• 105
    galatasaray efsanesi metin oktay ile özdeşleşen forma numarası. bazı arkadaşlar çok önemsemiyor ama günümüzde ise bu forma numarasını giyen futbolcu tepki yediği için galatasaray taraftarına küfür etme cesaretini gösterebiliyor. umarım sırf o formaya duyulması gereken saygıdan dolayı gereken yapılır.

    (bkz: 22 ekim 2019 galatasaray real madrid maçı)
    (bkz: younes belhanda)
  • 291
    elimizde dünyanın en iyi 10 numaralarından biri olan ziyech varken açık bölgesinde barış, kerem ve zaha'dan birini daha yedek kulübesine göndererek buraya transfer yapma fikri bana hiç akıllıca gelmiyor.

    kariyerinin en verimli yıllarını 10 numarada geçirmiş ziyech'i sol açıkta oynatıp adamı fizik yapısına hiç müsait olmayacak şekilde at gibi geriye koşturtma fikri bana çok acaip geliyor. bu tarz fetişleri asla anlayamayacağım. oyunun bu kadar fizikselleştiği dönemde ziyech, yusuf, yunus gibi isimler oynarsa forvet arkası ya da 2. forvet gibi oynar. bu oyunu oynayamıyorlarsa da mevkisiz kalırlar.

    sen ziyech gibi 360 derece oyun görüşü olan adamı kanat bölgesinde kullanıp hem ofansif koşu sayını azaltıyorsun hem de adamın görüşünü 180 dereceye indiriyorsun. elimde ziyech olmasa ve bir 10 numara transfer edecek olsam ilk düşüneceğim isimlerden birisi ziyech olurdu. hal böyleyken 10 numara transferi yapmak bana kadrodaki oyunculara haksızlık gibi görünüyor. kesinlikle büyük hata olur.

    onun yerine scout ekibimize bir challenge imkanı tanımalıyız. bulsunlar barış'ı sattığımızda formayı giyecek fuleli, güçlü, kafasını kaldırarak oynama potansiyeli olan henüz 20'li yaşlara girip takımında parlamamış bir isim.

    evet ofansif bölgeye bir katkı yapacaksak böyle olmalı.
  • 276
    ana planda olmayan tüm yabancılar (tete, oliveira, dubois, cicaldau, yusuf, ross vs.) gönderildikten ve 2 ile 8 numara alındıktan sonra 12 yabancıyı tam dolduruyoruz.

    okan hoca 10 numara da alacağız diyebilir ama şu anki durumda kimin yerine alacağımız sorusunu cevaplayamıyoruz. bence 10 numara kesinlikle istiyoruz ama şu aşamada 3 ayrı opsiyon olduğu için net konuşamıyor hoca.

    1- zaha ve ziyech'ten biri satılırsa direkt bir yabancı 10 numara hedeflenir.
    2- yabancı sayısı 14'e çıkarılırsa direkt bir 10 numara yabancı alınır.
    3- ilk iki olasılık gerçekleşmezse 10 numaraya ya da hücuma yerli takviye gündeme gelir.

    hocanın 10 numara konusunu telaffuz etmeme sebebinin bu belirsizlik olduğunu düşünüyorum.
  • 153
    futbolun taktiksel veyahut dizilimsel bir tanımı olsaydı şayet, ''1 kişinin etrafına dizilen 10 kişiden oluşan iki ekibin mücadelesi'' diye tanım yapardım. o 1 kişi de saf on numara olurdu, gerisi teferruat.

    hagi, riquelme, juninho, del piero, nakamura, ronaldinho, sneijder, maradona, deisler, recoba, kaka vs.
    ekleme: zidane, totti, messi.

    not: yukarıdaki topçular zaman zaman false 9 oynadı ama kişisel formasyonumda hepsini 10 numaraya yazarım. çünkü 10 numara meziyetlere ve tekniğe sahip hepsi.(u: (:)
  • 166
    bu göreve nail yetenekte oyuncular çıkmadığı için değil savunmalar bu adamları bu rolü genelde çok sınırlandırabildiği için yoklar. bu sebepten ya tanımları değişti ve görevleri dağıtıldı ya da açıları değiştirildi. ben de ferguson'un bir birilerine göre hareket eden çift santraforlu 4-4-2'sini özlüyorum ama ferguson bırakalı kaç yıldı. o futbolu bırakmasa da zaten bu yapı yoktu. oyunun değişimiyle savaşmak biraz oyundan kopmakla sonuçlanıyor. bir zevkinizi yıpratmış oluyorsunuz, önermem.
  • 379
    her ne kadar topun pasla kalenin içine kadar sokulmaya çalışıldığı modern ve atletik futbolda önemi azalmış gibi görünse de, zirve seviyedeki takımlar hariç her takımı birkaç gömlek yukarıya iten mevki. zirve seviyesindeki takımlar da zaten hemen kanatlarda hem de derinde müthiş oyun kurucu işleri yapabilen oyuncular sayesinde ikame edebildiği için net bir 10 numaraya ihtiyaç duymuyorlar

    yoksa bugün sahada ığdır fk ile galatasaray'ı birbirinden ayıracak şeylerden belki de ilki 10 numara pozisyonu.

