.
sallai,
jakobs,
rashica gibi isimleri örnek olarak verebiliriz. ismi geçenlerden
onyedika bu gruba dahil bir profil. bu isimleri alırsın ve o pozisyonu ideal bir şekilde kapatırsın. yani satma derdin vs olmaz, uzun yıllar aksayana, yetersiz kalana kadar etinden sütünden faydalanırsın. maliyetleri görece daha düşüktür ve ihtiyaca yönelik transferlerdir.
f grubu:
bu gruptaki oyunculara yatırım yaparsın. wonderkid'den ziyade belirli bir tecrübesi olan, zaten gözde olmaya yavaştan başlamış ve daha yüksek yerlere gelme potansiyelini fazlasıyla taşıyan; ciddi bonservis verip daha da üstlerine satmaya çalıştığın profil futbolculardır. bizim de daha fazla yapmaya başladığımız profil budur.
sara,
singo eğer bonservisi alınırsa
asprilla zamanında bu şekilde aldığımız
nelsson ve hatta yine bonservisini alırsak
lang bu gruptan oyuncular. bizimle adı geçen
oulai(her ne kadar ligden bir oyuncu da olsa piyasası ve kalitesi nedeniyle burada bulunuyor)
mandela keita,
yirenkyi,
magassa gibi oyuncuları bu gruba dahildir. önemli katkı verirler ve iyi paralara da satabilirsin ama ciddi yatırım gerektiren isimlerdir ve doğal olarak mutlaka geri dönüş beklersin. bir de bu oyuncuları para dışında projeyle de ikna etmen gerekir. en zor transfer grubu burası diyebiliriz.
g grubu:
burada ligden alacağın günü kurtarmalık transferleri koyabiliriz. zamanında yaptığımız
amrabat,
dany,
diagne gibi transferler örnek olarak verilebilir. yeterlilikleri çok tartışmalı olup genelde gidişat iyi olmaz.
anthony dennis,
maestro örnekleri verilebilir. bence bu seviyeyi geçtik artık, ciddi potansiyel barındırmadıkça ve maliyeti aşırı uygun olmadıkça buraya bakmaya çok gerek yok.
h grubu:
burada da neredeyse bedavaya alıp parlatıp satacağın futbolcular var. çok nadir denk getirebiliyoruz burayı, çünkü ciddi kalitede bir scouth grubu gerektirir. ya da şansınız açık olması lazım. bazıları 10 tane al dene olursa birisini satarsın diyebilir ama o işler o kadar kolay olmuyor. sen yarışmacı bir takımsın. öyle uzun süreler sabredip bekleyemezsin malesef. ama yine de böyle transferler de denenmeli diye düşünüyorum.
boey ve
ribery bu tarz isimlerdi. başka da çok örnek gelmiyor aklıma ki
ribery zaten bize yar olmadı. finansal olarak değil ama yarışma olarak fazlasıyla risk barındıran bir transfer grubu. bu dönem hiç böyle bir isim gündeme gelmedi ki boyle bir transfer yapacağımızı da sanmıyorum kolay kolay.
tüm bunlardan yola çıkarak ihtiyaçlarımız dahilinde gelecek isme bakabiliriz diye düşünüyorum. benim için keşke f grubundan bir isim getirebilsek ama çok zor görünüyor. maliyetleri dolayısıyla benim tercihim d değil e grubundan olur. ihtiyacını karşılar, deli gibi para vermezsin, ne alacağın bellidir. zaten yeterince asetimiz ve yıldızımız var. bu tarz oyuncular sana 2 3 sene o bölgeye transferi kapattırır.