    https://youtube.com/...?si=3LvPdmwXCeRfpP7H

    dünyanın en iyi orkestrasını kurun. başlarında bir şef olmadan bir nota basıp şarkıya başlayamazlar. başlarında fiziken bir şef olmasa bile, içlerinden birinin insiyatif alıp girişi yapması gerekir. orada bile ilk birkaç nota, diğerlerinin ilk başlayana yetişmesiyle geçer.

    10 numara işte öyle hayati bir olaydır. 2025-2026 sezonu özelinde biz bunu ilkay gündoğan'la çözeriz diye düşündük. nitekim ilkay gündoğan'ın ilk maçları tamamen sahada kime nerede duracağını bağırarak-göstererek anlatmakla geçti. ama bu da, belli bir seviyeden sonra yeterli olmuyor. takımda ne oynayacağı belli adam sayısı çok olmakla beraber birbirinin aynısını oynayabilen adam sayısı neredeyse yok.

    bir kalecinin ne oynayacağı diğerlerinden bağımsız olduğu için herkesle eşleyebilirsin. biraz önüne geldin abdülkerim banko gibi, yanındaki adam bile daha net değil. beklerin ne oynayacağını geçtim, kimin oynayacağı bile net değil. biraz daha öne geldin, lucas torreira hariç ne oynayacağına emin olduğun adam yok. sol açık'ta barış var, o da %80 ne yapacağı belli başlıyor ama o da müthiş bir dalgalanma yaşadı. sağ tarafta zaten sane de yunus da "o akşam içinden ne gelirse" oynuyor. osimhen de aşağı yukarı net diyelim.

    toplayınca elinde ne oynayacağı net olan 2.5 futbolcu var. yani bu takım öyle elinle kolunla hatta yanına kadar koşup anlatmakla falan toparlanabilecek bir takım değil. torreira aslında kaliteli bir ayağa sahip ama onun iş yükü çok ağır. barış'ın yapabilecekleri belli. osimhen zaten bambaşka bir vaka, yorum yapmak abes olur.

    belki kadrolar karşılıklı dizilip eşleştirilse, championship menager oyunundaki gibi karşılaştırma yapılsa bu takımın hemen her 11 oyuncusu, ligdeki her maçta karşısına gelen adamı ezer. ama işte yetmiyor. kanatlarda adam takibini iyi yapıp kale sahası etrafında da derli toplu durabilen her takım galatasaray'dan istediğini alabiliyor.

    galatasaray'ın ihtiyacı sistem gereksinimleri fazla olmayan, yetenek seti sebebiyle etrafındakilerden bağımsız olarak hücuma doğrudan katkı verebilecek bir 10 numara. kadrosunda osimhenler, saneler falan bulunan takımın ikinci bölgeden üçüncü bölgeye geçerken tıkanıp kalmasını izlemek gerçekten can sıkıyor.

    ryan babellerle, adem büyüklerle, andonelerle falan yaşanır bu anlarım da; bu topçularla yaşanmamalı ya...
  • 235
    zaha - icardi - tete ileri üçlüsüyle oynarken savunma yardımına bağlı olarak kerem aktürkoğlunun oynayacağı, kerem'in zaha veya tete yerine oynaması durumunda mertens'in zaten varlığını kabul ederek 10 numara pozisyonuna adam ekleyerek savunmayı 2 orta sahaya yıkarak verimli olmayacak pozisyon. muhtemelen bu pozisyona oyuncu almayacağız. almaya da gerek yok. torreira-paredes-ndombele benzeri profillerden oluşan üçlü orta saha ile oynacağımızı düşünüyorum.

    aksi durumda şu tarz ileri 4lü hattan nasıl bir savunma yardımı bekliyelim. zaha-felix-kerem-icardi (tete)
  • 127
    iyi 10 numara demek yüksek bonservis demek, yüksek maaş demek*. tabii scouting'le bulup gencecik yaşında kapmadıysanız. böyle bir şeye ne kulüp ekonomimiz müsaade eder artık ne de kur. 10 numarasız formasyonlara adapte etmeliyiz kendimizi. bunu becerebilen onlarca takım var ise yapılabilir bir şey demek ki. galatasaray futbol takımı oyun mantalitesini güncellemediği ve oyuncu grubunu aç, dinamik oyunculardan kurmadığı sürece değil bir 10 numara, iki 10 numara da başarı getirmeyecektir günümüz futbolunda.

    başarı için varlığı elzem olmayan, klas ve gösterişli futbolcu profili.
  • 247
    bu mevkide top kontrolü ve ilk dokunuşu çok iyi olan, atakları ekonomik oynayabilen, pozisyon harcamayan, en doğru zamanda topu ayağından çıkarmayı bilen, futbol iq'su yüksek ve standartı her zaman belli bir düzeyin üstünde olan oyuncular oynayabiliyor. örnek wesley sneijder.

    kerem aktürkoğlu ise hiç bir özelliği bakımından bu mevkinin adamı değil, zorlanmamalı.
  • 178
    kim giyerse giysin galatasaray taraftarının hayattan soğutacağı oyuncunun giyeceği forma numarası. ben hiçbir anlam yüklemiyorum. metin oktay'ı, hagi'yi, sneijder'i efsane yapan şey 10 numaralı forma değildi. onlar 10 numarayı efsane yaptı. her 10 giyen oyuncudan efsane olmasını beklerseniz işimiz var. bana göre 10 numaralı forma emekli edilsin, galatasaray tarihinde bir daha giyilmesin ya da muslera giysin.
  • 80
    modern futbolda takımların boyunun kısalmasıyla birlikte iki alternatifleri var artık. eğer hem sırtı dönük hem de yüzü dönük top alabiliyorsa ve topları kanat forvetlere aktarabiliyorsa sahte 9 olabilirler bitiriciliklerinin de önemli olduğunu ekleyerek tabii. ama bitiricilikleri dalgalıysa ve sahayı geriye gelip daha rahat görebiliyorlarsa daha geride takımı yönetmek için konuşlanabiliyorlar. bu pirlo gibi ön liberoya geçip önüne pogba-vidal gibi iki azman koyarak da olabiliyor, busquets-rakitiç ya da xavi gibi iki alan kontrolünde usta ismin önünde iniesta olarak da olabiliyor. cesc fabregas mesela bu iki role de geçemedi. sade bir merkez orta saha olarak kaldı o üstün yeteneklerine ve anlık parlamalara rağmen.

    wesley sneijder konusuna gelince. biraz karışık ve komple hücum felsefesi üzerinden değerlendirerek anlatmaya çalışayım: sneijder'i de artık bir 8 numara olarak değerlendirmemiz gerekiyor. arkasında ve yanında de jong-tolga ikilisiyle birlikte çok iyi bir merkez orta sahaya sahip olabiliriz ancak hücumcularımızın bruma dışında ayağına top isteyen yapıları sebebiyle bunu gerçekleştirmemiz pek mümkün değil. bruma'nın sadece geriye kadar gelip topu ileriye taşıyabilecek meziyetleri ve ikiye birleri mevcut, bu yüzden bruma'yı daha fazla işlemek için sneijder'i ona yakın oynatmakta pek bir sorun görünmüyor (buradaki sneijder yine sola çekti eblehliklerinin dışında). sağ bekte cavanda-sabri-linnes üçlüsünden birisi hem savunma hem hücum işini düzgün yapabilse hatta onları geçtim bir pas istasyonu bile olabilseler sağ kanat daha işler hale gelebilecek. sneijder'i de sol iç orta saha olarak değerlendirebilme şansına sahip olabileceğiz. o bölgede ters toplar isteyen bir sağ bek ve içeri girmiş bir kanat forvet (podolski-sinan) orayı mücevher gibi işleyebilir. ancak mevcut dizilişimizde ve düzenimizde sağ kanat tamamlayıcı, sol kanat başlatıcı olarak oynuyor. bunda suçun %100 sneijder'de olduğunu söylemek de çok ilginç bir durum gerçekten. son maçta da gördüğümüz üzere bruma neredeyse top orada oluyor zira başka bir çözümümüz yok şu anda. bruma'nın etkisi de sneijder olmadığı müddetçe neredeyse yarı yarıya düşüyor. ikiye bire girebilecek yetenekte kaç tane oyuncumuz var? podolski'den başka eren belki %50 ile istasyon olabilir bruma'nın hızında. başka? yok maalesef. tüm bunlar olmadığı müddetçe de sneijder'i 8 numara gibi değerlendirmek hücum çıkışlarımızı daha da azaltacaktır. ne zaman ki kanat forvetlerimiz içeriye doğru boş koşular yapmaya başlarlar, bekler de çizgide rakip savunmayı geniş alana yayacak bindirmelik boş koşuları denerler yani daha hareketli oynarlar, o zaman sneijder'i değerlendirmemiz gereken en doğru pozisyon 8 numara olur. ama burak yılmaz için "her maç savunma arkasına 8-9 sprint atıyor, çok koşuyor valla sağlam kondisyon var" denen yerde bu boş koşu kavramı biraz yalan oluyor haliyle. normalde sürekli rakip savunmayı genişletmek ve boşluk bulmak için kanat forvetlerin maç içinde 15-20 kez yaptığı bir şey bu. tabii yurtdışı futbolundan bahsediyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın